Gündem

OSD GENEL SEKRETERİ ERCAN TEZERDEN HEDEFLERİ YAKINLAŞTIRACAK ÖNERİLEROSD GENEL SEKRETERİ ERCAN TEZERDEN HEDEFLERİ YAKINLAŞTIRACAK ÖNERİLER

Dünya otomotiv üretimi sıralamasında ilk 10'a girmeyi hedefleyen otomotiv sektörü, lojistik yapısının doğru ve verimli bir şekilde planlanmasını ve yönetilmesini bekliyor. 2010 yılı itibariyle ihraç edilen araçların yüzde 94'ünün denizyolu, yüzde 2'sinin demiryolu, yüzde 4'ünün ise karayolu ile taşındığını aktaran Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, sanayinin lojistikte karşı karşıya olduğu en büyük sorunları oto-port nitelikli limanların oluşturulamaması ve demiryolu bağlantısının kurulamaması olarak açıklıyor. Sanayinin lojistik altyapısına yönelik sorunlarını ve bunların çözümlerini 2008 yılında hazırladıkları 'Marmara Bölgesi Otomotiv Lojistiği Planlaması' raporunda kapsamlı olarak ele aldıklarını hatırlatan Tezel, “Hükümetten beklentimiz bu raporda yer alan somut önerilerimiz çerçevesinde gerekli yatırımların gerçekleştirilmesidir” diyor. 

ÜRETİM YENİ MERKEZLERE KAYIYOR

Türkiye'nin otomotivde rakipleri karşısındaki güçlü ve zayıf yönleri neler?

Yüksek kalite geleneği ve otomotiv kültürü yanında üstün iş gücü potansiyeli ile Türkiye, küreselleşme sürecinde önemli adaylardan birisidir. Öte yandan esnek çalışma saatleri ile tesislerini etkin kullanma yeteneği, kendisini geliştirmiş, deneyimli ve yüksek teknoloji ve co-dizayn yeteneklerine sahip yerli yan sanayi, uluslararası teknik mevzuata uyum sağlamış olması, dünyada en önde gelen kalite standartlarında üretimi, gelişmiş enerji ve iletişim altyapıları ve yüksek işgücü verimliliği gibi güçlü yönleriyle, sanayimiz çok önemli avantaja sahip bulunmaktadır. Son zamanlarda, küresel üretimin kuzeyden güneye, batıdan doğuya yeni merkezlere kaydığı gözlenmektedir. Bu nedenle, hem yeni model hem de mevcut ürünlerde kapasiteyi artırmaya yönelik orta vadeli kararlarda, birçok ürünün üretim merkezi olan Türk otomotiv sanayi firmalarının sahip olduğu üretimde özelikle işgücü maliyeti, kalite ve verimlilik gibi unsurların etkili olacağı beklenmektedir. Türk otomotiv sanayi, rakibi olarak değerlendirilen yeni AB üyesi ülkeleri ile kıyaslandığında, “yüksek işe bağlılık oranı”  ile çok önemli bir avantaja sahip bulunmaktadır. Otomotiv gibi karmaşık ve işe devam zorunluluğu gerektiren bir sanayide, işçilik maliyeti avantajının, bu önemli faktör ile birlikte değerlendirilmesi çok önemli olacaktır. İç ve dış pazarlarda krizin etkisinin ortadan kalkması ve talep istikrarının sağlanması en önemli sorun olarak gözlenmektedir. Kriz sonrası yeniden yapılanacak olan küresel otomotiv sanayi içinde ülkemizin yerini güçlendirmesi stratejik önem taşımaktadır. Bu süreçte, eğer koşullar iyi değerlendirilebilirse, Türk otomotiv sanayinin sahip olduğu yüksek kalite, yönetim anlayışı ve yüksek işgücü verimliliği gibi üstün niteliklere bağlı olarak birçok önemli fırsat elde edebileceği beklenmektedir.

Türk otomotiv endüstrisinin son dönemde ihracatta öne çıkan pazarlarından söz eder misiniz?

Bugün itibariyle otomotiv sanayi, üretiminin yüzde 80'ini ihraç etmekte ve ihracatının yüzde 90'ını AB ülkelerine gerçekleştirmektedir. İhracatımız ağırlıklı olarak İtalya, Almanya, Fransa'ya yapılmaktadır. Küresel ihracat projelerine bağlı olarak önümüzdeki yıllarda da ihracatımızın AB ülkeleri ağırlıklı devam edeceği planlanmaktadır. Krizin zor koşulları altında, otomotiv sanayi mevcut strateji ve hedeflerinde bir değişiklik yapmamıştır. Sanayimizin, AB ve dünya sıralamasındaki yerini daha da yükselteceğini ve dünya toplam taşıt üretiminde ilk on, AB'nin toplam taşıt aracı üretiminde ilk üç ve Ar-Ge'de ilk beş içinde yer alacağı hedeflenmektedir. Bir başka ifade ile sanayimiz, “Mükemmeliyet Merkezi” olma hedefi yolunda, bundan sonra da istikrarlı iç pazar ve ihracat projelerine bağlı olarak büyümek üzere yoğun çalışmalarını sürdürmektedir.

EYLEM PLANI HÜKÜMET POLİTİKASI OLARAK UYGULANMALI

Lojistik altyapıyı güçlendirmek adına OSD'nin gündeminde hangi projeler var?

Otomotivde ihraç edilen araçların yüzde 94'ü denizyolu, yüzde 2'si demiryolu, yüzde 4'ü ise karayolu ile taşınmaktadır. Lojistik planlaması sanayimizin karşı karşıya bulunduğu önemli bir sorun olarak algılanmaktadır. Sanayimizin lojistik operasyonları ile ilgili en büyük sorunu limanların ve mevcut demiryolu bağlantılarının yetersizliğidir.

OSD tarafından 2008 yılı Eylül ayında tamamlanan ve DPT Müsteşarlığı yetkililerine sunulan Marmara Bölgesi Otomotiv Lojistiği Planlaması Raporu'nda birçok eksiğimizin olduğu özellikle, limanlarımızın büyük çoğunluğunun demiryolu bağlantısı olmadığı gibi önemli sonuçlara ulaşılmıştı. Hükümetimizden beklentimiz, bu raporda yer alan somut önerilerimiz çerçevesinde gerekli yatırımların gerçekleştirilmesidir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Otomotiv Sanayi Strateji Belgesi içinde Eylem Planı'nda da ayrıntılı olarak belirtilen hedefler ilgili olarak sorumlu ve ilgili kurumlar tespit edilmiştir. Ayrıca yine bu kapsamda “Sanayi şirketlerinin küresel rekabet güçlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi” ve “Otomotiv sanayine ilişkin iş ortamının geliştirilmesi” şeklinde iki temel stratejik hedef belirlenmiştir. “Ar-Ge altyapısının yetersizliği”, “şirketlerin tasarım, üretim ve markalaşma kapasiteleri ve yetenekleri konusundaki yetersizlikleri”, “fiziki altyapının yetersizliği” ve “hukuki ve idari düzenlemelere ilişkin sorunlar” olmak üzere dört temel politika alanı tespit edilmiştir. Eylem planı içinde yer alan ve sanayimizin açısından diğer bir önemli bir konu da, otomotiv ürünlerine uygun oto-port nitelikli limanlar ve çevresindeki ulaştırma altyapısının geliştirilmesidir. Sanayi Strateji Belgesi'nin uygulanması ve izlenmesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda kurulacak olan bir “Yürütme ve İzleme Komitesi” vasıtasıyla gerçekleştirilecektir.

10 MADDEDE OTOMOTİV SANAYİNİN LOJİSTİK TALEPLERİ

* Otomotiv lojistiğine özgü liman araç terminallerinin oluşturulması,

* Otomotiv elleçlemesi yapılan Gemlik, Derince, Yeniköy gibi limanlara erişimde demiryolunun etkin olarak kullanılması,
* Bursa Bölgesi fabrikaları ile Mustafakemalpaşa demiryolu istasyonu arasında demiryolu kurulması,
* Bandırma Limanı’nda vagon Ro-Ro sisteminin oluşturulması, 
* Çorlu'da kurulması planlanan lojistik bölge içinde en az 30 ha büyüklüğünde özellikle ithal
-ihraç ve iç dağıtım CBU araçlara hitap edecek şekilde otomotiv terminali ve dağıtım merkezinin kurulması,
* İthalat-ihracat araç lojistiği talep ilişkisinin kurulması, gümrük geçişlerinin hızlandırılması,
* Türk limanlarında maliyetlerin düşürülmesi,
* Sabiha Gökçen Havalimanı'nda kargo limanının yapılması ve kargo uçaklarının buraya yönlendirilmesi,
* İhracat malı taşıyan uluslararası taşımacılara sınır kapılarında uygulanacak mazot indiriminin uygulanması,
* Trakya Bölgesi'nde otomotiv lojistiği altyapısının oluşturulması.
Kaynak: UTA Lojistik
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72