Gündem

MERSİNLİ ENGELLER KALKSIN DİYORMERSİNLİ ENGELLER KALKSIN DİYOR

Mersin’de 3. kez düzenlenen lojistik fuarı ve uluslararası konferans Türkiye lojistik sektörünün önde gelen isimlerini ilde buluşturdu.

Uluslararası Limanı, her gün artan ticari potansiyeli ve ticaretin geçiş noktalarının tam ortasında yer alan konumu ile Mersin, artık ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak istiyor. Bu katkının önünü büyük ölçüde açacak olan en büyük yatırım olarak da, tüm projeleri tamamlanan ama kazmayı vurmak için ‘devlet oluru’ bekleyen lojistik merkez gösteriliyor. İşte  Mersin’de 4 gün boyunca süren etkinliklerin ortak paydasını ‘Lojistik merkeze niye hala start verilmiyor” cümlesi oluşturdu.

Mersin Lojistik ve Transport Fuarı’nın, 7 Ekim’de düzenlenen açılışından sonra Mersin Üniversitesi Kampüsü’nde yapılan Mersin 3. Uluslararası Küresel Ticarette Lojistik Konferansı tıklım tıklım bir salonda gerçekleştirildi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Deniz Ticareti Odası, Mersin Lojistik Platformu ve Mersin Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen konferansın açılış konuşmaları, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin Lojistik Platformu Başkanı Jozef Atat, TİM Başkan Vekili Nail Nedim Güreli ve Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu tarafından yapıldı.
 
Jozef Atat: Yükleri komşu limanlara kaptırabiliriz
 
Konferansta söz alan Mersin Lojistik Platformu Başkanı Jozef Atat, Mersin’in onca avantajına karşın, komşu illerin gerisinde kalabileceği riskine dikkat çektiği konuşmasına şöyle devam etti:  “Mersin Limanı’nda elleçlenen yük miktarı tahminlerin üstünde artmaktadır. 2010 yılı sonunda elleçlenen konteyner miktarı 1 milyon TEUS olarak tahmin edilmektedir. 4 yıl önce 500 bin TEUS olarak gerçekleşen elleçlemenin 4 yıl içinde iki misline çıkması hepimizi mutlu ediyor. Ancak, ulusun tamamına yansıyan bu gelişmenin biz Mersinlilere tam olarak yansıdığını söylemek mümkün değil. Şehrimizde kurulacak lojistik merkezde ne kadar çok yük elleçlenirse iş hacminin katma değerinin de o kadar Mersin’e katkısı olacaktır.  Aksi halde komşu limanların faaliyete geçmesiyle söz konusu yükler buralara kayacaktır. Ön projesini çizdirdiğimiz Mersin Lojistik merkezinde satacağımız 46 parsel için şu ana kadar 133 firma müracaat etmiştir. İşleri acil olan bazı firmalarımız ise, bulabildikleri arsalarda yatırıma başlamışlardır. Plan ve projeden yoksun bu yatırımlar şehrimizin görünümünü bozmakta ve dağınıklığa sebep vermektedirler. Bu dağınıklığın kalkması ancak lojistik merkezin kalkmasıyla mümkün olacaktır.

Şerafettin Aşut: Dünyanın gözü Mersin’in lojistik avantajlarında
 
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut da, dünyanın gözünün Mersin ve Mersin’in lojistik potansiyelinde olduğunu öne sürerek, “Küresel krizin ardından tekrar büyümeye başlayan dünya ticareti ve haritasında dünyanın lojistik merkezi Türkiye, Türkiye’nin lojistik merkezi ise Mersin olarak görülmektedir. Gelişmiş demiryolu, karayolu ve limanına birkaç yıl içinde eklenecek olan uluslararası Çukurova Bölgesel Havaalanı ile, Mersin tüm ulaşım modlarına sahip nadir kentlerden biri olacaktır. Ayrıca, Mersin Limanı dışına yapılması kararı alınan yeni dış liman mendireği Asya’dan ve Amerika’dan gelen transit gemileri de Mersin’e çekecektir. Kamulaştırılması tamamlanan ve kısa süre içinde temeli atılacak olan Mersin Lojistik Merkezi, Türkiye’nin modern anlamdaki ilk lojistik merkezi olacak ve Mersin’in altyapısı tamamlanmış olacaktır. Kriz döneminde Türkiye’de ve dünyada birçok fuar iptal edilirken, Mersin fuarlarına devam etti. Çünkü, Mersin olarak lojistikte iddialıyız. Mersin sadece Türkiye’nin değil, kendi hinterlandının parlayan yıldızıdır. Ve şu iddianın altını çizerek vurgulamak isterim, dünyanın gözü Mersin ve Mersin’in lojistik avantajlarındadır” diye konuştu.

Nail Nedim Güreli: Türkiye mucizelere imza atmıştır
 
İhracatçıların son yıllarda tüm imkansızlıklara karşın, ezber bozan işlere imza attıklarını vurgulayan TİM Başkan Vekili Nail Nedim Güreli ise, “Hiçbir istatistiğe sığmayacak işler yaptık. Bu imkansızlıklar içinde başardık. İhracatçı dediğiniz insanların çoğu lisan bilmezdi. Türkiye’nin birçok şeyi yoktu. Yokluk vardı ve yokluk hiçbir şey dinlemez. Ben zeytinyağı üretirdim. İhracat için devlet bana teneke veremezdi. Artık Türkiye’de mucizelere inanıyorum. Her şey çok daha güzel olacak” dedi.

Hasan Basri Güzeloğlu: Mersin’e katkı, ülkeye katkı olarak algılanmalı
 
Avrupa’nın en büyük demiryolu bağlantılı lojistik köyünün  Mersin ilinde planlandığını ifade eden Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu da, “Proje, ile çok büyük değer katacaktır. Ayrıca, Çukurova Uluslararası Havaalanı, kargo terminalleri ile bölgeye gelecek bir zenginliğin adıdır. Bunun ötesinde Lübnan dahil olmak üzere karşılıklı deniz seferleri planlanmıştır. Bütün bu zenginliklerin ülkemiz için gereğine değinirken, şehrimizden çok Türkiye’nin ekonomiye katkısı düşünülmelidir. İç rekabette maalesef bunu aşamadığımız durumlar oluyor. Lojistiği Mersin olarak kullanırken limanı kullanan bütün kentleri de kasdediyoruz. Bunun için birliktelikleri çoğaltmak şart. Bu büyük ülkenin artık kendi markalarını yaratması gerekir” değerlendirmesinde bulundu. 
 
 
Kadri Şaman Ödülleri sahiplerini buldu

Açılışın ardından Kadri Şaman 3. Lojistik Başarı ödülleri sahiplerine verildi. Mersin Üniversitesi Dış Ticaret ve Lojistik Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu tarafından belirlenen seçici kurul, bu sene ikisi ulusal, biri de yerel olmak üzere üç firmayı ödüle layık gördü. Buna göre ‘Sektöre Destek’ ödülü yaptığı açılımlar ve Mersin’de sektörün gelişmesi amacıyla yaptığı alt yapı yatırımları nedeniyle
ilk ödül TCDD’ye verildi. Ödülü teslim alan TCDD Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Veysi Kurt, yürütmekte olan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Ulusal Başarı Ödülü’ne ise Intercombi Nakliyat ve Lojistik Anonim Şirketi layık görüldü.
Son olarak da Yerel Başarı Ödülü sahibini buldu. Jüri, bu dalda Köknar Taşımacılık şirketini taltif etti.
 
 
Sektöre Destek Ödülü
TCDD Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Veysi Kurt’a ödülünü Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu takdim etti.

 

Ulusal Başarı Ödülü
Intercombi Nakliyat ve Lojistik AŞ’den Boray Güner’e ödülünü Mersin MHP Milletvekili Mehmet Şandır verdi.
 
 
Yerel Başarı Ödülü
Köknar Taşımacılık Genel Müdürü Bedirhan Torlak’a ödülü, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suha Aydın tarafından verildi.
 
Sami Kabaş: Her yol Mersin’e çıkacak
 
Konferansın “Türkiye Dış Ticaret ve Lojistik Sektörü” başlıklı ilk oturumu öncesi söz alan Ulaştırma Bakanlığı Danışmanı Sami Kabaş, lojistik faaliyetlerin demiryolu eksenli olmasına gayret ettiklerini ifade ederek,  uluslararası partnerlerimizin de ülkeden bunu beklediğini kaydetti. Kabaş, şöyle devam etti: “Demiryollarımız yarım hamle ile tırmandığı yokuşları bundan böyle tırmanmayacaktır. Bundan böyle yolları yenileyip, sinyalizasyon çalışmaları yapacağız. Bölgesel havaalanımız çok önemli. Kargo yükleri için uygun bir havaalanı olması gerekiyordu. Çünkü, Türkiye’nin 50 yılını planladığımızda bunun bölgeye yetmediğini gördük. Karayolları Genel Müdürlüğümüz, sahil yolunda birçok noktada çalışıyor. Her yol Mersin’e çıkacak şekilde yolları tamamlıyoruz. Lojistik merkeze gelince, hazır bir proje bulduk, destekleyelim dedik. İnşallah süratle hayata geçtiğini görürüz. 
 
Türkiye, Dış Ticaret ve Lojistik Sektörü paneli

Konferansın bundan sonraki bölümü konuşmacılarının UND Başkanı Tamer Dinçşahin, IRU Yönetim Kurulu Üyesi ve UND 2. Başkanı İzzet Salah ve UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRKLİM Başkanı Kaan Gürgenç’in olduğu ve moderatörlüğünü LODER Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş’ın yaptığı panelle devam etti.

Konuşmasında küresel krizin dünya ticareti ve Türkiye uluslararası lojistik sektörüne etkilerine ilişkin değerlendirmeler yapan UND Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Dinçşahin, UND’nin, 2010 yılında Nisan ayında, uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olarak “Tekirdağ-Toulon ve Tekirdağ- Trieste Ro-Ro Hatları”nı küresel lojistik sektörünün hizmetine sunduğunu kaydetti. Geçen sene düzenlenen 10. Ulaştırma Şurası sonrası belirlenen 100 hedefe de değinen Dinçşahin, “Özellikle büyük kentlerde lojistik faaliyetlerin belli merkezlerde kümelendiği lojistik köylerin yaygınlaştırılması, limanların geliştirilmesi, mevcut ve yeni pazarlarla intermodal ulaşım bağlantılarının kurulması, transit yüklerin geçişinin kolaylaştırılması gibi projeleri içeren 100 hedefin gerçeğe dönüştürülmesi Türkiye ekonomisini, dünya ekonomisinde üst sıralara yerleştirecektir” dedi.
 
Tamer Dinçşahin: Mersin yatırımcısı olsam, başka noktalara yönelirdim

Krizle boğuşan Yunanistan’ın, Çin ile imzaladığı 14 sözleşme sonrası krizden çıkış anahtarı olarak lojistiği gördüğünü ifade eden Dinçşahin, “Büyümede Çin ile yarışır hale geldik. İhracatımızda gerileyen AB payına karşın, Ortadoğu, Afrika ve Uzakdoğu pazarında önemli gelişmeler yaşandı. Ulaşım lojistik koridorunda daha etkin rol alıp, payımızı artırmalıyız. Lojistik bir devlet politikası haline getirilmelidir” diye konuştu.

Dinçşahin, sözlerini tüm projeleri tamamlandığı halde, son adımın atılması için kamu oluru ve bürokratik işlemlerde ağır kalan hükümete seslenerek tamamladı: ”Ben bir taşımacıyım. Bir Mersin yatırımcısı olsaydım. Başka noktalara yatırıma yönelebilirdim. Sektörümüz adına isteklerimizin göz ardı edilmemesini ve kamunun da sesimize kulak vermesini istiyorum. Yatırımdan vazgeçecek noktalara gelmeyi istemiyoruz. Bu yüzden de bütün Türkiye’nin örnek almak için beklediği Mersin projemizin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.”
 
 
İzzet Salah: OSB alanı tahsisinde, lojistik köy alanı da yer almalı

IRU Yönetim Kurulu Üyesi ve UND 2. Başkanı İzzet Salah ise, uluslararası nakliyecilerin, IRU’nun önderlik ettiği projelerle Japonya’dan Türkiye aracılığıyla Avrupa ve Afrika’ya kadar, kesintisiz ulaşım sağlamayı hedeflediklerini kaydetti. Salah “Kamyoncunun geçtiği her yerde refah vardır. Kamyoncu geçtiği her kasabadan, şehirden alışveriş yapar, mazot alır, lokantalarına gider” dedi.

Konuşmasında lojistik köylerin, Organize Sanayi Bölgeleri’nin yakınında olması gerektiğini de ifade eden Salah, “400 lojistik köy müracaatı var. Hepsinin başarılı olup olmayacağını iyi incelemek, bu projeleri bilen kişilerle yapmak gerekir. Aksi bir durum maliyetleri yükseltecektir. O zaman da üretici kendine başka bir alternatif arayacaktır. Bu yüzden de Devletin, OSB’ler için arazi tahsis ettiğinde arkasında da lojistik köy için alan tahsis etmesi gerekmektedir. O zaman biz lojistikçiler bu alana bu kadar büyük rakamlar ödemeyeceğiz” dedi.
 
Kaan Gürgenç: İş yapış kolaylığı endeksinde 64. sıradayız

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRKLİM Başkanı Kaan Gürgenç ise, “Bir ekonomistin söylediği gibi dünya sizin ne ürettiğinizle değil, bu ürünü tüketileceği alana ne kadar maliyetle ulaştıracağınızla ilgileniyor. Dolayısıyla gelecekte savaşlar tedarik zinciri üzerinde olacak. Böyle baktığınız zaman maalesef ki Türkiye’nin gitmek için çok uzun yolu var. Bugün bir ülkenin iş yapışı kolaylığı endeksinde 64’üncü sıradayız. Ve ekonomimizi dünyada ilk 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. Aradaki fark bile bize yapmamız gereken işin ne kadar çok olduğunu gösteriyor” dedi.

“Küresel Lojistik sektöründe Türkiye’nin Önemi ve Geleceği” başlıklı ikinci oturumda ise IRU Eşya Taşımacılığı Konseyi Başkan Yardımcısı Peter J. Cullum, IRU TIR Sistemi Yönetimi ve SAFETIR Sorumlusu Raphaël Hirt ve Logwin Logistics CEO’su Ercan Ataman konuşmacı olarak katıldı. 
Kaynak: Selçuk ONUR – MERSİN / LOJİPORT

 

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72