Gündem

DEMİRYOLU YÜK TAŞIMACILIĞINDA SERBESTLEŞTİRME VE REKABETDEMİRYOLU YÜK TAŞIMACILIĞINDA SERBESTLEŞTİRME VE REKABET

ÜLKE HEDEFLERİ VE LOJİSTİK

Ülkemizin çok önemli ekonomik, sosyal ve toplumsal hedefleri bulunmaktadır. Özellikle ekonomik alandaki hedeflerimize ulaşmada ülkemiz dış ticaretinin üstlendiği görev ve sorumluluk çok önemli. Buna paralel olarak, hedeflenen dış ticaretin gerçekleştirilmesinde üretimin yanı sıra lojistiğin önemi yadsınamaz. Hedeflenen dış ticaret rakamlarını gerçekleştirmek için bugün elimizde olan lojistik ve taşımacılık kapasite ve potansiyellerini önemli oranlarda, en az 3-4 kat arttırarak geliştirmemiz gerekmektedir.

LOJİSTİK STRATEJİLER VE MASTER PLAN

Bu çerçevede ülkemizin, sadece kendi sınırları içinde değil, içinde bulunduğu coğrafi bölge ve ticari ilişkilerinin bulunduğu dünyanın tüm bölgelerinde yürüttüğü, lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinin ve rolünün doğru kurgulanması gerekmektedir. Ülkemizin bütüncül stratejik hedefleri ve planları doğrultusunda, ülke çapındaki lojistik stratejilerinin ve master planlarının da hazırlanarak uygulamaya alınması önemli bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Bahsedilen stratejiler ve master plan olmaksızın atılacak adımlar, yapılacak yatırımlar ve kurgulanacak yapılar verimsiz alanlar ve atıl kapasiteler yaratma riskini içermektedir.

UTİKAD’IN KATKILARI

Bu nedenle, UTİKAD olarak geleceğimizi doğru planlamanın zorunluluğuna inanıyor ve lojistik sektörünün seçkin firmaları olan 350 üyemizle birlikte, bünyemizdeki tüm bilgi ve deneyim birikimini bu yönde yapılacak çalışmalara katkı sağlayacak şekilde yönlendiriyor ve yapılandırıyoruz. Yeni çağın yeni lojistiğine, sektör olarak hazırlıklı olmanın tüm gereklerini yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz


İNTERMODAL YÜK TAŞIMACILIĞINDA DEMİRYOLLARININ YERİ

YENİ ULAŞTIRMA KORİDORLARI

Intermodal taşımacılık Türkiye açısından son derece önemli ve stratejik bir kavram haline gelmiştir. Özellikle bulunduğu coğrafi bölgede, ülke olarak lojistik üs olma hedefindeki Türkiye için intermodal taşımacılık ve özellikle demiryolları son derece önemli bir rol oynayacaktır. Demiryolları ağı, sadece ülke sınırları içindeki lojistik hareketlerimiz için değil, doğu-batı ve kuzey-güney yönlerindeki ulaşım koridorlarının yeniden yapılandırıldığı çağımızda, ülkemiz üzerinden geçecek ulaşım koridorlarının tercih edilmesinin sağlanması ve ülkemizin bu süreçte daha etkin biçimde yer alması için de çok önemlidir.

Türkiye’nin merkezinde bulunduğu, Avrupa-Orta Doğu-Güney Akdeniz-Kuzey komşularımız ve Orta Asya ülkelerinden oluşan coğrafi bölgede yapılandırılmaya çalışılan bu yeni taşımacılık ve lojistik koridorları, oluşturulacak yeni denizyolu-demiryolu-karayolu kombinasyonları ile hem bölge ülkeleri arasında hem de mevcut geleneksel ulaşım koridorlarıyla son derece rekabetçi bir ortam yaratacaktır.

TÜRKİYE-AVRUPA DEMİRYOLU KÖPRÜSÜ

Bu arada geleneksel ulaşım koridorlarımızdan olan Türkiye-Avrupa arasındaki demiryolu konteyner taşıma köprüsünün geliştirilmesi, en büyük ticaret partnerimiz olan Avrupa’yla yürüttüğümüz ekonomik faaliyetler açısından son derece önemlidir. Bu koridorun gelişmesinin önündeki tüm engeller hızla kaldırılmalıdır. Bu kapsamda, ilk etapta ve acilen yapılması gereken, Halkalı terminalinin ekipman kalitesinin arttırılması ve kapasitesinin hızla yükseltilmesidir. Ayrıca İstanbul'un boğaz köprüleri üzerinden karayoluyla aşılması yerine, geliştirilecek demiryolu+feribot çözümleri önemli bir gelişim adımı olacaktır ki bu konudaki gelişmeler umut vericidir.

DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞI POTANSİYELİNİN GELİŞMESİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Yurt içine baktığımızda uzun mesafelerdeki taşımacılıkta, demiryolları hak ettiği hacimlerde değildir. Bu hacimlere ulaşılmasının önündeki engellerin başında gerçekçi olmayan ve bozulmuş arz-talep dengesi sonucunda oluşan karayolu fiyat rekabeti gelmektedir. Bu rekabet, rekabet hukuku çerçevesinde ve ülkenin genel ekonomik yararı gereği ortadan kaldırılmalı veya en azından eşit şartlarda rekabet ortamı yaratılmalıdır.

Demiryolunun ülke içindeki her noktaya ulaşamaması, karayolu ile rekabette en önemli zayıflıklarından birisidir. Bu nedenle, demiryolu ağının sanayi havzalarının merkezlerine ulaşması ve bu merkezlerden işletmelere karayolu ile kısa bağlantılarla ulaşılması hedeflenmelidir. Her ne kadar çıkış ve varış noktalarında karayoluyla ara nakliye yapılması zorunluluğu maliyeti arttıran bir unsur olsa da, demiryolu taşımacılığının rekabet gücü arttırılarak, bu maliyet arttırıcı unsurların olumsuz etkileri dengelenebilir

Ayrıca, yüklerin, demiryolu terminallerinde bir taşıma modundan bir başka moda, standart, ucuz ve hızlı bir şekilde aktarılabiliyor olması demiryolunun rekabet gücü açısından vazgeçilmez bir unsurdur. Bu nedenle demiryolu yük terminallerinde, açık ve kapalı depo, antrepo, elleçleme hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde verilebiliyor olması hedeflenmelidir.

Özetle, demiryolunun istenilen her noktaya ulaşamaması özellikle karayolu ile yapılacak hacim ve fiyat bazlı rekabette geri kalınmasına neden olmaktadır. Bu nedenle rekabet hukuku çerçevesinde, ülke içi taşımacılıkta karayolunun demiryoluna karşı eşit olmayan rekabetini önleyecek kurallar bütünü oluşturulmalı ve bu yönde bir denetim sistemi geliştirilmelidir.


DEMİRYOLLARINDA SERBESTLEŞTİRME VE REKABETİN ANA UNSURLARI


Demiryollarında rekabetin sağlanabilmesi için lojistik özel sektör temsilcileri olarak, demiryollarının doğru ve ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlayacak bir çerçevede ve tam rekabet koşullarına uygun bir şekilde serbestleştirilmesini bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bu noktada tüm taşıma modlarında faaliyet gösteren özel sektör lojistik işletmelerinin temsilcisi olan sivil toplum kuruluşu UTİKAD olarak, üzerimize düşen her tür göreve hazırız ve bu çerçevede her tür platformda katkılarımızı veriyoruz.

Demiryollarının serbestleştirilmesi ve rekabetin ana unsurlarını özetlemek gerekirse;

• Öncelikle demiryolu alt yapısı ile üst yapının ayrılması ve üst yapının özel sektörün rekabetine açılmasını sağlayacak serbestleştirme yasasının bir an önce çıkartılması gerekmektedir. Bu yasa, uygulamada yaşanacak geçiş sürecini, kamu kuruluşu ile özel sektör kuruluşlarının rekabetini, eşitlik ilkelerini göz önüne alarak düzenleyecek şekilde hazırlanmalıdır.
• Serbestleştirme yasası ve mevzuatı “öngörülebilirlik” unsuru çerçevesinde hazırlanmalıdır. Yani ilgili tüm yasal düzenlemelerin neler olacağı, altyapı yatırımlarının ne zaman ve nasıl yapılacağı gibi önemli konuların çerçevesinin açık bir şekilde çizilmiş olması gerekir ki ilgili tüm kamu ve özel sektör kurumları buna göre planlamalarını yapabilsinler.
• Kamu taşımacılık kurumu TCDD ve/veya yerine kurulacak kurumun yapısının, serbest rekabet ortamına uygun, ekonomik kural ve ilkelerin hâkim olduğu bir  yapıya büründürülmesi sağlanmalıdır.
• Yasa ve ilgili mevzuat, demiryolunda rekabetin korunumu yani bir işletmecinin piyasaya hâkim duruma gelmesinin önüne geçilmesi ilkesiyle oluşturulmalıdır.
• Serbestleştirme sürecindeki tüm sertifikasyon ve lisanslama işlemlerinin, yetkin ve bağımsız kuruluşlarca yapılması sağlanmalıdır.
• Serbestleştirme mevzuatı ve uygulamaları, ülkemizin sanayi gelişimi ve planları ile uyum içinde olmalıdır. Yani demiryolu altyapı yatırımları ile sanayi gelişim planlarının uyumluluğu gözetilmeli; organize sanayi bölgesi, liman, serbest bölge planlamaları ile demiryolu altyapı yatırımları birbirine paralel yürütülmelidir. Böylece, ülke kaynaklarının atıl kapasite yaratacak ve verimsiz şekilde harcanmasının önüne baştan geçilmeli ve sürdürülebilir bir sistem oluşturulmalıdır.
• Serbestleştirme sürecinin başarıyla ilerleyebilmesi ve demiryollarının gelişimini sürdürebilmesi için bazı yasal ve idari engellerin de bir ön önce çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyoruz. Örneğin lojistik akışı yavaşlatan veya kesintiye uğratan gümrük uygulamaları, terminallere ve ara nakliyelere ilişkin düzenlemeler, teminatlar gibi konular artık günlük operasyonel sorunlar olmaktan çıkarılmalı ve serbestleştirme mevzuatıyla birlikte, ilgili diğer mevzuat da paralel bir şekilde düzenlenmelidir. Özetle, serbestleştirmenin sadece demiryolu ana taşımalarını değil, terminal ve destekleyici diğer hizmetleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

SERBESTLEŞTİRMENİN VE REKABETİN ÖNÜNDEKİ TEHDİTLER, ENGELLER VE ÇÖZÜM YOLLARI
GECİKEN YASA

Serbestleşmenin ve rekabetin önündeki engellerin aşılabilmesi ve çözüm yollarına kavuşabilmemiz için öncelikle  "serbestleştirme yasası"nın bir an önce ve ülke yararı için doğru bir şekilde çıkarılması sağlanmalıdır. Yasanın çıkışını geciktiren veya varsa çıkmasını önleyen engellerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu görev, kanun koyucunun önündeki en temel görevlerden biridir.

ALTYAPI YATIRIMLARININ GECİKMESİ

Demiryolu ağının mevcut fiziki durumu, uzunlukları ve kapasitesi, yük taşımacılığının hızlı bir şekilde artmasını engelleyici bir unsurdur. Yük taşımacılığı trafiğine yönelik çok ciddi altyapı çalışmalarının acilen başlatılması ve tamamlanması, serbestleştirme sürecinin hızlı bir şekilde ilerlemesi için zorunludur. Eğer üzerinde gidilecek yol yoksa veya verimli taşımacılığa izin verecek altyapı, sinyalizasyon, destekleyici terminal ve diğer yapılanmalar yoksa demiryolu taşımacılığının gelişmesi de mümkün olmayacaktır.

LOKOMOTİF VE VAGON YETERSİZLİKLERİ VE ÖZEL SEKTÖR

TCDD veya yeni kurulacak demiryolu kamu kuruluşunun, yeterli çekiş gücü ve vagon parkına sahip olmaması serbestleştirme sürecinin hızlı ve sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesinin önünde önemli bir engel olabilir. Bu nedenle kamu kuruluşunun araç ve vagon kapasitelerinin yeterli düzeye getirilmesi için devletten aktarılacak kaynakların miktarı belirlenmelidir. Ayrıca özel sektörün de bu süreçte önünün açılması, uygun koşullarda kendi lokomotif ve vagon filolarını oluşturmasına yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Böylece özel sektör kuruluşları açısından haksız rekabetin ortaya çıkmaması garantiye alınmalıdır.

HAKİM İŞLETMECİ RİSKİ

Bilgi, deneyim ve en önemlisi finansal gücü yüksek yabancı bir işletmecinin piyasa hâkimiyetini ele geçirebilecek olması, serbestleşme süreci kapsamında büyük bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle, ülkemiz özel sektörünün bu geçişe hazırlanmasını sağlayacak koşulların oluşturulması; ayrıca kamu ve özel sektör işbirliğinin, üretim ve inşaat alanlarında olduğu gibi, demiryolu işletmeciliği alanında da geliştirilmesi sağlanmalıdır.

YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜ EKSİKLİĞİ

Demiryolu altyapısı ve işletmeciliğinde deneyimli, yetişmiş insan gücü eksikliği bir gerçektir. Eğitimli ve nitelikli insan gücü yetiştirilmesi amacıyla, kamu-özel sektör-sivil toplum kuruluşları ve akademik çevrelerce ortak adımların atılmasını sağlayacak bir önderlik mekanizması oluşturulmalıdır.


ÖZEL SEKTÖRÜN DEMİRYOLU SERBESTLEŞTİRME SÜRECİNDEKİ BEKLENTİLERİ

ÜLKE YARARLARININ ÖNCELİĞİ

Özel sektör temsilcileri olarak demiryollarının serbestleştirilmesinde her şeyden önce gelen beklentimiz, ülke çıkarlarının gözetilmesi ile bu sürecin ülkemizin ve insanlarımızın refah düzeyinin artmasına katkı sağlayacak şekilde kurgulanması ve hayata geçirilmesidir.

SERBESTLEŞTİRME PLANININ İLANI

Bu yönde öncelikle, kesinleştirilmiş, doğru tanımlanmış ve şaşmayacak bir serbestleştirme planının kamu iradesi tarafından resmen açıklanması, yasa ve mevzuatın da bu yönde oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede, temel adımların ve yaklaşımların baştan ilan edilerek bu plan dâhilinde atılması, hangi düzenlemelerin ne zaman yapılacağının bilinmesi, altyapıya ilişkin kamu yatırımlarının kesin bir şekilde açıklanması gerekiyor ki özel sektör de yatırımlarını buna göre planlayıp gerçekleştirsin.

YÜK ÖNCELİKLİ ALTYAPI YATIRIMLARI

Yük öncelikli altyapı yatırımlarının bir an önce planlanarak, hem altyapı hem de elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarının kamu tarafından hızla hayata geçirilmesi serbestleştirme sürecinin başarısını olumlu yönde etkileyecektir.

GEÇİŞ SÜRECİ VE TEŞVİK SİSTEMİ

Yeni yasa ve uygulamada tanımlanabilecek geçiş sürecinde, özel sektörün hızla faal duruma gelmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılması ve serbestleştirme sürecinde özel sektörü özendirecek ve teşvik edecek ekonomik önlemlerin alınması ve destek sistemlerinin oluşturulması gereklidir.

KAMU-ÖZEL SEKTÖR REKABET EŞİTLİĞİ

Bu arada öncelikle eşit rekabet ortamının yaratılması ve altyapıyı üstlenecek kamu ile üstyapı işletmeciliğinde görev alabilecek kamu ve özel sektör kurumları arasında mutlak bağımsızlığın garanti edilmesi sağlıklı ve sürdürülebilir bir serbestleştirme süreci için zorunlu görülmektedir

ÖTV MUAFİYETİ

Son olarak Hava ve denizyolunda olduğu gibi demiryolu taşımacılığında da ÖTV muafiyetinin tanınması eşit rekabet ortamı açısından önemlidir.

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72