Gündem

UTİKAD BAŞKANI TURGUT ERKESKİN: ULAŞTIRMADA ÇOK SESLİLİĞE SON VERMELİYİZ!UTİKAD BAŞKANI TURGUT ERKESKİN: ULAŞTIRMADA ÇOK SESLİLİĞE SON VERMELİYİZ!16.12.2010

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği'nin (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı seçildikten sonra ilk röportajını UTALojistik'e veren Turgut Erkeskin, yeni dönem planlarını ve Türkiye'nin lojistik üs olma hedefinde üstlenecekleri misyonları UTA dergisine açıkladı.

 
Lojistik üs olmada güçlü bir altyapının yanısıra koordinasyonunun da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Erkeskin “Biz nakliye organizatörleri olarak nasıl tüm taşıma modlarının birbiriyle olan ilişkilerinin koordinasyonunu sağlayarak süreçleri yönetiyorsak, bunun izdüşümünün devlette de olabilmesi lazım. Bunun için de öncelikle kamuda ulaştırma konusundaki çok sesliliğe son vermemiz gerekiyor” diye konuşuyor. Erkeskin, tüm birimleri tek çatı altında toplayacak bir organizasyon ve özel sektör - kamu işbirliğiyle Türkiye’nin lojistik üs olma hedefine rahatlıkla ulaşabileceğinin altını çiziyor. 2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolarlık dış ticaret hedefine yaraşır bir lojistik sektörü oluşturmak adına UTİKAD'ın tüm süreçlerde elini taşın altına koyacağı mesajını veren Erkeskin, devreye alacakları projelerle daha dinamik bir lojistik sektörünün oluşmasında öncü rol üstleneceklerine işaret ediyor.

UTİKAD'ın süregelen yükseliş ivmesi size nasıl sorumluluklar yüklüyor?
UTİKAD'ın 25 yıla sığdırdığı çok önemli kilometre taşları var. Kuruluşumuzdan bu yana görev alan tüm başkanlarımız çok başarılı projelere imza attılar ve UTİKAD'ı aldıkları noktadan çok daha ileriye taşıdılar. Bu durum bana çok büyük sorumluluklar yüklüyor. Aynı performansı hatta daha da iyisini bizim ekibimizin göstermesi gerekiyor. Özellikle Kosta Sandalcı'nın başkanlığında geçen son dört yılda son derece önemli projelere imza atıldı. Bugün FIATA'nın farklı çalışma gruplarında Türkiye'yi aktif olarak temsil ediyoruz. Yeni dönemde, bunu bir adım daha ileriye taşıyarak FIATA'nın yönetim kurulunda yer almak, hatta FIATA'ya Türkiye'den bir başkan göndermek istiyoruz. Bunun için vakit kaybetmeden lobi faaliyetlerine de başladık. Son dönemlerde hayata geçirdiğimiz önemli çalışmalardan biri de konşimentoların sigortalanmasıydı. Bu sayede üyelerimiz, taşıma sırasında olabilecek risklere karşı teminat altına alınmış oldu. Öte yandan Mesleki Etik Değerler Deklarasyonu'nu yayınladık. Ayrıca sektörel eğitimleri yaygınlaştırdık. Ulaştırma Bakanlığı'nın görevlendirmesiyle ECO bölgelerinin taşımacılık derneklerini çatısı altında toplayacak bir organizasyonun çalışmalarını başlattık. 25. yılımızda imza atacağımız en önemli proje ise Mayıs 2011'de organize edeceğimiz Güneydoğu Avrupa Freight Forwarderlar ve Lojistik Hizmet Üretenler Kongresi olacak.

Genel kurulda 'daha dinamik bir UTİKAD ve lojistik sektörü'nün sözünü verdiniz. Bu dinamizmi nasıl sağlayacaksınız?
Başta üyelerimiz olmak üzere tüm lojistik sektörünün büyük hedeflere ulaşmak için elini taşın altına koyması gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada UTİKAD olarak üyelerimizle ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla çok daha fazla irtibat halinde olacağız. Sektörden gelen fikirler ve talepler de rotamızı belirlemede büyük katkı sağlayacak. UTİKAD'ın üye sayısını 500'e yükseltmeyi ve tüm üyelerin projelerimize aktif katılım sağlamasını hedefliyoruz.
 
2023 LOJİSTİK HEDEFLERİNİN ROTASINI ÇİZECEK

Türkiye'nin 2023 için belirlediği 500 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşması bir bakıma lojistik üs olma kabiliyetiyle de doğru orantılı olacak. Bu süreçte UTİKAD‘ın rolü ne olacak?

Yeni dönemde en önemli hedeflerimizden biri bu hayali gerçeğe dönüştürecek, engelleri ortadan kaldıracak adımların atılmasında etkin rol oynamak. Büyük bir ekonomik potansiyele sahip olan Türkiye, çevre ülkelerle de olan ticaretini ve ilişkilerini her geçen gün güçlendiriyor. Bu gelişimle Türkiye, üzerinden geçen yük trafiğini her geçen gün artırıyor. Bu devam etmesi öngörülen yükseliş ivmesi de Türkiye'yi bölgesel üs olma konusunda son derece elverişli bir hale getiriyor. Her ülke, lojistik konusunda kendi avantajlarını dünyaya tanıtmak için elinden geleni yapıyor. Bizim de ön plana çıkaracağımız sayısız avantajımız var. Çevre ülkelerle kıyasladığınızda en ideal taşımacılık Türkiye üzerinden geçiyor. Özellikle kültürel yakınlığımızdan dolayı Ortadoğu ülkeleri Amerika, Uzakdoğu ve Avrupa'ya Türkiye üzerinden ulaşıyor. Bizim de altyapımızı ve yasal süreçlerimizi bu hedefe kanalize ederek yeniden yapılandırmamız ve bu yük trafiği hareketini kolaylaştıracak adımlar atmamız gerekiyor.

Bu hedef açısından değerlendirdiğinizde acil çözüm yolunun bulunması gerektiğini düşündüğünüz sorunlar neler?
Limanlarımızdaki altyapı yetersizliklerinden dolayı yükün Türkiye'ye varışından itibaren transit aktarma işlemlerin ya pılmasında gecikmeler yaşıyoruz. Yoğunluktan dolayı ekstra masraflar ortaya çıkıyor. Öte yandan gümrük mevzuatımız tek ve bu mevzuatın farklı gümrük noktalarında değişik şekillerde yorumlanıp uygulanmaması lazım. En önemlisi de daha esnek ve entegre, demiryolu bağlantısı olan, çevre yollarına yakın, havaalanları ve limanların yanıbaşında konuşlanan lojistik köylere ihtiyacımız var. Bunları aştığımız taktirde lojistik üs olma avantajımızı kullanabiliriz.

Peki UTİKAD lojistik üs olma sürecinde ilk adımı hangi konuda atacak?
En önemli darboğazımızın gümrükler olduğu kanısındayız. Türkiye, Dünya Lojistik Performans Endeksi'nde en düşük notu hep gümrüklerde alıyor. Ekonomide dünyanın 17. büyüğüyüz ama lojistik performansta 39. sıradayız. Bunun nedenlerini çok iyi sorgulamak gerekiyor. Eğer bütün mekanizmanın global olarak makro ölçekte hızlı ve efektif çalışmasını sağlarsak, hem ithalatçılar-ihracatçılar daha rahat çalışacak, hem de maliyetler azalacaktır. Bugün dünyanın önde gelen havalimanlarının gümrüklerinde 24 saat işlem yapılabildiğini görüyoruz. Türkiye’de gümrüklerin 24 saat çalışması gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz ama öncelikle bunları sağlam platformlar üzerine oturtmamız gerekiyor. UTİKAD olarak dünyada bu alandaki uygulamaların nasıl olduğuna dair bir araştırma yapacağız ve gerçekten bu uygulamaya ihtiyacımız olup olmadığını ortaya koyacağız.

Tüm bu sorunların aşılması sürecini hızlandırmak için kamu ve özel sektörün nasıl bir işbirliği içinde olması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Lojistik yapılanmanın güçlenmesi, özel sektörle devlet kurumları arasında çok sıkı bir koordinasyonu gerektiriyor. Bugün kamuda lojistik sektörünü oluşturan alt dalların farklı çatılar altında yapılandığını görüyoruz. Tüm bu kurumların arasındaki iletişimi güçlendirecek ve ortak hareket edilmesini sağlayacak bir koordinasyona ihtiyaç var. Bunun adı Lojistik Bakanlığı veya Lojistik Üst Kurulu da olabilir… Asıl önemli olan bu oluşumun hangi fonksiyonda nasıl bir koordinasyonla çalışacağı… Çünkü özünde lojistiğin de kendisi zaten bir koordinasyon işi değil mi? Lojistikte tüm süreçleri en iyi şekilde koordine edemezseniz başarıya ulaşamazsınız. Biz forwarderlar olarak tüm taşıma modlarını birbiriyle olan ilişkilerinin koordinasyonunu sağlayıp bir süreç yönetiyoruz. Bunun izdüşümünün de devlette olabilmesi lazım. Özel sektör ve kamu işbirliğinde bu hedefe rahatlıkla ulaşılabileceğini düşünüyorum. Dünyayı dolaşan sermayeyi Türkiye'ye çekerek lojistik üslerin kurulmasını sağlayabiliriz. Bunu yabancı şirketler gelsin yapsın demiyoruz, Türk şirketleri dünyadaki fonları kullanarak lojistik üslerinin kurulmasını temin edebilir. 

1 Ocak 2011 tarihi itibariyle ön beyan uygulaması devreye giriyor ve sektör için de yeni bir dönem başlıyor. Bu uygulama beraberinde neleri getirecek, sektör bu sürece hazır mı? Dünya çapında lojistik zincirindeki güvenliği temin edebilmek için bir takım önlemler alınmaya başlandı. Bunu ilk etapta Amerika'da, hemen ardından da Kanada'da gördük ve bu trend devam ediyor. 1 Ocak 2011 itibariyle de AB ülkelerinde ve Türkiye'de başlayacak uygulama kapsamında Türkiye'den çıkan ve AB ülkelerine giden, aynı zamanda bu ülkeler üzerinden Türkiye'ye giriş yapan her mal için ön bildirimde bulunulacak. Eğer sistem başarılı bir şekilde yönetilebilirse süreçler de önemli ölçüde hızlanır. Çünkü mal geldikten sonra değil yük hareketi başlamadan önce detaylı bildirim verilecek, yani alt özet beyanın yerini ön beyan alacak. Ancak uygulamada hala bazı noktalarda soru işaretleri olduğunu görüyoruz. “Ön beyanda yapılabilecek herhangi bir yanlış için cezai uygulama gelecek mi?” sorusu cevabını arıyor. Çünkü sistemin kurallarında taşıma işini taahhüt eden şirketin deklarasyonu doğru yapmakla mükellef olduğu vurgulanıyor. Bu noktayı açıklığa kavuşturmak için temaslarımız sürüyor. Özetle geçiş süreci kolay olmayacak ve nakliye organizatörlerinin iş yükü artacak. Ama sistem çalışmaya başladığında gümrüklerde çok daha dinamikleşeceğiz.


Sektöre Tesadeüfen Girdim

İmza attığı başarılarla UTİKAD'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı'na kadar yükselen Turgut Erkeskin'in sektöre adım atışı ise tamamen tesadüf. Bahriye Subayı ve Ambarlı bölgesinde limanı da olan bir petrol şirketinin müdürü olan babasının da etkisiyle çocukken gemilere çok meraklı olan Erkeskin, bu ilgisini ancak üniversite yıllarına kadar dizginleyebilmiş. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde okurken ulaştırma iktisatını bir hobi olarak araştırmaya başlarken, uluslararası taşımacılık kontratlarını da mercek altına almış. Üniversite hayatından sonra bir turizm şirketinin mali işler departmanında görev alan ve burada çalışırken kısa süreliğine İngiltere'ye yabancı dil öğrenimi için giden Erkeskin döndüğünde kariyerini farklı bir kulvarda devam ettirme kararı alıp araştırmalara başlamış. O dönemde arkadaşından aldığı bir telefonla lojistik sektörüne nasıl adım attığını Erkeskin şu sözlerle anlatıyor: “Hayata dair hedeflerimi sorguladığım bir dönemde yakın arkadaşım beni arayarak bir iş görüşmesine gittiğini fakat yabancı dili yeterli olmadığı için kendisini kabul etmediklerini belirtti ve bana 'Sen de görüşmeye gider misin?' diye sordu. Fakat görüşmeye gittiğimde dört kişi aradıklarını ve hepsini de işe aldıklarını söyleyerek beni geri gönderdiler. Fakat daha aradan iki gün geçmişti ki beni aradılar ve beşinci kişi olarak Zihni Şirketler Grubu’nun, Zihnak şirketinde transit departmanında işe başladım. Gider gitmez benden 2. Boğaz Köprüsü'nün taşıma ihalesi için teklif dosyası hazırlamamı istediler. İhalede ilk üçe kalmayı başardık. Bu bölümde iki yıl çalıştıktan sonra henüz 23 yaşındayken şirketin Romanya ofisine müdürlük pozisyonu için gönderildim. Bir süre sonra Türkiye'ye geldim ve kendimi Genel Transport'ta buldum. 1988 yılında İstanbul şube müdürü olarak göreve başladım. 1990 yılında ise şirket sahipleri ayrılma kararı verince firmayı bana devretmeyi teklif ettiler ve ben de kabul ettim.” “Sektöre girişim tesadüf oldu ama dünyaya tekrar gelsem yine bu işi yapardım. Çünkü ilk günkü heyecanımdan hiçbir şey kaybetmedim” diyen Erkeskin, mesleğinin en sevdiğini yanı olarak dünyanın farklı ülkelerinden farklı kültürlerinden insanlarla iletişim içinde olmasını gösteriyor.

HOBİSİ FOTOĞRAFÇILIK Genel Transport'un CEO'luğu, UTİKAD'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı ve İTO'nun Taşımacılık Komitesi üyeliğinden fırsat bulduğunda hobi olarak fotoğrafçılıkla ilgilenen Erkeskin, en çok yaşamdan kareleri görüntülemekten keyif alıyor. Erkeskin'in planları arasında bir fotoğraf sergisi açmak da yer alıyor.   
Kaynak: Uta Lojistik
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72