utikad@utikad.org.tr
+90 212 663 08 85 / +90 530 960 84 24
ENGLISH
ÜYE GİRİŞİ
MENÜ
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği
ENGLISH
KURUMSAL
Hakkımızda
Tarihçe
Temsil Haritası
Tüzük
UTİKAD Kuralları
UTİKAD Mesleki Etik Kuralları
Organizasyon Şeması
Kurumsal Sorumluluk
Faaliyet Raporları
UTİKAD ÜYELİK
Üyelik Başvurusu
Üyelik Kazanımları
Üye Listesi
HİZMETLER
UTİKAD Yayınları
Ticari Belge ve Ürünler
Kütüphane
Emisyon Hesaplama
UTİKAD İş Birliği Programı
SEKTÖREL
Bilgi Bankası
Mevzuat
Duyurular
Haftalık Bültenler
Sektör Haberleri
Üye Firmaların İş İlanları
Etkinlikler
LOJİSTİK EĞİTİM
Lojistik Eğitim Takvimi
Mesleki Eğitim Seminerleri
Kuruma Özel Lojistik Eğitimleri
FIATA Diploma Eğitimi
MEDYA MERKEZİ
Basında UTİKAD
Basın Bültenleri
E-Bültenler
Fotoğraf Galerisi
Video Galerisi
İLETİŞİM
Anasayfa
/
Sektörel
/
Sektör Haberleri
/
Denizyolu
/
DÜNYA DENİZ TİCARETİNDE YÜK AZALIYOR, NAVLUN DÜŞMÜYOR
DÜNYA DENİZ TİCARETİNDE YÜK AZALIYOR, NAVLUN DÜŞMÜYOR
Yıl Seçiniz
2026
2025
2024
2023
2022
2021
2020
2019
24.09.2026
Küresel deniz taşımacılığında sıra dışı bir tablo ortaya çıktı. Dünya genelinde taşınan yük miktarının 2026’da yaklaşık yüzde 1 azalması beklenirken, navlun fiyatları ve birçok gemi türündeki kazançlar tarihi yüksek seviyelere yakın seyrediyor.
Maritime Strategies International’ın değerlendirmesine göre deniz yoluyla taşınan toplam yük hacminde yıllık daralma gerçekleşirse, bu son 40 yıldaki yalnızca dördüncü düşüş olacak.
Normal şartlarda daha az yük, daha düşük navlun anlamına geliyor. Ancak bu kez Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve diğer kritik geçiş noktalarındaki sorunlar denklemi tersine çevirdi.
Yük azalıyor ama gemi bulmak kolaylaşmıyor
Denizcilik piyasasının temel çelişkisi taşınan yük ile kullanılabilir gemi kapasitesinin farklı yönlerde hareket etmesinden kaynaklanıyor.
Küresel yük hacmi azalırken bazı gemiler daha uzun rotalara yöneliyor, bazı tankerler kritik geçiş noktalarından uzak duruyor ve güvenlik sorunları nedeniyle normalde kısa sürede tamamlanabilecek seferler uzuyor.
Böylece kağıt üzerinde yeterli gemi bulunmasına rağmen filonun önemli bölümü daha uzun süre aynı yükü taşımakla meşgul oluyor.
Sonuçta daha az yük hareket ederken piyasadaki kullanılabilir taşıma kapasitesi de daralıyor.
Hürmüz navlunu tersine çevirdi
2026’da deniz taşımacılığındaki en büyük kırılmalardan biri Hürmüz Boğazı’nda yaşandı.
Boğazdan geçen gemi sayısındaki sert düşüş, özellikle petrol tankerlerinde maliyetleri yukarı çekti. Güvenlik riskinin arttığı Hürmüz geçişlerinde çok büyük ham petrol tankerlerinin günlük spot kazançları bazı işlemlerde 1,25 milyon dolara kadar çıktı.
Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı çevresindeki güvenlik sorunları da piyasadaki kapasiteyi etkiliyor.
Bazı tankerler Süveyş ve Kızıldeniz rotasından uzak dururken konteyner gemilerinin bir bölümü uzun süren Ümit Burnu sapmalarının ardından yeniden Süveyş’e dönüyor.
Panama Kanalı’nda ise kuraklık ve El Niño etkisi geçiş kapasitesi açısından yeni bir belirsizlik yaratıyor.
Daha uzun rota navlunu yukarı taşıyor
Taşımacılık piyasası açısından belirleyici olan yalnız kaç ton yük taşındığı değil, yükün kaç kilometre yol katettiği.
Bir geminin normalde kısa bir rotada tamamlayacağı seferin jeopolitik risk nedeniyle binlerce kilometre uzaması, aynı geminin yeni bir yük almak için piyasaya dönmesini geciktiriyor.
Denizcilikte "ton-mil" olarak izlenen bu etki, toplam yük miktarı azalırken bile gemi talebini yüksek tutabiliyor.
MSI verilerine göre çok büyük ham petrol tankerleri, Capesize kuru yük gemileri, Ro-Ro gemileri ve bazı açık deniz destek gemileri tarihsel olarak oldukça yüksek kazanç seviyelerinde bulunuyor.
Denizcilik sektörlerinin yaklaşık yarısındaki piyasa seviyeleri, geçmiş zirvelerin yüzde 80’i veya üzerinde seyrediyor.
Türkiye’de dış ticaretin yüzde 85’i denizden
Navlundaki yüksek seyrin Türkiye açısından önemi daha da büyük.
Türkiye’nin dış ticaret taşımalarının tonaj bazında yaklaşık yüzde 85’i deniz yoluyla gerçekleştiriliyor. Bu nedenle küresel gemi kapasitesindeki sıkışıklık yalnız lojistik şirketlerini değil, ihracatçı ve ithalatçıları da doğrudan etkiliyor.
Navlun maliyetindeki yükseliş; ithal hammadde, enerji ve ara malının Türkiye’ye ulaşma maliyetini artırırken ihracatçı açısından da uzak pazarlara erişim maliyetini yükseltebiliyor.
2026’nın ilk yedi ayında Türkiye’nin dış ticaret hacmi 383,7 milyar dolara ulaşırken deniz taşımacılığındaki bozulma, yüksek ticaret hacmi nedeniyle şirket bilançolarında daha görünür hale geliyor.
Risk azalmazsa ucuzlama gecikebilir
Küresel yük hacmindeki daralma normal koşullarda navlun fiyatlarını aşağı çekebilecek bir gelişme.
Ancak mevcut tabloda Hürmüz, Kızıldeniz, Süveyş ve Panama gibi kritik geçiş noktalarındaki aksaklıklar bu etkiyi bastırıyor.
Jeopolitik risklerin azalması ve gemilerin yeniden daha kısa rotalara dönmesi halinde piyasaya fiilen daha fazla kapasite çıkabilir. Bu senaryo navlun üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Ancak mevcut rota sorunları devam ettiği sürece küresel ticaretteki zayıflama, taşıma maliyetlerinde aynı ölçüde bir düşüş yaratmayabilir.
Başka bir ifadeyle 2026 denizcilik piyasasında alışılmış denklem çalışmıyor: Daha az yük taşınıyor ama taşımanın maliyeti düşmüyor.
Kaynak:
dunya.com
KURUMSAL
Hakkımızda
Tarihçe
Temsil Haritası
Faaliyet Raporları
Tüzük
UTİKAD Kuralları
UTİKAD Mesleki Etik Kuralları
Organizasyon Şeması
Kurumsal Sorumluluk
UTİKAD ÜYELİK
UTİKAD Üyelik Kazanımları
UTİKAD Üyelik Başvurusu
UTİKAD Üye Listesi
HİZMETLER
UTİKAD Yayınları
Ticari Belge ve Ürünler
Kütüphane
Emisyon Hesaplama
SEKTÖREL
Bilgi Bankası
Mevzuat
Duyurular
Haftalık Bültenler
Sektör Haberleri
Üye Firmaların İş İlanları
Etkinlikler
LOJİSTİK EĞİTİM
Lojistik Eğitim Takvimi
Mesleki Eğitim Seminerleri
Kuruma Özel Lojistik Eğitimleri
FIATA Diploma Eğitimi
MEDYA MERKEZİ
Basında UTİKAD
Basın Bültenler
E-Bültenler
Fotoğraf Galerisi
Video Galerisi
© Copyright 2022 UTIKAD
BİNT Ajans
© Copyright 2022 UTIKAD
BİNT Ajans