Gündem

AVRUPA LOJİSTİĞİNİN İKİ KİLİT ÜLKESİ: TÜRKİYE VE POLONYA AVRUPA LOJİSTİĞİNİN İKİ KİLİT ÜLKESİ: TÜRKİYE VE POLONYA

Colliers International'ın hazırladığı ''Avrupa Endüstriyel ve Lojistik Piyasası: Uzun Vadeli Görünüm'' araştırmasında önümüzdeki 10 yıl ve sonrasında Avrupa lojistik pazarını değiştirecek bazı makroekonomik faktörlere değiniliyor. Araştırmada özellikle Türkiye ve Polonya'nın Avrupa lojistik sektörü açısından önemine vurgu yapılıyor.  Colliers International tarafından geçtiğimiz ay yayınlanan 'Avrupa Endüstriyel ve Lojistik Piyasası: Uzun Vadeli Görünüm'' isimli araştırma raporunda, önümüzdeki 10 yıl ve ötesinde piyasayı etkilemesi beklenen genel makroekonomik trendler incelendi.

 
Raporda, gelişmekte olan pazarların en önemlileri Çin ve Hindistan küresel ekonomiden zaman geçtikçe daha büyük pay alırken, bu ülkelerin Avrupa ile olan ticaretlerinin artması bekleniyor. Araştırmada artan bu ticaretin, gelecekte muhtemelen kıtaya nasıl giriş ve çıkış yapacağı ele alınıyor. Ayrıca hem üretim hem de tüketim perspektifinden Doğu Avrupa'daki ekonomik büyüme öyküsü de incelenirken, artan ekonomik faaliyetin mevcut altyapısı üzerinde doğuracağı olası talepler ve bu altyapı gelişiminin tahmini büyümeye ulaşılmasını sağlamada oynayacağı anahtar rol de gözden geçiriliyor. Araştırmada Türkiye, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konumda yer almakla birlikte bu iki kıta arasındaki ticareti kolaylaştırmada potansiyel olarak anahtar bir role sahip olduğunun altı çiziliyor.

ÇİN ve HİNDİSTAN'IN DÜNYA TİCARETİNDEKİ PAYI ARTACAK

"Asya ile artan ticaret hacmi yeni tedarik zincirleri ve altyapıyı tetikleyecek" denilen araştırmada, halihazırda Avrupa'ya giriş ve Avrupa'dan çıkış yapan ağırlıklı ticaret güzergahının Le Havre - Hamburg bölgesindeki limanlar olduğu hatırlatılıyor. Bu limanların Avrupa'nın ağırlıklı olarak çekirdeğini beslediğini, daha dışarıda kalan Akdeniz limanlarındaki faaliyetin nispeten düşük olduğu kaydedilen araştırmada Avrupa'daki lojistik sektörünün konumu ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor: "Dünya ticaret örüntülerindeki sürekli kayma, muhtemelen Avrupa'nın lojistik altyapısının ilerlemesi üzerinde belirgin bir etki oluşturacak.

 
Önümüzdeki 10 yıl içinde Çin ve Hindistan'ın dünya üretimindeki payı önemli oranda artacak iken, bu durum bu ülkeler ile Avrupa arasında, ABD ile Avrupa arasındaki daha geleneksel ticaret yoluna göre artan bir ticaret hacmini ifade ediyor. Tedarik zincirlerinin işletme ve çevre ile ilgili giderlerinin düşürülmesi yönündeki baskı göz önüne alındığında, Asya ile yapılan ilave ticaretin Avrupa'nın güneyindeki giriş noktalarından akmaya başlaması için çabanın artmasını bekliyoruz. Bu, hem Süveyş Kanalı denizyolu hem de İstanbul üzerinden demiryolu ile olacak. Bu durum, Doğu Avrupa'nın artan ekonomik büyümesi ve imalat artışı ve bölgenin küresel tedarik zincirleri ile daha fazla entegre olması ile birleşince gerekli altyapı yatırımına hız verecek. Planlanan altyapı iyileştirmelerinin ve Doğu Avrupa liman kapasitesi artışının gevşemesi, elbette ki ticaret hacmi ve ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturacak."

TÜRKİYE, İKİ KITA ARASINDAKİ TİCARETİ KOLAYLAŞTIRAN ANAHTAR ÜLKE

Türkiye, Avrupa ile Asya arasında artan deniz ve demiryolu taşımacılığında kilit rol oynadığı belirtilen araştırmada, Avrupa ile Asya arasında 'İpekyolu' üzerinde yer alan Türkiye'nin iki kıta arasındaki ticareti kolaylaştırmada anahtar bir rol oynayacak ve ticaretin uygun maliyetli ve çevreyle dost olmasına yardımcı olacağı vurgulanıyor. İlk olarak, Çandarlı (İzmir) ve Mersin'deki derin su olanakları olan büyük 'merkez' limanların gelişimi, en büyük konteyner gemilerinin (10.000 TEU'nun üzerindeki) limana yanaşmasına ve getirdikleri malların daha küçük gemilerle Kuzey Adriyatik'in Koper ve Trieste limanları, hatta Karadeniz limanları gibi önemli giriş noktalarına aktarılmasına olanak vereceği ileri sürülen araştırmada, "Kuzey Adriyatik ve Karadeniz'de daha büyük limanların gelişimi ve bunların Avrupa'nın kalan kısmıyla olan bağlantılarının iyileştirilmesi, gemilerin kuzeydeki ana limanlara Cebelitarık'ı geçerek gitmesine karşı argüman olarak anahtar rol oynayacak. Buna ek olarak Türkiye'nin Ortadoğu, İran ve Pakistan ile olan demiryolu bağlantısı, malların Avrupa'ya hem İstanbul demiryolu hem de Karadeniz limanları ile girmesine izin verecek" deniliyor.

DEMİRYOLUNDA KAYDEDEĞER YATIRIM

İstanbul ile Avrupa arasındaki bağlantılar, Kuzey Denizi limanlarından Türkiye ve Yunanistan'a uzanan koridordaki demiryolu taşımacılığı hizmetlerinin genel işletme koşullarını iyileştirmek için oluşturulan Avrupa Birliği'nin (AB) finanse ettiği CREAM projesinin bir parçası olarak geliştirildiğine değinilen raporda projenin hedefine ulaşarak 2010 yılında sona erdiği anımsatılıyor. Demiryolu güzergahları Budapeşte, Ljubljana, Salzburg ve Viyana'daki kilit demir ve karayolu koridorları ile de kesişerek, Orta ve Doğu Avrupa'daki pazarlara erişim olanağı verdiği anlatılan araştırmada, "10 bin kilometrelik bölümü yüksek hıza izin veren 14 bin 436 kilometrelik ilave rayları ile Türkiye'nin ülke içi demiryolu ağında kayda değer yatırım sürüyor. Bu, Avrupa ile Ortadoğu arasında kara üzerinden yapılan taşımacılığın artmasını destekleyecek" ifadesi kullanılıyor.

DOĞU AVRUPA'NIN YILDIZI: POLONYA

"Önümüzdeki 10 yıl içinde ve sonrasında görmeyi beklediğimiz Doğu Avrupa tüketim ve üretim ölçeğindeki büyük artışlar, tedarik zincirleri üzerinde artan bir baskı oluşturmaya başlayacak. Hamburg gibi önde gelen limanlar civarındaki lojistik faaliyeti, doğrudan Tricity'ye [Baltık Denizi kıyısındaki üç Polonya şehri Gdansk, Gdynia ve Sopot'un oluşturduğu kentsel alan] nakliye veya Kuzey Adriyatik limanlarına giden Doğu Akdeniz'deki aktarma merkezlerini kullanmak gibi seçeneklerle karşılaştırıldığında giderek daha az uygun hale gelecek. Kara ve demiryolu bağlantılarındaki eş zamanlı iyileştirme ile birlikte bu 'gelişen' limanların kapasite artışı planları, planlanan yatırımların yapılması kaydıyla, önem kazanan lojistik merkezleri olarak ortaya çıkmalarını daha da hızlandıracak" şeklinde tespitin yapıldığı araştırmada Doğu Avrupa'nın lojistik açıdan çok önemli bir yere sahip olduğu kaydediliyor. Araştırmada özellikle Polonya'nın önemine vurgu yapılarak şunlar söyleniyor: "Kuzey Adriyatik (NAPA) limanlarının gelecekte büyütülme önerileri, 2020 itibarıyla konteyner kapasitesinin 6 milyon TEU civarında artıracak ve malların bu bölgeden Avrupa'ya girişinin artmasına yardımcı olacak. Demiryolu bağlantılarının iyileştirilmesi, taşımacılığın NAPA limanları ile Avrupa arasında yapılmasına destek olacak. Ancak ray kapasitesi konusundaki kısıtlamalar nedeniyle gelecekteki yeni demiryolu koridorlarının sürekli gelişimi anahtar olacak. Bu bölgeden, özellikle Polonya'ya bağlanan karayolu bağlantılarını geliştirmek de eşit derecede hayati önem taşıyacak. Polonya karayolu ağındaki birtakım önemli bağlantılar henüz otoyol -yani Almanya ile bağlantıyı iyileştiren A1 ve A4 otoyollarının- standartlarına getirilmemiş. Kuzey Adriyatik'ten Yukarı Silesia'ya, Polonya merkezine ve Tricity'ye uzanan iyileştirilmiş taşımacılık bağlantıları da Baltık ülkelerini oyuna sokma konusunda anahtar olacak. Liman kapasitesine ve derin su olanaklarına yatırım ve karayolu iyileştirmeleri, Tricity'ye Polonya'nın gelişen ekonomik statüsüne paralel olarak önde gelen bir konteyner merkezi olarak gelişme fırsatı verecek. Merkezi konumu nedeniyle Lodz'un Polonya için önemli bir dağıtım merkezi olarak gelişme fırsatı bulunurken, büyüme, yüksek nüfus yoğunluklarını desteklemek üzere Wroclaw ve Yukarı Silesia üzerinde odaklanacak."

ARAŞTIRMADAN KİLİT ÇIKARIMLAR

- Çin ve Hindistan, önümüzdeki 10 yıl ve ötesinde, küresel ticarette artan bir rol oynayacak.

- Avrupa ile Asya arasındaki ticaret önemli oranda artacak ve mevcut tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturup yenilerini oluşturacak.

- Doğu Avrupa'da daha büyük, daha güçlü ekonomilerin ortaya çıkması, Avrupa'daki yeni altyapıyı ve tedarik zincirlerini etkileme konusunda anahtar bir rol oynayacak.

- Özellikle Polonya, yeni altyapı, imalat ve tüketici talebi artışından faydalanarak önemli bir güç olarak ortaya çıkacak.

- Kuzey Adriyatik limanları (NAPA), konteyner kapasitelerini artırdıkça giderek daha fazla önem kazanacak.

- Türkiye'de yeni açık deniz limanlarının ortaya çıkması, Doğu Akdeniz'deki aktarma faaliyetinin artmasını kolaylaştıracak.

- Avrupa demiryolu ağına zaten entegre edilmiş durumdaki İstanbul, demiryolları yayıldıkça ve iyileştirildikçe, Avrupa'nın güneydoğu sınırı vasıtasıyla taşımacılık hacminin artışını sürükleyecek.

Kaynak:Transport

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72