Gündem

BALO, BÜYÜK ANADOLU LOJİSTİK PROJESİDİRBALO, BÜYÜK ANADOLU LOJİSTİK PROJESİDİR

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, BALO A.Ş. Genel Kurul’unda yaptığı konuşmada, “Anadolu, Gümrük Birliğine giremiyor. İşte bu yüzden, BALO AŞ ortaklığa açıldığı zaman, Anadolu’daki Oda ve Borsalarımız ile OSB’lerimiz daha büyük pay aldılar. Şehirlerini Avrupa Pazarına daha fazla sokabilmek için, ellerini taşın altına koydular. Bu yüzden ben diyorum ki, BALO artık bir Batı Anadolu Lojistik Projesi değildir. BALO, büyük Anadolu lojistik projesidir” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne (TOBB) bağlı oda ve borsalar ile organize sanayi bölgelerinden oluşan 90 ortakla geçen yıl Kasım ayında kurulan, Batı Anadolu Lojistik Organizasyonlar (BALO) A.Ş. Olağanüstü Genel Kurulu İzmir’de yapıldı. Genel Kurul’a TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Manisa TSO ve BALO A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, oda/borsa başkanları ve davetliler katıldı.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu burada yaptığı konuşmada, bugün çok farklı bir heyecan yaşadığını ifade ederek, “Öncelikle hepinizi kutluyorum. Son yıllarda bütün dünyanın hayranlıkla izlediği Türk özel sektörünün aslî temsilcileri olarak, müthiş bir işe daha imza attınız” dedi.

- “Sanayicilerin rekabet gücü azalıyor”

Artan küresel sorunlarla birlikte, bugün Avrupa’da ve bütün dünyada sanayi sektörünün büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Hisarcıklıoğlu, “Özellikle enerji maliyetlerinin artması, taşıma maliyetlerinin artması, ihracat maliyetlerini de artırıyor. Sanayicilerin rekabet gücü azalıyor. Aynı sorunu biz de yaşıyoruz. Ama biz, Türk özel sektörünün temsilcileri olarak,  sadece sorunu ortaya koyup bir kenara çekilmiyoruz. Bu sorunu çözmek için fikir üretiyor, proje üretiyor, somut adım atıyoruz. İşte BALO AŞ; Oda ve Borsalarımızın, Organize Sanayi Bölgelerimizin kendi üyelerinin sorunlarına nasıl çözüm ürettiğinin en somut göstergesidir” şeklinde konuştu.

- “Dünyada özel sektöre bu denli katkı sağlayan bir Oda-Borsa yapısı yok”

“Bütün dünyadaki Oda sistemlerini çok yakından bilen biri olarak şunu büyük bir mutlulukla ifade ediyorum” diyen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: “Dünyanın hiçbir yerinde, özel sektöre bu denli katkı sağlayan bir Oda-Borsa yapısı yok. Bu kadar somut proje üreten, üyesinin sorunlarını çözebilen, bu vizyona sahip başka hiçbir oda sistemi yok. Ben huzurlarınızda hepinize tekrar teşekkür ediyorum.

İki hafta önce, Dünyanın en güçlü Oda sistemi olarak bilinen Almanya Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği’nin Başkanı Hans Heinrich Driftmann,  heyeti ile birlikte Türkiye’ye gelerek misafirimiz oldu. Kendileri ile bir takım toplantılar yaptık.

BALO AŞ gibi hizmet üreten iştiraklerimizi, Üniversitemizi, Hastanemizi, TEPAV’ı ziyaret ettik. TOBB’un kurumsal yapısını tanıttık. Almanya Odalar Birliği Başkanı ülkesine dönerken bana aynen şunları ifade etti: “Ben dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde bulundum. Ama bırakın Oda Birliklerini, yurtiçinde ve yurtdışında bu kadar büyük kapasitesi olan, proje ve hizmet üreten bir kurum görmedim. Biz kendimizi dünyanın en güçlü Oda sistemi olarak biliyorduk, ama sizden öğreneceğimiz çok şey var. Bunu nasıl başardınız?” dedi.

Ben de kendisine şunu ifade ettim: ‘Bu gördüklerinizi ben yapmadım. Yönetim kurulundaki arkadaşlarım da yapmadı. Biz bunu 81 ilde, 165 ilçedeki Oda ve Borsalarımızla birlikte yaptık. Çünkü bizim camiamız akıl birlikteliği ile, gönül birlikteliği ile ve güç birlikteliği ile hareket eder. Bütün bunlar birlik ve beraberliğin eseridir’.”

-Birlikte rahmet ve bereketin en somut göstergesi GTİ A.Ş.

 
BALO AŞ’nin 74 Oda ve Borsanın, 15 Organize Sanayi Bölgesinin, UMAT’ın ve UTİKAD’ın ve TOBB’un akıl birlikteliğinin ve güç birlikteliğinin eseri olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Buradaki herkesin bu işte az yada çok sermayesi var, emeği var. Ama önemli olan koyulan sermayenin miktarı değil. Önemli olan bir araya gelmek. Çünkü bizim kültürümüzde çok güzel bir söz var: “Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır”
 
 
Biz büyük bir vizyonla bir araya geldik, inşallah hayır ve bereket de arkasından gelecek. Bunun en somut göstergesi yine bu salondaki bazı Oda ve Borsalarımızın da ortağı olduğu,  GTİ AŞ’dir. GTİ ile hem Türkiye’nin kara sınırlarının çehresini değiştirdik, hem de sınır kapılarındaki geçiş sürelerini yarıya indirip, hizmet kapasitesini 4 katına çıkardık. GTİ, bu modernizasyonlar için, sadece 5 yılda, tam 286 milyon TL yatırım yaptı. Yani devlet 286 milyon TL tasarruf etmiş oldu. Devletimize tek kuruş harcatmadığımız gibi, 5 yılda tam 150 milyon TL de vergi ödedik. Bekleme sürelerinin yarıya inmesinden dolayı özel sektörün cebine giren para ne kadar biliyor musunuz? Yılda tam 450 milyon TL. Bunu ben söylemiyorum. Uluslararası kuruluşlar söylüyor. İşte bu birlik ve beraberliğin getirdiği bereketle, şirketin ortakları kazandı, devletimiz kazandı, Türk özel sektörü kazandı” dedi.

-GTİ, BM tarafından örnek gösteriliyor

Dünyanın hiçbir yerinde, tüm tarafların bu denli kazançlı çıktığı bir proje bulunmadığını belirten TOBB Başkanı, “İşte bu nedenle GTİ, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en iyi projeleri arasına seçildi ve dünyaya örnek gösteriliyor. Aynı anlayışla kurulan BALO AŞ. de, önümüzdeki süreçte hem ortaklarına, hem devletimize, hem de Türk özel sektörüne çok büyük kazanç sağlayacaktır. İnşallah 2013’te ilk tren seferleri başladığında, bunu hep birlikte göreceğiz” şeklinde konuştu.

- “BALO,  büyük anadolu lojistik projesidir”

BALO AŞ.’yi ilk ele aldıklarında, Batı Anadolu Bölgesine hizmet verecek bir Lojistik Merkezi olarak düşündüklerini ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Fakat proje üzerinde çalıştıkça gördük ki, Anadolu’nun tamamında daha büyük bir lojistik sıkıntısı var. Özellikle nakliye masrafları, Anadolu’daki sanayicimizin rekabet gücünü engelliyor. Avrupa birliği ile Gümrük Birliği anlaşmamız olmamıza rağmen, bu avantajı sadece batı bölgesindeki illerimiz kullanabiliyor” dedi.

Hisarcıklıoğlu şunları kaydetti: “İstanbul, ihracatının %51’ini; İzmir %61’ini; Bursa  %78’ini Avrupa’ya yaparken; Anadolu’nun ortasındaki Konya %33’ünü, Gaziantep ise sadece %24’ünü Avrupa’ya yapabiliyor. Yani, nakliye masrafları rekabet gücünü azalttığı için; Anadolu, Gümrük Birliğine giremiyor. İşte bu yüzden, BALO AŞ ortaklığa açıldığı zaman, Anadolu’daki Oda ve Borsalarımız ile OSB’lerimiz daha büyük pay aldılar. Şehirlerini Avrupa Pazarına daha fazla sokabilmek için, ellerini taşın altına koydular. Bu yüzden ben diyorum ki, BALO artık bir Batı Anadolu Lojistik Projesi değildir. BALO,  büyük anadolu lojistik projesidir.”

-AB pazarını Çin’e kaptırmayalım

“Pazar çeşitlenmesi iyidir ve yapılmalıdır” diyen Hisarcıklıoğlu, “Ama bütün ekonomik sorunlarına rağmen Avrupa Türkiye için uzun bir süre daha, önemli bir Pazar olmaya devam edecek. Çünkü Avrupa hala dünyanın tüketim merkezi. Asya kıtasının ucundaki Çin, yılda 360 milyar dolarla en fazla ihracatı AB’ye yapıyorsa, bizim Avrupa Birliğinden yiyecek daha çok ekmeğimiz var demektir. Ve biz bu ekmeği Çin’e kaptırırsak bu bizim ayıbımızdır” dedi.

- “Demiryolları atıl yatırım olmaktan çıkıyor”

Enerji maliyetlerinin büyük sıkıntı doğurduğu bu dönemde, nakliye masraflarını düşüren ülkelerin büyük bir avantaja sahip olacağını vurgulayan Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Bu açıdan, maliyeti en çok düşüren ve zaman kaybını, insan hatasını en aza indiren taşıma yolu ise, demiryolu taşımacılığıdır. Ne yazık ki bu süreçte Türkiye olarak bir ayıbımızla karşılaştık.

Bakınız, Anadolu coğrafyası demiryolu taşımacılığının icadından sadece 30 yıl sonra, ilk demiryolu hattına kavuştu. Matbaanın icadından 270 yıl sonra bu topraklara geldiği düşünüldüğünde, demiryolu taşımacılığının 30 yıl içinde gelmiş olması müthiş bir gelişmedir.

Yani biz demiryolunu ABD, İngiltere, Rusya gibi ülkelerden sonra ilk kullanan ülkelerden biri olmuşuz. İlk demiryolu da yine buraya, BALO AŞ’nin merkezinin kurduğumuz İzmir ile Aydın arasına döşenmiş. Daha sonra hat, İstanbul’dan Hicaza kadar uzatılmış. Ama ne yazık ki bu teknolojiyi geliştirmemiş, kullanmamışız. Bugün geldiğimiz noktada, ihracatımızın sadece %1’ini demiryolu ile yapıyoruz. Avrupa’ya tek bir tarifeli yük treni seferi düzenleyemez hale gelmişiz. Düşünebiliyor musunuz, dünyada ilk demiryollarından birini inşa edeceksiniz. Ama bütün birikimi kaldırıp bir kenara atacaksınız. Bu ayıp bize yeter.

Ancak özellikle son 8 yılda, demiryolları yeniden gündemimize girdi. Çok önemli yatırımlar yapıldı, yapılmaya da devam ediyor. Özellikle yolcu taşımacılığı ve hızlı tren alanında Türkiye bir evrim geçiriyor. Demiryolları atıl yatırım olmaktan çıkıyor. Ben bu vesile ile demiryollarına yeniden hayat veren ve demiryolu taşımacılığına vizyon kazandıran, başta Sayın Başbakanımıza ve Ulaştırma ve Haberleşme Bakanımız sayın Binali Yıldırım’a en içten şükranlarımı sunuyorum.

Bu işte büyük emeği olan, TCDD Genel Müdürümüz Sayın Süleyman Karaman’ı kutluyor ve Türk özel sektörü adına teşekkür ediyorum. Kendileri ile BALO projesinde de büyük bir uyumla ve işbirliği ile çalışıyoruz. İşte şimdi BALO projesi de, demiryollarındaki bu hızlı gelişmenin yük taşımacılığı alanında bir devrim olacak.

Artık Anadolu’daki sanayicimiz mallarını en ucuz ve en dakik şekilde Avrupa’ya taşıyacak. Taşıma hizmeti Sanayicimizin ayağına kadar gidecek, tüm taşıma süreci en modern sistemlerle bilgisayar üzerinden takip edilecek.

Öte yandan bu BALO projesi kurulan bağlantılarla bir dünya projesi haline gelecek. Sunumda da gördüğünüz gibi, bir yandan Türk malları Avrupa’ya taşınırken, diğer yandan Viking Treni ile bu hat, İskandinav ülkelerine uzanacak. Önümüzdeki süreçte Hicaz Demiryolu bağlantısı ile BALO, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı olacak.

Yine hep birlikte, birlikten doğan rahmetle yeniden hayata geçireceğimiz Tarihi İpek Yolu Projesi ile birlikte Türkiye: “Atlantikten-Pasifik”e, “Baltık Denizinden-Kızıldeniz”e kadar, bütün dünya coğrafyasının ana taşıma üssü olacak. Türkiye, dünya mallarının lojistik merkezi olacak. Ben bu dev dünya projesine vizyonu ve emeğini koyan tüm Oda ve Borsalarımı, OSB’leri, tüm ortaklarımızı tekrar kutluyorum. BALO AŞ’nin Genel Kurulu’nun ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum”.

-  Bülent Koşmaz

TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Manisa TSO ve BALO A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz da genel kurulda yaptığı konuşmada, 2005 yılında Manisa OSB’de kuracakları lojistik merkez için yürüttükleri çalışmalar sırasında Avrupa’ya sevk edilecek blok yük treninin Manisa’dan Kapıkule’ye 11 günde ulaştığını tespit ettiklerini söyledi.

Bu durumun Anadolu’dan Avrupa’ya yapılacak taşımalarda demiryolu taşımacılığının neden tercih edilmediğinin en başta gelen sebebi olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Oysa bu projede planladığımız tren güzergâhı ile kısalan taşıma süreleri ve oldukça düşük navlun tutarlarına ulaşıyorduk. Çalışma ekibi tarafından devlet ve özel sektör temsilcileri ile görüşmeler yapıldı. Çalışılması düşünülen mevcut demiryolları bağlantıları ve istasyonları ile limanlarda incelemelerde bulunuldu. 

Her geçen gün bu projeye olan inancımızı arttıracak gelişmeler yaşıyorduk. İsmi biraz garip gelse de, Batı Anadolu Lojistik Organizasyonları projesinin baş harflerinin birleşmesiyle BALO ortaya çıkmıştı.

Projenin hayata geçirilmesi için gerekli yatırım maliyeti dışında BALO projesinin hayata geçirilmesine başka bir engel kalmamıştı. Bu konuyu Türkiye Odalar Borsalar Birliğine götürüp Sayın Başkanım ile konuyu paylaştığımda, bu konuya daha geniş bir perspektiften bakmamı sağladı ve beni cesaretlendirdi”.

Güvenli olmasına rağmen taşıma süresinin uzun olması nedeni ile yalnız Batı Anadolu bölgesi sanayicileri değil, tüm Anadolu sanayicilerinin de demiryolunu tercih etmediğini vurgulayan Koşmaz, “İhracatta demiryolu taşımacılığını kullanmanın sanayicimiz ve ülkemize sağlayacağı faydayı gösteren taşıma süresi, navlunları ve tüm ulaştığımız diğer bilgilerle sadece Batı Anadolu’nun değil, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Denizli, Kayseri, Ankara ve Konya üzerinden projeyi değerlendirdiğimizde,  tüm Anadolu’nun projesi olacağını görmeye başlamıştık. Bu illerde yapılan görüşmeler düşüncemizin isabetli olduğunu göstermeye yetip artmıştı” dedi.

Koşmaz, 21 Ekim 2010 tarihinde yapılan TOBB Yönetim Kurulunda çalışma ekibi kurulmasına ve projenin detaylı bir şekilde kontrol edilip araştırılmasına karar verildiğini söyledi.

Demiryolu ihracat potansiyelini belirleyebilmek için piyasa araştırması gerçekleştirdiklerini ifade eden Koşmaz, “Bölgemizden Orta Avrupa’ya ihracat yapan dört ilimizdeki firmalara gönderilen anketler ile ihracat verilerini topladık. Ayrıca yatırım gereçleri ve maliyeti araştırmasını da yaptırarak demiryolu taşımacılığının ne tür bir yapı ile ne şekilde gerçekleştirileceğini belirlemeye çalıştık. Aralık 2011’de kuruluşunu yaptığımız şirketimize sizlerin de katılımını sağladığımız bu gün artık demiryolu taşımacılığı açısından bir dönüm noktasıdır. Türkiye’de bu alanda yeni bir dönemi hep birlikte başlatıyoruz. 65 yıldır uyuyan dev adeta bu gün uyanıyor” şeklinde konuştu.

Bülent Koşmaz, BALO olarak Anadolu’ya yayılmış ihracat yüklerini Avrupa’ya ve son imzaladıkları Viking Treni mutabakatı ile doğu bloku, eski bağımsız devletler topluluğu ve İskandinavya ülkelerine kadar ulaştırırken, bir yandan da Avrupa’dan alınarak Türkiye’ye ve Türkiye’den transit geçerek Ortadoğu, Arap ülkeleri ve Pakistan Treni ile entegre olarak İslamabad’a kadar ulaştırmayı planladıklarını söyledi.

2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefinin yakalayabilmesi için deniz, kara ve hava taşımacılığında tahminen 65 milyar Avroluk bir yatırım yapmak gerektiğini vurgulayan Koşmaz, “Bu da fazladan kilometrelerce karayolu, onlarca liman, havalimanı, daha fazla akaryakıt kullanımı, daha fazla karbon salınımı, çok daha fazla ekonomik yük demektir. BALO ile bu kadar büyük yatırım gerekmeksizin, demiryolunu ihracatın dinamosu haline hep birlikte getireceğiz” dedi. 
 

Konuşmaların ardından TOBB Başkan Yardımcısı ve Manisa TSO ve BALO AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Koşmaz, 1856 yılında Anadolu’ya döşenen ilk demiryolu İzmir-Aydın arasındaki raydan bir kesidi günün anısı olarak TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na hediye etti.
 
 
Kaynak:TOBB
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72