Gündem

TÜRKİYENİN LOJİSTİK BİR PLANA İHTİYACI VARTÜRKİYENİN LOJİSTİK BİR PLANA İHTİYACI VAR30.01.2012


Son zamanların en önemli konularından birinin, lojistik yapılanma olduğunu söyleyen UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin, “Lojistik yapılanma belli bir plan ve proje çerçevesinde olmalı. Herkesin kendi bildiğini yapmasından ziyade, Türkiye'nin genel bir lojistik planının olması gerekiyor. Bu da ‘Lojistik Master Planı'dır” diyor

1986 yılında kurulan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), Türkiye’de ve uluslararası alanda kara, hava, deniz, demiryolu, kombine taşımacılık ile lojistik hizmetler üreterek taşıma organizasyonunu üstlenen bir sivil toplum kuruluşu. Derneğin taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren 350'e yakın üyesi bulunuyor. UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin, derneğin en önemli amacını “Sektörün daha iyi yapılanması, iyi işlemesi, bu anlamda üyelerinin beklentilerinin karşılanacağı şekilde lobi faaliyetlerinin yapılması” şeklinde tanımlıyor.

Lojistik Master Plan hazırlığı

 
UTİKAD, tüm taşıma modlarıyla ilgili olduğu için birçok konu üzerinde çalışmalar yapıyor. Son zamanların en önemli konularından bir tanesinin, lojistik yapılanma olduğunu söyleyen Turgut Erkeskin, bunun belli bir plan ve proje çerçevesinde olması gerektiğini savunduklarını belirtiyor. Herkesin kendi bildiğini yapmasından ziyade Türkiye'nin genel bir lojistik planının olması gerektiğinin altını çizen Erkeskin, bunu da Lojistik Master Planı olarak tanımlıyor. Erkeskin, bu planla ilgili olarak şunları söylüyor: “Lojistik Master Planı'nın ortaya çıkması için Türkiye İhracatcılar Meclisi'nde (TİM) kurulmuş olan bir Lojistik Konseyi var. Bu konseyin konularından bir tanesi Lojistik Master Planı'nın hazırlanması. Biz de UTİKAD olarak buraya tüm bilgimizle ve kapasitemizle katkı sağlıyoruz. Bu çalışmalar çerçevesinde şu anda Türkiye Lojistik Master Planı için strateji belgesi hazırlandı. Yakında tüm ilgililer ve başta Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olmak üzere bu plan lojistikle ilgili birimlerle paylaşılacak. Bu son zamanlardaki en önemli faaliyetlerden bir tanesi.”

“Lojistik merkezleri ulaşım şebekerine yakın olmalı”

 
Lojistik merkezlerin yapılanmasının her şeyden önce bir lojistik master plana bağlanması gerektiğini savunan Erkeskin, bunun gerekçelerini şöyle açıklıyor:  “Biz, 81 ilimizden de ihracat yapan bir ülkeyiz. Mal akışlarının mutlaka limanlarımız ve bu lojistik merkezler üzerinden kanalize ediliyor olması lazım. Bunun için de nerede, ne büyüklükte lojistik merkeze ihtiyacımızın olduğunu iyi bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. Bu da zaten Lojistik Master Planı'yla ortaya çıkacak.”  Erkeskin, yerlerin belirlenmesinden sonraki süreçte de ne yapılacağına dair şu bilgileri veriyor: “Öncelikle lojistik merkezlerin ulaşım şebekelerine yakın olması lazım. Demiryolu ve karayolu bağlantısı olması kaçınılmaz. Hava ve deniz limanlarına mutlaka yakın olması gerekir. Bunların bir arada olduğu yerlerin lojistik merkez olarak tanımlanması şart. Lojistik merkezler engebeli arazide olamaz, düz alanda olması lazım. Nerede, ne zaman bir düz alana inerseniz Türkiye'de bunun tarım arazisi olarak tanımlandığını görüyoruz. Bu büyük engel. Tarım arazisini bu amaca yönelik kullanamıyorsunuz. Dolayısıyla lojistik merkezlerinin kuruluşunun nasıl olacağı konusuda ciddi bir ön hazırlığa ihtiyaç var. Burada UTİKAD'a ve konuyla ilgili diğer birimlere de büyük görev düşüyor.”

“Türkiye'de tam tanımıyla bir lojistik merkezi yok”

 
“Lojistik merkezler başka bir kavram, bir araya gelmiş birkaç şirketin kendi ihtiyaçlarını karşılamak ya da kendi işlerini yürütmek için kurdukları lojistik depolar başka bir kavram” olduğunu söyleyen Erkeskin, bu iki kavramın birbirinden net olarak ayrılması gerektiğini belirtiyor. Lojistik  merkezlerin çok daha kapsamlı olduğunu kaydeden Erkeskin, bundan dolayı Türkiye'nin genel çıkarlarına hizmet eden ve birden fazla müteşebbisin bir araya gelerek oluşturacağı, belli ulaşım bağlantılarını sağlayan yerler olarak dizayn edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede Türkiye'de “İşte burası tam tanımıyla bir lojistik  merkezdir” diye söyleyeceğimiz bir yerin olmadığına işaret eden Erkeskin, “Bu konuda en önde gelen ülkeler olarak yakınımızda Almanya, İspanya, İtalya gibi ülkelerdeki lojistik merkezlerle, Türkiye'de lojistik merkez olduğunu iddia eden yapılanmaları karşılaştırdığınız zaman aralarında çok ciddi farklar olduğunu görürüz. Bu durum bizim aleyhimize. Bunlar bir başlangıçtır, kesinlikle kötü yatırımlar değildir. Bunlara ihtiyaç vardı ve yapıldı. Ama biz lojistik merkezden çok daha farklı ve daha kapsamlı bir yapılanmayı anlamalıyız” diyor.

Uluslararası lobi faaliyetleri

 
UTİKAD, yurt içinde yapmış olduğu başarılı çalışmaların yanı sıra yurt dışında da önemli lobi faaliyetlerine imza atıyor. Türkiye'yi dünya lojistik çatı organizasyonu olan FIATA'da da temsil eden UTİKAD, burada da önemli bir başarıya imza attı. Şu anda FIATA'nın yönetim kurulu üyelerinden biri, UTİKAD'ın da Yönetim Kurulu Üyesi olan Kosta Sandalcı. UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin ve UTİKAD Genel Sekreteri Hacer Uyarlar ise CLECAT’ta Türkiye'yi temsil ediyorlar. Bunun yanı sıra UTİKAD, Kafkaslar'daki Ekonomik İşbirliği Örgütü’ne bağlı ECO ülkelerinin taşımacılık ve lojistik derneklerinin fedarasyonu olan ECOLPAF'ın da kuruluş çalışmalarını 2,5 senedir sürdürüyor. Çalışmalar sonunda da ECOLPAF'ın kurulmasına karar verilmiş. Erkeskin, ECOLPAF'ın yeni gelişmekte olan, bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu pazar olarak görülen Kafkaslar'da lojistik anlamda büyük bir imkan sağlayacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum oradaki karayolu, denizyolu ve demiryolu taşımacılığında önemli avantajlar sağlayacak.” İpek Yolu'nun Canlanması Projesi üzerinde de hassasiyetle durduklarını ifade eden Erkeskin, projenin son noktaya gelmiş olmasından dolayı da çok gururlu olduklarını sözlerine ekliyor.

“Lojistik  altyapımızın iyi olması şart”

 
Devletten son yıllarda, şimdiye dek görmedikleri kadar bir destekle karşı karşıya kaldıklarını belirten Erkeskin, bu durumu şu nedene bağlıyor: “Lojistiğin önemi, artık tüm devlet birimleri tarafından kabul edildi. Öncelikle sektör olarak tanımlandı ve dolayısyla gelişim yönünde bizim yapmış olduğumuz çalışmalara çok katkısı olabileceği gibi devletin yapmış olduğu çalışmalara bizim de çok ciddi bir katkımız var. Son yıllarda görülmediği kadar fazlaca birbirimizle konuşup, görüş alışverişinde bulunuyoruz. En doğruyu, ülke gelişimi için en optimum süreçleri beraber tanımlamaya gayret ediyoruz.” UTİKAD, bu çerçevede geçtiğimiz aylarda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı 2 günlük arama çalışmasına katıldı. 21 Aralık 2011'de de Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve TOBB'la beraber yine bu şekilde 1 günlük arama ve bilgi paylaşımı çalışması yapıldı. İletişim kanalların açık olduğu, karşılıklı olarak beklentiler ve sorunlar bilindiği sürece çözüme ulaşılacağını söyleyen Erkeskin, sektör olarak lojistiği neden ön plana çıkardıklarını şöyle açıklıyor: “Ülkemizin dış pazarlarda rekabetçi olması için lojistik alt yapımızın iyi çalışması lazım. Lojistik altyapımızın iyi çalışmas ve maliyetlerin ucuzlaması yönündeki çalışmalara girdiğimizde karşımıza birtakım altyapı sorunları çıkıyor. Limanlar, havayolları, demiryolları ve gümrük idaresi süreçlerinde karşılaştığımız problemlerin çözümü için sivil toplum kuruluşları, bu servislerin kullanıcısı olan odalar, TİM ve ticaret odalarıyla beraber gerekli çalışmaları yapıyoruz.”

“Önemli taşımacılık koridorları üzerinde olmalıyız”

 
Bugün Türkiye'nin dünyanın en büyük 16. ekonomisi olduğunu ve 2023'te de 10.büyük ekonomi olmak istediğini anlatan Erkeskin, bu amacın her alanda rekabetçi olmayı gerektirdiğini söylüyor. Lojistik konusunda da çok rekabetçi olunması gerektiğini savunan Erkeskin, “Dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip edip, Türkiye'de uyguluyor olmamız gerekiyor. Bu bakımdan yeni teknolojileri Türkiye'ye adapte etmemiz kaçınılmaz. Ayrıca birtakım yeni lojistik koridorlarının Türkiye üzerinden geçecek şekilde tanımlamak hedefimiz olmalı” diyor. Bunun için devlet birimleriyle yaptıkları çalışmaların çok önemli olduğuna vurgu yapan Erkeskin, buradaki temel hedefin Türkiye'yi dünyanın önemli lojistik koridorları üzerinde bulundurabilmek olduğunu söylüyor. Erkeskin,  bunun sağlandığı takdirde hem Türkiye'nin dış ticaretine pozitif etki edeceğini hem de genel anlamıyla 3.ülkelerarası giden trafiğin Türkiye'ye çekilmesi anlamında çok büyük avantajlar sağlayacağına dikkat çekiyor.

Sektörel sıkıntıları çözmede etkin faaliyetler

 
Sektörel birtakım problemlerle de uğraştıklarını ifade eden Erkeskin, KDV istisnası ve KDV iadesi problemlerinin söz konusu olduğunu söylüyor. Bu konu üzerine çalışmalar yapan UTİKAD, konunun bir numaralı tarafı olan Gelir İdaresi ile yaptığı çalışmalar sonucunda belli bir çözüm noktasına kadar gelmiş. Bunların yanı sıra iş yapış şekillerinin çok değişmeye başladığına da dikkat çeken Erkeskin, “Özellikle güvenlik kaygılarından dolayı işlerin nasıl yapılacağı tekrar belirleniyor. Bu çerçevede bir ön beyan sistemi 1Ocak 2012'den itibaren Türkiye'de işlerlik kazandı - Bu aslında özet beyan; ama biz daha iyi anlaşılması için ön beyan olarak adlandırıyoruz - . Karayolu, havayolu ve gerekse denizyolu yüklemelerinde yükler, taşıma araçlarıyla Türkiye'ye doğru hareketlerine başlamadan (denizyolunda 24 saat) evvel, havayolunda da uçuş saatine göre belirlenmiş zaman dilimleri içerisinde Türk gümrüklerine bir ön beyanda bulunacak” diyor. Bu beyanın nasıl ve kimler tarafından verileceğine dair bir takım soru işaretlerinin de olduğunu sözlerine ekleyen Erkeskin, bunun netleşmesi konusunda çalışmalar yaptıklarını ve bu çalışmalar sonucunda taşıma işi organizatörlerinin de doğrudan gümrüğün iletişim sistemi üzerinden elektronik data sistemiyle beyanlarını vereceklerini söylüyor.

“Lojistik  pastası büyüdü”

 
2011 yılının üyeleri için iyi bir yıl olduğunu belirten Erkeskin, lojistik pastasının büyüdüğünü gördüklerini belirtiyor. 2011'in başarılı, gelişimin ve büyümenin olduğu bir yıl olduğunu ifade eden Erkeskin, “Sadece Türkiye'de değil, lojistik firmalarımızın yurt dışında da yatırımlarını hızlandırdıklarını gördük” diyor. 2012'in de kolay bir sene olmayacacağına dikkat çeken Erkeskin, kötüye giden bir durum olmadığı; ama Avrupa'da  bir daralma olduğunu söylüyor. Avrupa'nın önemli dış partnerlerinin olduğu bir topluluk olduğuna sözlerine ekleyen Erkeskin, “ İhracatımızın ya da büyüme hızının çok hızlı bir şekilde düşeceğini öngörebiliyouz. Tabii ki, bu arada birtakım avantajlarımız da yok değil. 2012'deki daralma beklentileriyle beraber Avrupa ülkeleri büyük bir ihtimalle stok miktarlarını kısacaklar; dolayısıyla hızlı tedariğin olduğu ülkelere siparişlerini vermeye başlayacaklar. Türkiye de bu konuda ciddi avantajlar sağlayan bir ülke. Bu ikisini birbiririne ne kadar kompanse edecek? Bunu yaşarak göreceğiz. Ama mutlaka bir daralma bekliyoruz. Bu daralma ile beraber genel olarak navlun seviyelerinde bir düşüş bekliyoruz. Navlun seviyelerindeki düşüş, maliyetlerimizin düşmediği ortamda bizim karlılığımızın düşmesi anlamına gelecek” diyor. Karlılığın düşmesinin zaten çok düşük karlarla çalışan sektörde bir darboğaz olarak karşılarına çıkacağına değinen Erkeskin, diğer önemli sorunun da Yunanistan’da yaşanan krizden dolayı bankaların kredileri büyük bir ihtimalle bilançolarına zarar olarak yazacaklarını ve 2012'de verecekleri kredilerin çok daha kısa vadeli, yüksek faizle vermesinin söz konusu olduğuna dikkat çekti.  Bunun sektörün finansal kaynaklarının kısılması anlamına geldiğini belirten Erkeskin, “Bunun için 2012'de alacaklarımızın yönetimine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Maliyetlerimizi çok sıkı bir şekilde kontrol altına almamız lazım. Özkaynaklara dönmemiz gerekecek. Dış ticarette yaşanacak bir düşüşe rağmen Türkiye, 2012'deki bu daralmayı iç ekonomoyi canlandırarak aşmaya çalışacak. Bu da iç ekonomik faaliyetlerin lojistik hizmetlerinde bir artışı beraberinde getirebilir. Bu bakımdan belki sektör yine dengede kalacaktır; ama kazançları ve kayıpları 2012 içinde yaşayarak göreceğiz” diyor.

Kaynak: Endüstri Lift and Handling Türkiye

Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72