Havayolu

TÖSHİD GENEL SEKRETERİ MUSA ALİOĞLU: MECLİSTE HAVACILIK LOBİSİNİN OLUŞTURULMASINI İSTİYORUZTÖSHİD GENEL SEKRETERİ MUSA ALİOĞLU: MECLİSTE HAVACILIK LOBİSİNİN OLUŞTURULMASINI İSTİYORUZ11.04.2011

2010 yılını 100 milyonu aşkın yolcu sayısı ile kapatan Türk sivil havacılığının daha iyi rakamları yakalayabileceğini söyleyen Musa Alioğlu, Türkiye nüfusunun yarısının havayollarını kullanması gerektiğini söyledi.  Türk sivil havacılığı için 2010 altın bir yıl oldu. 2010 yılında iç hatlarda 50.5 milyon yolcuya ulaşan Türk sivil havacılığında iç hatlardaki uçuş noktasına eklediği 21 yeni nokta ile 7 havayolu şirketi 7 merkezden 46 noktaya uçar hale geldi. Küresel Pazar Araştırma Raporu'na göre 2028 yılına kadar Türkiye'nin iç hatlarda yüzde 10.1 büyüme ile gelecek 20 yıl içinde en hızlı büyüyecek pazarlardan biri olacağı öngörülüyor. 2010 yılsonunda dış hatlarda 52 milyon yolcuya ulaşan Türk sivil havacılığı, ikili hava ulaştırma anlaşması olan ülke sayısını 111'e ulaştırdı ve dış hatlara eklediği 97 yeni nokta ile uçuş noktasıyla 2010 itibariyle 157 dış hat noktasına ulaşmış oldu.

11 YOLCU HAVAYOLU ŞİRKETİ 148 UÇAK 28 BİN 611 KOLTUK KAPASİTESİ

Ulaştırma Bakanlığı'nın 2003 yılında başlattığı Bölgesel Havacılık Projesi çerçevesinde sivil havacılık sektöründe büyük ilerleme kaydeden Türkiye'de iç ve dış hat uçuşları gerçekleştiren 16 havayolu işletmesinin toplam cirosu yaklaşık 12 milyar dolara ulaştı. Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği'ne (TÖSHİD) üye özel havayolu şirketleri hiç şüphesiz bu başarının mimarları arasında yer alıyor. TÖSHİD'e 14 havayolu şirketi, 4 terminal işletme şirketi, 2 temsil, gözetim ve yönetim şirketi, 5 hava taksi ve genel şirketi, 2 yer hizmetleri şirketi ve 1 ikram şirketi üye. 11 yolcu havayolu şirketinin 148 uçağı ve 28 bin 611 koltuk kapasitesi, 3 kargo şirketinin 23 uçağı ve 918 ton yük kapasitesi var. Onur Air 28 uçak ve 6 bin 658 koltuk sayısı ile ilk sırada yer alırken, Pegasus 29 uçak 5 bin 262 koltuk kapasitesi ile ikinci sırada bulunuyor. Üçüncü sırada ise 25 uçak ve 4 bin 725 koltuk kapasitesiyle Sun Express yer alıyor. Kargocu havayolu şirketi üyeleri arasında ilk sırada 11 uçak ve 402 ton ile MNG geliyor. 6 uçak ile 256 ton kapasitesine sahip ACT ikinci ve 6 uçak ile 252 ton kapasitesine sahip ULS de üçüncü sırada. Transport Dergisi olarak TÖSHİD Genel Sekreteri Musa Alioğlu ile sektörün geldiği noktayı ve geleceğini konuştuk.

NÜFUSUN YÜZDE 50'Sİ UÇAR HALE GELMELİ

Ulaştırma Bakanlığı 2003 yılında Bölgesel Havacılık Projesi'ni başlattı.
Türk havacılık tarihine devrim olarak geçecek bir uygulamaydı bu. Geçmişte Türk özel sektör havacılık şirketleri olarak ya Avrupa'dan turist getiriyorduk, ya da Avrupa'ya turist götürüyorduk. Ama ne yazık ki yurt içi uçuş gerçekleştiremiyorduk. Yurt içi uçuşlarda o güne kadar THY'nin 'Biz varız, biz yeteriz' mantığıyla hareket etmiş olması bunda etkendi. Ancak ekonomi ve nüfus olarak büyüyen Türkiye'de karayolu ulaşımından havayolu ulaşımına terfi zamanı gelmişti. 2002 yılından sonra sektöre bir ivme kazandırma adına ve Türk halkının geniş kesimlerinin havayolunu kullanmasının önünün açılması adına özel şirketlerin de uçuş gerçekleştirmesinin önü açıldı. THY de bu uçuşlar nedeniyle yolcu kaybetmedi, zarar da etmedi. Çünkü hiç uçmayan insanlar uçmaya başlayınca yeni yolcular kazanılmaya başlandı. Ülkemizde yılda 300 milyon kişi otobüs ile yolculuk yapıyor. Öte yanda iç hatlar, dış hatlar ve transit olarak havayolunu kullanan yolcu sayısı 2010 sonunda 100 milyonu geçti. 100 milyon yolcu iyi bir rakam gibi görünmesine rağmen daha iyi rakamlara ulaşabiliriz. Bu ülkenin yüzde 20'si uçuyorsa bunun yüzde 50'si uçar hale gelmeli. Türk havacılık sektörünün mali gücü 12 milyar dolara kadar dayandı. Ülkenin ekonomisine katkısının ne kadar büyük olduğu ortada.

Sektör oyuncuları bu uygulamaya kolay adapte olabildi mi?
İç hatlarda uçuşun serbest bırakılmasından sonra böyle bir uygulamanın öncesi olmamasına rağmen kurulan ve faaliyete başlayan firmalar çok iyi iş çıkardılar. Yurt dışına uçuş gerçekleştiren bu firmalar yurt içinde de rahatlıkla faaliyetlerini yürüttü. Süreçte yarıştan kopmalar söz konusu oldu ama iç hatlarda bir başarı sağlandı ve THY ile kıyasıya bir rekabet söz konusu. Bu yarışta 155 adet uçağı yer alan THY'ye karşı aynı sayıya yakın uçağa sahip özel havayolu firmaları faaliyet gösteriyor. Ama tabi firmaların hiçbiri sahip olduğu uçakları sadece iç hatlara ayırmıyor. Bu yolcu potansiyeli ile alakalı bir konu. Tarihin tekerleği ileriye doğru ilerliyor ve zaman uçaktan yana. Devlet de kendini uçağın yanında durmayı gerekli görüyor. Çünkü tüm dünya artık uçuyor.

ALİ BEY'İN SÖZÜ TATLI BİR REKABETE TEŞVİK İÇİN

SHGM'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2002 yılına gelene kadar Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) bilinmeyen, tanınmayan çok fazla atılımı olmayan sıradan bir devlet kuruluşuydu. Türkiye'deki havacılık faaliyetlerinin liberal bir yapıda olmaması doğal olarak bu müdürlüğe çok fazla ihtiyacı gerekli kılmıyordu. Ancak yeni süreçle birlikte Ulaştırma Bakanlığı, SHGM ve DHMİ çok iyi işler yaptı. SHGM denetim ve sertifikalandırma konusunda tüm eski defterleri kapadı beyaz bir sayfa açtı ve bu iki alanda çok iyi bir noktaya gelindi. SHGM yöneticiliği döneminde 'Sivil havacılık bizim 5 yıl gerimizde' açıklaması yapan Ali Arıduru'ya tam katılmıyorum. Çünkü şirketlerimiz bu sayıların gerçekleşmesinde önemli bir pay sahibidir. Yeni uçaklarla uçuyor, çalışanların eğitim ve yabancı dil düzeyleri çok iyi seviyede. Biz Ali Bey'in bu sözü tatlı bir rekabete teşvik için söylediğini düşünüyoruz ve çok da geri kalmaya niyetimiz yok.

SHGM'nin sektöre kolay girişi engelleyecek düzenlemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sivil havacılığımızın geçmişine baktığımızda 25 firma bir şekilde açılıp kapandı. Aralarında iyi niyetli yöneticileri olan şirketleri bir kenara bırakıyorum ama sadece bir sezon 1 uçakla uçup paraları alıp giden çok firma oldu ve bunun da önüne geçilmesi için herhangi bir şey yapılmadı. Adama göre kanun yapılarak firma kurulduğuna da şahit olduk. SHGM firmaların kalıcı olması için güçlü mali yapıya ve işletmenin devamlılığını getirebilecek şirketlerin sektörde olmasını istiyor. Havayolu firması kurmanın zorlaştırılmasının faydasını vatandaş görecek.

MECLİSTE BİR HAVACILIK LOBİSİ OLUŞTURULMALI

Ekonomik kriz nasıl oldu da Türk sivil havacılığını etkilemedi?
Krizi iyi yönetmek ve krizi fırsata çevirmek şeklinde iki önemli kavram var. Havayolu sektörü krizi iyi yönetti. SHGM'nin, Ulaştırma Bakanlığı'nın öncülüğü ve desteğiyle yöneticilerin akıllı çalışmalarıyla kriz dönemini rahat geçtik. Belli konularda sıkıntıya düşülmüş olsa da genel manada hiçbir sıkıntıya düşmedik. 360 uçağıyla hizmet üreten, büyüyen bir sektörden bahsediyoruz. Kriz döneminde akıllı davranırsanız, ayağınızı yorganınıza göre uzatırsanız, zamansız ve agresif büyüme politikasını izlemeden büyümeye çalışırsanız kriz dönemlerinden etkilenmeden kurtulabilirsiniz. 2011'de havayolu sektörü yüzde 10'luk bir büyüme yaşayacaktır.

Seçimlerde aday olan havayolculardan beklentiniz nedir?
Dünya ülkeleriyle yarışan Türk sivil havacılığı dünyaya paralel kanunlara sahip olmalı. Bizi geri bıraktıran geçmiş kanun ve yönetmeliklerin revize edilmesi gerekiyor. DHMİ'nin ücret tarifesini Avrupa ile eşdeğer düzeyde belirlemesi gerekiyor. Bürokratik engellemeler kaldırılmalı. Bazı sübvansiyonlar verilmeli. Petrolden alınan bazı vergilerden vaz geçilmeli. Ayrıca havacılığın sevdirilmesi bir devlet politikası olmalı. İlköğretimden başlayarak sivil havacılık dersleri verilmeli. Havacılık liseleri oluşturulmalı. Uçuk bir fikir gibi görünse de Havacılık Bakanlığı bile söz konusu olmalı. Şu an bir seçim dönemindeyiz. Mecliste milletvekili olmaya aday şu ana kadar tek bir havacı yoktu. Şu an SHGM Genel Müdürü Dr. Ali Arıduru, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka ve Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Bahri Kesici adaylıklarını açıkladı. Mecliste bir havacılık lobisinin oluşturulmasını istiyoruz.

Kaynak: Transport
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72