Gündem

BOĞAZLARIMIZ ŞU GÜNLERDE YENİDEN GÜNDEMDEBOĞAZLARIMIZ ŞU GÜNLERDE YENİDEN GÜNDEMDE

Türkiye artık Boğazlar’ını iyiden iyiye sahiplenmek istiyor. Gemi tonajları ekonomi uğruna almış başını gitmiş. Yarım milyon ton kapasiteleri önceden kim hayal ederdi ki. Bu boyuttaki gemiler olmasa bile bunun yarısını aşkın tonajdaki gemiler Boğazlar’ımızdan geçirildi, kılavuzlanarak ve römorkörler eşliğinde.

Tarihe kayıt düşmesi için bu gemileri bir anımsayalım: Kanchen   Junga, Hint bayraklı tanker,   139 820 grt,  tamboy 333 m, en 52 m (01.01.1990), Agip Lazio, İtalyan bayraklı tanker, 127 070 grt, tamboy 349 m, en 52 m (25.05.1990), S. G. Enterprise, Bahama bayraklı dökmeci, 108 083 grt,tamboy 312 m, en50 m (05.08.2000) şu ana kadar Boğazlar’ımızdan geçmiş en büyük tonajlı gemiler.

Uğraksız geçişler serbest. Ama başıboş değil!  Zararsız geçiş koşullarını Türkiye artık bayrak devletlerine hatırlatıyor. Sadece bayrak devletleri mi, ham petrol taşıyanları da (tanker sahipleri ve tanker işletenleri)  artık Türk Boğazları’nı kullanırken İstanbullunun huzurunu, sağlığını ve güvenliğini tehdit etmeden nasıl geçebilecekleri konusunda sorgulanıyor. Önceden bir tanker kazası oldu mu İstanbullu karalar bağlardı. Gayet iyi anımsıyorum, 1960 yılında Aralık ayının bir günü Yunan bayraklı World Harmony ile Yugoslav bayraklı Peter Zoranic gemileri çatıştı. Hem de Kanlıca alargasında. Kazadan sonra Peter Zoranic oracıkta battı!

İstinye tersanesinde havuzlanmak için sıra bekleyen demirdeki posta gemimiz Tarsus yandı.18 bin ton petrol türevi Boğazı kasıp kavurdu. Sanıyorum, petrol yangınıyla tanıştığımız ilk deniz kazası bu “çatışma kazası” oldu! Bu çatışma olayı belki büyük çaplı bir ilkti; ama son olmadı. Bir dizi kaza bunu izledi. Norveç bayraklı Norborn 1964 Eylülünde Peter Zoranic’in batığına çattı. Boğaz’a petrol yayıldı. Norborn’da yangın çıktı. Mart 1966’da iki Rus gemisi Lutsk ve Kransky Oktiabr bu sefer Kızkulesi açığında çatıştı. Çatışmanın sonrasında 1850 ton petrol çevreye yayıldı. Hem de talihsiz Karaköy yüzer iskelesini de Şehir Hattı vapuruyla birlikte yakarak.

Boğaz olur da kaza biter mi?

Kasım 1979’da Indepenta adlı Romen tankeriyle Yunan bayraklı Evriali şilebi Haydarpaşa alargasında çatıştı. Indepenta tankeri neredeyse bir ay sönüp-sönüp yandı. Tam 94 bin 600 ton ham petrol gaz sobasında yanar gibi Indepenta marka sobada yandı.

İstanbulluyu ısıttı mı, bilinmez. Ama koca metropolü ziyadesiyle tehdit etti!

Peşinden 1988’de Blue Star, 1990’da Jambur, 1994’de Nassia, 1999’da Volganeft, 2002+de de Gotia olayları… Hepsinde de az ama çok petrol kirletmesi yaşandı.

Alt alta topladığınızda 200 bin ton petrol İstanbul Boğazına ve yakın çevresine deniz kazaları yüzünden dökülüvermiş. Nereden baksanız bakın, Tüpraş’ın bir haftalık yakıt ihtiyacı!

Sözün özü, gemiler kazaları yaptı; sıkıntılarını yaşamak da İstanbullunun yanına kar kaldı!
Nasıl bir serbestiyse?

12 milyon nüfuslu bir metropolün dörtte biri Boğaz’ın etki alanında yaşayacak. Boğazı tanımayan sularını, rüzgarını algılayamayan bir geminin kaptanı nasılsa uğraksız geçiş serbest diye Boğazı geçmeye çalışacak!

Yani, Boğazda kaza yapmak da bir anlamda geçiş serbesti kapsamında!

Kaynak: Perşembe Rotası
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72