Anasayfa / Sektörel / Sektör Haberleri / Gündem / 2010 YILINDA LOJİSTİK DÜNYASI

2010 YILINDA LOJİSTİK DÜNYASI

2010 YILINDA LOJİSTİK DÜNYASI30.12.2010

Küresel lojistik sektörü 2010 yılında durgunluktan çıkarken güçlü bir sıçrama yaptı, dolayısıyla korkulan çift dipli  ekonomik çöküntü yaşanmadı. Hava, karayolu ve denizyolu sektörleri belirgin bir toparlanma gösterirken, örneğin CEVA hava kargo hacimlerinde ilk çeyrek için % 45 gibi bir büyüme rapor etti. Her ne kadar yılın ilerlemesiyle büyüme temposu yavaşladıysa da, bu konuda istatistiki çalışma yapanlar, sektördeki toparlanma ile  kriz öncesi seviyelere ulaşıldığını dile getirdi.

Her ne kadar bunun etkileri sektörden sektöre farklılık gösterse de, taşıma hacimlerindeki yukarı hareket ve taşıyıcıların kapasitelerin azaltılması yönünde almış olduğu önlemlerin forwarderların brüt karları üzerinde önemli etkileri olmuştur. Havayolu kapasitesi, özellikle sıkışık olup taşıma tarifeleri bütün bir yıl boyunca artış gösterirken, deniz ve karayolu taşıma pazarları daha gevşek bir görüntü sergiledi.

Çin ve Güney Doğu Asya’daki ekonomik gelişmenin etkileri ile sektör saplanmaktan kurtulup en aşağısında yüzdürülebilirken, Euro bölgesinde sıkıntıdaki ekonomilerin ( özellikle Portekiz, İtalya, İspanya ve Yunanistan olmak üzere ) ve ABD ve Birleşik Krallık gibi diğer Batılı  güç santrallerinin muazzam bütçe açıkları olmamış olsaydı, güven belki de çok daha üst seviyelerde olacaktı.

Toparlanmadan en fazla yararlanan denizyolu taşıma sektörü oldu. Oysa bir yıl öncesinde sektör neredeyse erime noktasına gelmişti. Taşıma hacimlerinde ve navlunlardaki artışlar ciro ve karların fırlaması anlamına gelmektedir. Örneğin yılın ilk dokuz ayında pazarın lideri olan Maersk, 300 milyon Dolarlık bir göreli zararı 3.6 milyar Dolarlık bir karlı duruma dönüştürebildi. Belli başlı bir hat firmasının batmaması övgüye değerdir.

Teröristlerin birkaç dağıtıcıya ve ticari havayolu uçaklarına birkaç kere bomba sokmayı başarmaları sonucu güvenlik konusu zorunlu olarak tekrar gündeme geldi. ABD ve Avrupa ülkeleri, Yemen’den kargo kabul etmemek ve kargoların varışında tekrardan taramadan geçirilmesi gibi daha sıkı kargo güvenlik önlemlerine ilişkin duyurularda bulundular. ABD’da daha da ileri gidilerek, tüm kargoların %100’ünün taramadan geçirilmelerini zorunlu kılacak yasal düzenlemeler için çağrılarda bulunuldu. Sektördeki birçok kuruluş tarafından, yapıcı olmaktan uzak ve maliyetli olacağı gerekçesiyle bu gibi krizlerde abartılı ve ölçüsüz tepkilerde bulunulmaması dile getirilmiştir.

Izlanda’daki Eyjafjallajökull yanardağının indifa etmesiyle tedarik zincirinin esnekliği de sorgulanma konusu olmuştur. Bu doğal afetin Kuzey Avrupa’daki havayolu ulaşım sistemi üzerinde olağanüstü etkisi olmuştur. Britanya, Norveç, Hollanda ve daha sonra Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa ve Avrupa’daki hava sahalarının birçoğu ticari hava trafiğine kapanmıştır. Bu hava kargo ve uluslararası ekspres parsel operatörlerinin Güney Avrupa’da (ellinde böyle bir seçenek olması durumlarında) olağanüstü durum planlarını uygulamalarına yol açmıştır. Buna rağmen, özellikle Doğu Afrika’da olmak üzere, bozulan mal ihracatçıları üzerinde olumsuz etkileri oldu.

Birleşmeler ve şirket satın almaları bakımından her ne kadar daha küçük çapta bir dizi satın almalar olmuş olsa da, az sayıda birleşme gerçekleşmiştir. En göze çarpan satın alma olayı, daha önce Schneider’in forwarding işletmesini satın alan Fransız Norbert Dentressangle’ın daha önce kendisinin rakibi olan İngiltere’de yerleşik bir lojistik firması olan TDG’yi satın almasıdır. UPS, yeniden yapılanan TNT firmasını satın almak yerine, boşlukları doldurma stratejisine uygun olarak gözünü daha çok küçük Avrupa’lı oyunculara dikmiş bulunmaktadır. Uzun yıllardır sektörde konsolidasyonun gerisindeki itici güç olan DP-DHL ve DB Schencker büyümeden ziyade karlılık üzerine odaklandıklarının işaretini verdiler. Belki de, özellikle finansal analistlerine göre olmak üzere yılın en çarpıcı sürprizlerinden biri, dev ABD kamyoncu firması olan YRC Worldwide ayakta kalması gösterilebilir. Sırtına binen muazzam borç yükü ile sıkıntıları uzunca bir süredir izlenmekteyken pazar payının rakiplerince dağıtılıp fiyatlar yükseltilebilirdi. Sıkıntılarından kurtulup tamamen düzlüğe çıkmamış olsa da, geleceği bir yıl öncesine nazaran daha güvenli gözükmektedir.

Fiyat sabitleme de yıl içinde ana konulardan biri oldu. Kasım ayında Avrupa Komisyonu, küresel bir gizli kartel anlaşmasında yer alıp, hava kargo tarifeleri tespit etmelerinden dolayı on tane havayolu firmasına toplam 800 milyon Euro ceza uyguladı.  ABD’den Yeni Zelanda’ya kadar daha başka idareler de ceza uygulamasında bulundular. Forwarder’lar da bundan muaf olup paçayı kurtaramazken birçok küresel oyuncu ABD Adalet Bakanlığı’nca para cezasına çarptırıldı. Bu arada, anti-tröst yasalarını ihlal edip kartel fiyatları oluşturdukları iddialarıyla hava taşıma forwarding sektöründe daha başka firmaların da Avrupa Komisyonu’nca  araştırmaları sürdürülmektedir.

Özetlemek gerekirse Dünya ekonomisi ve ticaretinin 2010 yılında güçlü büyüme gösterdiğini ve buna bağlı olarak da bunun küresel pazarlarla ilişkisi olan lojistik firmalarının da büyümelerine katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz. Dünyadaki olası bir ekonomik çöküş tehdidin azaldığını ancak yine de belirsizliğin çağın ruhu olduğu açıktır. ABD ekonomisi büyük engellerle karşı karşıyadır, bu arada Avrupa kendisinin neden olduğu finansal yaralanmalarla cebelleşmektedir. Dünya  büyüyen pazarların patlamasından çok yarar sağlamış ama Çin’deki enflasyon görüntüsü belki de daha da gerecek bir oluşumun başlangıcı da olabilir.

Kaynak: Transport Intelligence