utikad@utikad.org.tr
+90 212 663 08 85 / +90 530 960 84 24
ENGLISH
ÜYE GİRİŞİ
MENÜ
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği
ENGLISH
KURUMSAL
Hakkımızda
Tarihçe
Temsil Haritası
Tüzük
UTİKAD Kuralları
UTİKAD Mesleki Etik Kuralları
Organizasyon Şeması
Kurumsal Sorumluluk
Faaliyet Raporları
UTİKAD ÜYELİK
Üyelik Başvurusu
Üyelik Kazanımları
Üye Listesi
İş Birlikleri
HİZMETLER
UTİKAD Yayınları
Ticari Belge ve Ürünler
Kütüphane
Emisyon Hesaplama
SEKTÖREL
Bilgi Bankası
Mevzuat
Duyurular
Haftalık Bültenler
Sektör Haberleri
Üye Firmaların İş İlanları
Etkinlikler
LOJİSTİK EĞİTİM
Lojistik Eğitim Takvimi
Mesleki Eğitim Seminerleri
Kuruma Özel Lojistik Eğitimleri
FIATA Diploma Eğitimi
MEDYA MERKEZİ
Basında UTİKAD
Basın Bültenleri
E-Bültenler
Fotoğraf Galerisi
Video Galerisi
İLETİŞİM
Anasayfa
/
Sektörel
/
Sektör Haberleri
/
Eğitim ve Etkinlikler
/
KABOTAJDA YENİ YÜZYILIN ROTASI: TÜRKİYE YÜZYILI
KABOTAJDA YENİ YÜZYILIN ROTASI: TÜRKİYE YÜZYILI
Yıl Seçiniz
2026
2025
2024
2023
2022
2021
2020
2019
02.07.2026
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve yabancı tüm denizcilik otoritelerinin bir araya getiren 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin açılış töreninde konuştu.
"Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, Milletimizin Mavi Vatan’a Olan Sarsılmaz Bağlılığının En Güçlü Simgesidir"
Konuşmasında, küresel yük taşımacılığının yüzde 88’inin denizyoluyla taşındığına dikkati çeken Bakan Uraloğlu, "Türkiye'nin de dış ticaret taşımalarının tonaj bazında yüzde 85'i denizyoluyla gerçekleştirilmektedir. Tek başına bu oranlar bile denizciliğin küresel ekonominin ve tedarik zincirlerinin vazgeçilmez ana taşıyıcısı olduğunu ortaya koymaktadır." açıklamasında bulundu.
Söz konusu küresel gerçeğin, Türkiye’nin denizcilik vizyonunun ve Mavi Vatan’a olan güçlü bağlılığının ne kadar stratejik bir önem taşıdığını da vurguladığını söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
"İşte bu anlayışla dün 100. yıl dönümünü coşkuyla kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, milletimizin Mavi Vatan’a olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü simgesidir. Tarih boyunca kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ülkemiz, bugün de uluslararası tedarik zincirleri ve ulaşım koridorlarının merkezindedir. Tarihi İpek Yolu’nun devamı niteliğindeki Orta Koridor’un kilit ülkesi, Türk Boğazlarının tek hâkimi ve Kalkınma Yolu Projesi’nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası hâline gelmiştir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette Türkiyesiz koridor düşünülemeyeceğini kanıtlamaktadır."
"Bizler Yalnızca Krizi Değil, Riski de Yönetmek Zorundayız"
Uraloğlu, son yıllarda yaşanan gelişmelerin ulaştırma sistemlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini ve küresel ticareti sekteye uğratabileceğini açıkça gösterdiğini kaydetti. Uraloğlu, "Son olarak Hürmüz Boğazı çevresindeki kapanmalar, tek bir boğazın dünya enerji arzını ve tedarik zincirlerini nasıl derinden etkileyebileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki aksama, enerji güvenliğinden lojistik maliyetlerine kadar geniş bir etki oluşturmaktadır. Bu noktada da bizler yalnızca krizi değil, riski de yönetmek zorundayız. Bunun yolu, mevcut koridorları güçlendirirken alternatiflerini de oluşturmaktan ve ulaştırmanın diğer modlarıyla da entegre bir yaklaşımdan geçiyor."
"Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu’nu Canlandıracak İş Birliği Mutabakat Zaptını İmzaladık"
Bakan Uraloğlu, Türkiye olarak Asya’dan Avrupa’ya uzanan en önemli güzergâhlardan biri olan Orta Koridor’u yüksek kapasiteli ve rekabetçi bir ticaret omurgasına dönüştürmek istediklerini belirterek "Kalkınma Yolu Projesi’yle de Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturmayı hedefliyoruz. Ve şimdi bu büyük resme çok önemli bir yeni halka daha ekliyoruz. Kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu’nu canlandıracak iş birliği mutabakat zaptını imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı’na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz. Böylece Körfez bölgesinden Avrupa’ya ulaşacak yükler için yeni bir seçenek daha ortaya çıkacak ve ticaret akışları olası krizlerden daha az etkilenecektir." açıklamasında bulundu.
Uraloğlu ayrıca, NATO Zirvesi’nin de bir kez daha Türkiye’nin coğrafi konumu, lojistik altyapısı, enerji koridorlarındaki merkezi rolü ve sağladığı istikrarla sadece kendi bölgesinin değil, küresel güvenliğin de vazgeçilmez bir parçası olduğunu göstereceğini söyledi.
Türkiye’nin her zaman kriz anlarında köprü olan, barış zamanlarında ise kalkınma ve iş birliği için yol açan bir ülke olarak sorumluluğunu yerine getirmeye devam edeceğini kaydeden Uraloğlu, "Bu anlayışla, denizcilik sektörümüzü daha da güçlendirerek küresel tedarik zincirlerine katkı sunmaya ve uluslararası iş birliğini derinleştirmeye kararlıyız." dedi.
"Kabotaj’ın İkinci Yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile Birleştireceğiz"
Dünya’nın geçmişten bu yana denizci medeniyetlerin öncülüğünde geliştiğini ve bu noktalara geldiğini dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Denizler, tarih boyunca sadece ticaretin değil; bilgi, kültür, teknoloji ve kültürlerin ana taşıyıcısı oldu. Bugün de aynı gerçekle karşı karşıyayız: denizcilik, geleceğin anahtarıdır. Güçlü filolar, modern limanlar, yeşil ve akıllı lojistik sistemler kuran milletler, yarının dünyasını şekillendirecektir. Biz Türkiye olarak, Kabotaj Kanunu’nun 100. yılında, kadim denizcilik mirasımızı geleceğin vizyonuyla birleştirerek bu yarışta ön sıralarda yer almaya kararlıyız. Kabotaj’ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz. Zaten, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 24 yılda denizcilik sektörümüz tarihinin en büyük büyüme dönemini yaşadı."
"Türkiye, Dünyanın Önde Gelen Denizci Ülkelerinden Biridir"
Uraloğlu, Türkiye’nin bugün; 218 adet liman tesisi, 85 faal tersanesi, 181 tekne imal ve çekek yeri, 65 yat limanı, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 400 balıkçı barınağı, 144 bin gemi insanı ve 1 milyon amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biri olduğunu kaydetti. Uraloğlu, "Gururla ifade etmek isterim ki Türk sahipli deniz ticaret filomuz, 1 Ocak 2026 itibarıyla 2.234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteyle dünyanın en büyük filolarından biridir" dedi.
Türkiye’nin, 1999 yılından beri IMO üyeliğine kesintisiz seçilen bir ülke olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Bugün 51 farklı ülkede 65 denizcilik imza anlaşması imzalayan bir Türkiye'den bahsediyoruz. Bulunduğumuz İstanbul ve Çanakkale Boğazı'ndan 20 yılda yaklaşık 2 milyon gemi geçişinin olduğunu özellikle belirtmek isterim." açıklamasında bulundu.
2025 yılında toplamda denizcilik emniyeti için yaklaşık 4 bin 700 gemide de denetleme gerçekleştirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Türkiye olarak yaklaşık 11 bin kilometrelik bir sahil şeridimizin olduğundan bahsetmek isterim. Elbette denizcilik noktasında Dünya Denizcilik Örgütü ile beraber ve bütün paydaşlarla beraber yapmamız gereken daha işler olduğunu biliyoruz. Düzenlediğimiz bu toplantıda bizleri yalnız bırakmadığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. İki gün boyunca yapacağımız istişarelerin, görüşmelerin denizcilik sektörümüze faydalar getirmesini ben temenni ediyorum." dedi.
Kaynak:
uab.gov.tr
KURUMSAL
Hakkımızda
Tarihçe
Temsil Haritası
Faaliyet Raporları
Tüzük
UTİKAD Kuralları
UTİKAD Mesleki Etik Kuralları
Organizasyon Şeması
Kurumsal Sorumluluk
UTİKAD ÜYELİK
UTİKAD Üyelik Kazanımları
UTİKAD Üyelik Başvurusu
UTİKAD Üye Listesi
HİZMETLER
UTİKAD Yayınları
Ticari Belge ve Ürünler
Kütüphane
Emisyon Hesaplama
SEKTÖREL
Bilgi Bankası
Mevzuat
Duyurular
Haftalık Bültenler
Sektör Haberleri
Üye Firmaların İş İlanları
Etkinlikler
LOJİSTİK EĞİTİM
Lojistik Eğitim Takvimi
Mesleki Eğitim Seminerleri
Kuruma Özel Lojistik Eğitimleri
FIATA Diploma Eğitimi
MEDYA MERKEZİ
Basında UTİKAD
Basın Bültenler
E-Bültenler
Fotoğraf Galerisi
Video Galerisi
© Copyright 2022 UTIKAD
BİNT Ajans
© Copyright 2022 UTIKAD
BİNT Ajans