Gündem

KATMA DEĞERİ YÜKSEK SEKTÖRLERE ATLAMANIN TAM ZAMANIKATMA DEĞERİ YÜKSEK SEKTÖRLERE ATLAMANIN TAM ZAMANI23.07.2010

Uçak imalatında kullanılan küçüçük bir vidanın tanesi 100 dolar. Tamamen aynı özelliklere sahip benzer bir vidayı 3 cente satanlar da var. Ama uçak üretimi yapanlar şaşmaz bir şekilde 100 dolarlık vidayı kullanıyor. Bunun nedeni 100 dolarlık vidanın sahip olduğu sertifikasyonlar. Uçakta kullanılan vidanın üretimi, yüzlerce testten geçmiş sertifikalı hammaddeden, her biri ayrı sertifikaya sahip onlarca makineye kadar aşama aşama uzun bir garanti zinciri içerisinde yapılıyor. Vida, uçağın yapımında kullanılacak hale geldiğinde artık yüzde 100 güvenli olmuştur. Tek bir vidanın sadece Ar-Ge ve sertifikasyon harcamaları için 25-30 milyon dolar harcayan vida üreticisi olan firma, belki ürününü yüzde 1000 kârla satıyordur ama bunu da hak etmiştir.

Son günlerde pek çok sanayicinin artık klasik işkollarından uzaklaşıp katma değeri yüksek ürün arayışına girmesi dikkatimi çekiyor. Sektörel olarak buzdolabı, çamaşır makinesi hatta otomotivde bile kâr marjlarının çok düşük kaldığı düşüncesindeler. Kriz dönemini fırsat bilip katma değeri yüksek sektörlere yönelmeye çalışanlar bunun için Ar-Ge ve teknolojiye yatırım yapmaları gerektiğinin farkındalar.
 
İnsan kaynağı bulmak kolaylaştı
Biraz önce verdiğim vida örneğinde olduğu gibi, havacılık ve uzay sanayii katma değerin en yüksek olduğu sektörlerin başında geliyor. Tıp ve sağlık sektörü de öyle. İletişim ve bilgi teknolojileri zaten katma değeri yüksek ürünler sisteminin doğal bir parçası. Ama üç yıl ama 10 yıl sonra küresel kriz döneminin sonu gelecek. Taşlar yerli yerine oturacak, yeni dengeler kurulacak. Bütün mesele oraya buraya yuvarlanmış taşlar yeniden yerine otururken en altta kalıp hamal durumunu sürdürmemek. Bunun için de yatırım maliyetlerinin çok düştüğü şu dönem katma değeri yüksek ürün ve sektörlere sıçramak için en uygun zamanlardan biri. Hele katma değeri yüksek ürünlerin araştırılması ve üretiminde yararlanılan insan kaynaklarına artık kolayca ulaşılabildiğini de düşünürsek konunun önemi daha da iyi anlaşılır.

Daha önce bu sütunlarda dile getirmiştik. ABD'de yaşayan entelektüel düzeyi yüksek bilimadamı, yönetici, doktor, mühendis gibi yaklaşık 85 bin Türk bulunuyor. Yıllardır araştırmalarıyla, buluşlarıyla ABD'deki şirketlerin gelişimine katkıda bulunmuş bu Türklerin arasında orta, lise ve yükseköğrenimini aldıkları ülkeye katkıda bulunmak isteyen ciddi bir kesim var. Kendi aralarında organize olup Türkiye'de üniversitelerle bağlantıya geçip İzmir'i pilot bölge seçerek Inovatıon İzmir adıyla bir proje başlattılar bile. Kurulan platform, katma değeri en yüksek sektörlerden biri olan tıbbi cihazların Türkiye'de geliştirilmesi ve üretimine yönelik çalışmalar yapıyor. Bu gruptakilerden birinin anlattığı kanser tedavisi için geliştirmeye çalıştıkları bir ürün konuyu anlamak için iyi bir örnek. Malum kanserli tümöre ilaç verildiğinde bütün vücuda yapılıyor ve sağlıklı hücreleri de olumsuz etkiliyor, saç dökülmesi başta olmak üzere yan etkilere neden oluyor. Yeni geliştirilmeye çalışılan bir cihazla sadece tümöre ilaç vermek ve vücudun diğer organlarının etkilenmemesi mümkün olacakmış. Bu ve benzer ürünlerin Türkiye'de geliştirilip üretilmesi durumunda mühtiş bir katma değerle satılacağını söylemeye gerek yok.
 
Havacılık sanayiinde müthiş pazar
Dönelim havacılık sanayiine. Boeing geçen haftalarda 2010-2029 yılları için ‘Pazara Bakış' raporu açıkladı. Buna göre dünyada, önümüzdeki 20 yıl içinde toplam 3.6 trilyon dolar değerinde, 30.900 adet yeni yolcu ve kargo uçağına ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Gelecek 20 yılda, dünyada yolcu trafiğinin yılda ortalama yüzde 5.3 artması bekleniyor.

Yine rapora göre dünya havacılık pazarında Asya-Pasifik bölgesi, Çin'in liderliğinde büyümeyi sürdürüyor. Halen küresel hava yolu trafiğinin yaklaşık yüzde 33'ü bu bölgede gerçekleşiyor ve 2029 itibariyle yüzde 43'e yükselecek. Hava yolu ulaşımında, son yıllarda en hızlı gelişen bölgelerden biri olan Ortadoğu ise büyümeye devam edecek. Havacılık sektöründeki bir diğer gelişme ise yolcuların daha fazla uçuş seçeneği, düşük fiyat ve daha çok noktaya direkt uçabilme taleplerini karşılamak için hava yolu şirketlerinin bundan sonra büyük uçaklardan çok küçük ve verimli uçaklara yönelmeleri şeklinde olacak.

Bütün bunları yazmamın nedeni Türkiye'nin havacılık sektöründe kümelenme modeli ile hayli ilerlemiş olması. Önümüzdeki ekim ayında havacılık kümelenmesinin önemli merkezlerinden Ege Serbest Bölge'de bu konuda çok önemli bir konferans var. Sekiz – on milyar dolarlık bir pazarın konuşulacağı bu konferansa dünya devleri büyük ilgi gösteriyor. Katma değerin en yüksek olduğu sektörlerden birini Türkiye'de daha hızlı geliştirme arayışlarının hızlanması zamanlama açısından mükemmel olmuş.

Kaynak: Referans
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72