Gündem

TRANS RUSSIA MOSKOVA LOJİSTİK KONFERANS ve FUARITRANS RUSSIA MOSKOVA LOJİSTİK KONFERANS ve FUARI29.04.2010

Her yıl Moskova’da yapılmakta olan Taşımacılık-Lojistik Konferans ve Fuarı’nın 15’ncisi bu yıl   27-30 Nisan 2010 tarihlerinde katılımcıları ile buluşuyor.

Yüzlerce taşımacılık ve lojistik firma temsilcisinin katılacağı bu etkinlikte çeşitli Türk firmalarının yer alması da en büyük dileğim. Sektörümüzün saygın Lojistik Dergilerinden olan UTA’nın bu etkinlikte yer alacak olması da bizler için ayrı bir övünç kaynağı.
Rusya Federasyonu Kamu Yönetiminden yetkililerin düzenlenen konferanslar içersinde yer alacak olması nedeniyle, Türkiye – Rusya arasındaki dış ticaret, taşımacılık ve lojistik alanında yaşanan bazı sorunları gündeme taşıma ihtiyacını duyduğumu ifade ile etkinliğin tüm katılımcılar için başarı dolu olmasını dilerim.

Türkiye – Rusya Arasındaki Ticari Potansiyel


Yakın komşumuz Rusya ile Türkiye arasındaki ticarete konu olan ürünler her geçen yıl çeşitlenmektedir. Rusya başlangıçta Türkiye’den ağırlıklı olarak gıda maddeleri alırken daha sonra tekstil ve konfeksiyon ürünleri, deri, kürk, makine ve teçhizat, otomobil almaya başlamıştır. Türkiye ise Rusya’dan enerji kaynakları (petrol, doğalgaz, kömür) başta olmak üzere makine aksamı ve parçaları, demir-çelik, kimyasallar ve gübre ithal etmektedir. Türkiye’nin Rusya pazarına yönelik ihracatını ağırlıklı olarak fiyat esnekliği olan yüksek tüketim malları oluşturmaktadır.

Bavul Ticareti


Bavul ticareti, özellikle 1990’lı yılların ilk yarısında, dönemin getirdiği kendine özgü koşulların da bir sonucu olarak iki ülke vatandaşlarının tercih ettikleri bir ticaret yöntemi olmuştur. İki ülke arasındaki coğrafi yakınlık, düşük taşımacılık masrafları ve geniş ürün çeşidi Türkiye’nin bavul ticaretinin başlıca merkezlerinden birine dönüşmesini sağlayan faktörler arasında sayılabilir.

Rusya hükümetinin vergi gelirlerini artırmak maksadı ile gümrüklerde yapmış oldukları muhtelif uygulamalar son yıllarda Türkiye’den Rusya’ya yapılan bavul ticaretini olumsuz yönde etkilemiştir. Bu durum Türkiye – Rusya arasındaki ihracat rakamlarının gerilemesine neden olmuştur.

Bankacılık sisteminin iyi çalışmaması ve akreditifli işlemlerin yok denecek kadar az olması nedeniyle ihracatçı firmalarımız tüm risklerine rağmen bavul ve kargo ticareti gibi yöntemleri bırakmak istememektedir. Diğer taraftan, bavul ve kargo ticaretinin Rusya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin giderek artması Rus makamlarını tedbir almaya itmektedir.
Rusya İle İlgili Sorunlar

Rusya ile olan dış ticaret ilişkilerimizi önemli ölçüde etkileyen unsurlardan birisi gümrük kurallarının sık sık değişmesi ve standart bir yol kullanılmamasıdır. Gümrük süreçlerinin uzunluğu para ve zaman kaybına yol açarken, firmalar yüksek lojistik maliyetleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Bir çok lojistik firması, Karadeniz’in karşı yakasındaki Limanlara 2 günde ulaşabilirken, Moskova’ya toplam nakliye zamanının 20-30 günü bulduğu görülmektedir. Bunun sebebi limanlardaki doluluk kadar, transit prosedürü ve yazışmaların uzun sürmesi, demiryolu taşımacılığındaki organizasyon eksikliği ile Moskova’da yapılan gümrük işlemlerinin uzunluğudur.

Gümrüklerde bavul ve kargo ticareti gibi yöntemlerin kullanılıyor olması nedeniyle herhangi bir şirketin gümrükleme masrafı diğerinden farklı olabilmekte, hatta aynı firma aynı ürün için değişik zamanlarda değişik vergilere muhatap olabilmektedir. Son dönemde gümrüklerde yaşanan başka bir gelişme de referans fiyat olarak bilinen ve gümrüklemede esas alınan fiyatların giderek yükseltilmesidir.

Rusya’da Faaliyet Gösteren Türk Firmaları ve Karayolu Taşımaları


Enka, Efes İçecek Grubu, Şişe Cam, Zorlu Grubu, Arçelik, Eczacıbaşı, Adopen gibi ülkemizin köklü firmaları halen Rusya’da faaliyet göstermekte önemli yatırımlara imza atmaktadırlar.
Rusya’ya ihraç ürünlerimizi taşıyan karayolu araç sayısına bakacak olursak 2006 ila 2008’de yıl bazında 16-17 bin civarında seyreden hareketlilik, 2009’da 6 bin civarına gerilemiş bulunmaktadır. (31.07.09 itibariyle) Bu düşüşe neden olan etken 2009 geçiş belgelerinin Rusya tarafından düşürülmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum Türk bayraklı taşıyıcı firmalarımızı oldukça olumsuz etkilerken, Rusya’daki tüketiciye de doğal olarak yine olumsuz yansımaktadır. 

Sonuç Olarak: 

Rusya’nın Türkiye’ye sınır olmasının yanı sıra, gittikçe büyüyen ekonomisi, özellikle İNŞAAT, PERAKENDE, TİCARET alanında yapılan yatırımlar son yıllarda oldukça dikkat çekmektedir. Türkiye’den başta TEKSTİL ve İNŞAAT ürünleri olmak üzere bir çok ürün Rusya’ya ihraç edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında Rusya, Türkiye için cazip bir Pazar konumundadır. Rusya’nın gelişen ekonomisi Lojistik Sektörümüz açısından da oldukça önem arz etmekte olup, ticaretin lojistikle ayrılmaz bir bütün olması Lojistiğin önemini daha da öne çıkarmaktadır. Bu ülkeye yapılan ihracatların büyük kısmı karayolu ile gerçekleşmekte, ancak son yıllarda yaşanan geçiş belgesi sorunları nedeniyle Türk taşımacılık firmaları oldukça zor durumlar yaşamaktadır.

Türkiye ve Rusya Ulaştırma Bakanlığı ile Gümrük İdareleri yetkililerinin yaşanan sorunların çözüme ulaştırılması açısından önemli adımlar atması gerektiği görülmektedir. Gelişen Rusya ekonomisinin Türkiye ile dış ticaret birlikteliğinin kısa süreli olmayacağı, devamlılık arz edeceği göz önünde bulundurulacak olursa, özellikle Rusya’daki Kamu Yöneticilerinin daha özverili olmaları, mevcut sorunların masaya yatırılarak çözüme ulaştırılması gerektiğine inanmaktayım.  
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72