Gündem

TÜSİADIN TÜRKİYEDE DIŞ TİCARET LOJİSTİĞİ: MALİYET VE REKABET UNSURLARI RAPOR DEĞERLENDİRMESİ TÜSİADIN TÜRKİYEDE DIŞ TİCARET LOJİSTİĞİ: MALİYET VE REKABET UNSURLARI RAPOR DEĞERLENDİRMESİ

Türkiye'de 2023 yılı için 500 milyar dolar ihracat hedeflenmiştir. Bu hedefe varılmasında lojistik süreçler çok önem arz etmekte ve 2010 yılında Dünya Bankası tarafından yapılan Lojistik Performans İndeksi çalışmasında dünya genelinde yapılan sıralamada 39'uncu olan performansımızı, rekabet ettiğimiz pazarların sıralamaları seviyesine çıkarmalıyız.

 TÜSİAD tarafından Pricewaterhouse Coopers'e hazırlatılan "Türkiye'de Dış Ticaret Lojistiği: Maliyet ve Rekabet Unsurları" başlıklı rapor 14 Mart 2012 tarihinde kamuoyuna sunuldu. Rapor Türkiye'de ihracat ve ithalatta ürünün, fabrikadan çıkıp diğer ülkenin fabrikasına kadar oluşan süreçteki tüm masrafların ve işlem sürelerinin araştırılmasını ve rakip ülkelerle karşılaştırma yapılmasını amaçlamaktadır. Raporda, Uluslararası arenada firmaların tedarik zinciri boyunca yarattıkları katma değer ile rekabette üstünlük sağladıkları vurgulanmaktadır.

Pazarların ve tedarik noktalarının geniş coğrafyalara yayıldığı, küreselleşen dünya ticaretinde, eşyanın çıkış ülkesi ile varış ülkesinde teslim edileceği noktaya kadar oluşan maliyetler ve süreler firmanın rekabet gücünü, lojistik performansında oluşan başarı da ihracat veya ithalatçı firmanın nakit akışını ve karlılığını doğrudan etkilemektedir.

Türkiye'de 2023 yılı için 500 milyar dolar ihracat hedeflenmiştir. Bu hedefe varılmasında lojistik süreçler çok önem arz etmekte ve 2010 yılında Dünya Bankası tarafından yapılan Lojistik Performans İndeksi çalışmasında dünya genelinde yapılan sıralamada 39'uncu olan performansımızı, rekabet ettiğimiz pazarların sıralamaları seviyesine çıkarmalıyız.

Bunun için, lojistik süreçlerinin tamamını kapsayan operasyonlar ve kara, hava, deniz ve demiryolu ile multi-model taşımacılık ve gümrük işlemlerinde gerek zaman, gerekse masraflarda uygun rekabet koşullarını sağlayacak etkinliği göstermek durumundayız.

Avrupa Birliği ile Türkiye arasında gerçekleşen ve gümrük vergilerini sıfıra indiren Gümrük Birliği Anlaşması ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yerli üreticinin dış pazarlarda gücünü artırmaya yönelik tedbirler rekabet gücümüzde artışlar sağlamıştır.

Bu yöndeki olumlu gelişmelere karşılık, uluslar arası taşımalarda ortaya çıkan belge teminindeki güçlükler, liman hizmetlerindeki gecikmeler, depolama, yurt içi taşıma bedelleri, liman ve gümrüklerde yaşanan zaman kayıpları sonucu oluşan dolaylı masraflar sektörü olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye'de ithalat ve ihracat taşımalarının en yoğun talebi denizyolu taşımacılığınadır. Sıralama, karayolu, demiryolu ve hava yolu taşımacılığı olarak devam etmektedir.

Raporda yer alan ve yerinde tespitler olarak değerlendirilen lojistik süreçlerle ilgili eksiklik olarak multi-model taşımacılıkta istenilen seviyede olmamamız olarak görülmekte ve özellikle limanların demiryolu ve karayolu bağlantılarında önemli eksiklikler olduğu, örneklemeyle Almanya Hamburg Limanı'nın tren istasyonu hatlarında 300 km demiryolu bulunurken, Türkiye'de limanlara demiryolu bağlantı uzunluğunun 84 km olduğu belirtilmektedir.

Limanların ihtisaslaşmamış olmaları, konvansiyonel yapıların tercih edildiği, Türkiye'de liman ücretlerinin yük ve gün başına AB limanlarından düşük olmasına rağmen uzayan ithalat süreçleri sonucu oluşan ardiye, liman içi hizmetler ve diğer masraflar rekabette negatif etki yapmaktadır. Diğer taraftan, dış taşımalarda denizyolunu tercih eden firmalar, özellikle beklemeden dolayı elleçleme, terminal, ardiye hizmetleri, kapasite ve ekipmanlardaki yetersizlik nedeniyle hizmet kalitesinde sorun yaşamaktadırlar.

Karayolu dış taşımalarında da en büyük ve en genç araç filosuna sahip olunduğu halde, sınır geçişlerinde yaşanan sorunlar, geçiş kotalarında artışlara rağmen dış ticaret artışı seviyesine ulaşmayan geçiş kotaları, sınır kapılarındaki yoğunluk rekabet gücünü oluşturan maliyet ve süreleri olumsuz etkilemektedir.

Hava yolunda dış taşımalarında yaşanan sorunlar da anılan raporda yüksek elleçleme ve yer hizmetlerinde oluşan yüksek bedeller, ile mevzuat gereği hava yoluyla taşınan eşyanın sadece hava limanında elleçlenmesine müsaade edilmesi de lojistik rekabet koşullarını olumsuz etkileyen olgular olarak değerlendirilmektedir.

Demiryolu taşımacılığı ile ilgili bölümde büyük bir demiryolu ağı yatırımına ve mevcut altyapı ve araç parkının modernizasyonuna ihtiyaç duyulduğu, demiryolu işletmeciliğinin rekabetçi şekilde işletilmesi için mevzuat değişikliklerinin gerekli olduğu belirtilmekte, bu konuya hızlı bir çözüm bulunmasının önemi vurgulanarak, 2010 yılında Hamburg Limanı'ndan demiryolu bağlantısı ile elleçlenen 40 milyon ton yüke karşılık Türkiye'nin demiryolu ile yaptığı toplam dış ticaret taşımasının 2.6 milyon ton olduğu belirtilmektedir.

Türkiye'nin 2023 dış ticaret vizyonunu gerçekleştirmesi için tüm taşıma modlarında mevzuatın zaman kaybını asgariye indirecek önlemleri içeren değişikliklerin yapılmasına, sınır kapıları ve limanlarda yaşanan ve rekabette önemli olumsuzluk yaratan süre kayıplarını asgariye indirilmesi için limanların demiryolu ve kara yolu bağlantılarının güçlendirilerek limanlarda ekipmanların ve demiryolunda alt yapı ile araç parkının modernize edilmesi, ardiye ve benzeri sorunların asgariye indirilmesi, lojistik köy kurulması ile ilgili somut girişimlere başlanarak bir merkezden yönetiminin sağlanması gerekli görülmektedir. 

Selahattin Doğan/Transport

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72