Gündem

TÜRKİYE’NİN LOJİSTİK PERFORMANSINI YÖNETMEKTÜRKİYE’NİN LOJİSTİK PERFORMANSINI YÖNETMEK

Türkiye’nin 2012 yılında performansı iyileşti. 2023 yılına kadar dünyanın en iyi lojistik performansa sahip ilk 10 ülkesinden birtanesi olmayı hedeflemesi gerekiyor.

Geçtiğimiz haftalarda Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksi’nden bahsetmiş ve Türkiye’nin 2012 yılında performansını oldukça iyileştirdiğinden bahisle 2023 yılına kadar dünyanın en iyi lojistik performansa sahip ilk 10 ülkesinden birtanesi olmayı hedeflemesini tavsiye etmiştik.

Kabul edilir veya edilmez, eğer böyle bir hedef ortaya konulacak olur ise, bu hedefin gerçekleşmesi ancak ve ancak etkin bir kamu-özel sektör işbirliği tesis edilmesine ve daha da önemlisi kamunun bu konuda kendi içerisinde etkin bir eşgüdüm ve bakanlıklar arası kollektif bir politika uygulama kapasitesi geliştirmesine bağlıdır.

Mevcut durum dikkate alındığında kamunun bu konuda önemli adımlar atması gerektiği kanaatindeyim.

İşin ABC’sinden başlayacak olur ise; Türkiye’nin lojistik performansını yükseltmek hangi Bakanlığın birincil görev ve sorumluluğudur?

Ekonomi Bakanlığı mı? Sanayi Bakanlığı mı? Gümrük ve Ticaret Bakanlığı mı? Ya da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı mı?

Bana soracak olur iseniz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’dır.

 
Adı geçen diğer bakanlıkların birincil görev ve sorumlulukları ise bir şekilde ülkenin lojistik performansını etkilemekte (Gümrük ve Ticaret ile Ekonomi Bakanlıkları) veya ondan doğrudan etkilenmektedir (Ekonomi ve Sanayi Bakanlıkları).

Ancak bence kesin olan odur ki; lojistik performans, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın doğrudan öncelikli görev alanına girmektedir.

Eğer öyle ise, kamu tarafında ilgili bakanlıklar arasında eşgüdüm tesis edilmesi ve kollektif politikalar oluşturulup uygulanması konusundaki stratejik planlama, iletişim ve koordinasyon sorumluluğu öncelikle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na ait olmalıdır.

En azından uzaktan görebildiğimiz kadarıyla, yukarıda sıralanan bakanlıkların yönetim kademelerinde bu konuda ortak bir kanaat mevcut değildir. Üstelik her bir bakanlığın diğerlerinden müstakil olarak Lojistik Daireleri oluşturduğu ve kendi kurumsal pencerelerinden ülkenin lojistik planlama faaliyetlerine katkı yapmaya çalıştıkları gözlemlenmektedir.

Herkesin eşit olduğu ve hatta birbirinden bağımsız olduğu bir ortamda, tüm aktörlerin iyi niyeti ve kaliteli insan gücü bulunsa dahi, ki öyledir, ülke geneli dikkate alındığında birbirini tekrarlamalar, kaynak israfları ve hatta birbiriyle çelişen öncelikler ortaya çıkabilecektir.

Böyle bir durum ise ilgili bakanlıkların kilit kadroları arasında eşgüdüm ve işbirliği yerine rekabet veya benmerkezli bir anlayışın sızmasına sebep olabilecektir.

En azından dost sohbetlerinden, uzaktan duyma proje ve politika uygulamalarından, Türkiye’de şu anda böyle bir durumun oluşmaya başladığını sezinleyebiliyorum.

 
Eğer öyle ise, hiç olmazsa bu sezgi ve gözlemlerin ortaya çıkmış olması bile, kamu tarafından ilave birşeylerin yapılması gerekliliğine işarettir.

Bence lazım olan şey, Sayın Başbakanın, 2023’e kadar Türkiye’nin dünyanın en iyi lojistik performansa sahip ilk 10 ülkesinden birtanesi olması gerektiğine karar vermesi ve bunu hayata geçirmek üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nı sorumlu koordinatör bakanlık olarak tayin etmesidir.

Üstdüzeyli böyle bir vizyon ve direktif, ilgili tüm bakanlıklarımızı da motive edip Ulaştırma Bakanlığı’nın etrafında buluşturacaktır.

İşte bu sağlandığında, eminim ki, Türkiye’nin performansı hızla artmaya devam edecektir.

Bu başarılır ise, 500 milyar $’lık ihracat hedefine de çok daha kolay ulaşılabilecektir.

Hepinize güzel ve sağlıklı bir hafta dilerim.

 
Haydar Özkan/Taşıma Dünyası
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72