Gündem

PAZAR ALANI SEMİNERİNDE TÜRKİYE KONUŞULDUPAZAR ALANI SEMİNERİNDE TÜRKİYE KONUŞULDU28.10.2009

Uluslar arası Demiryolu Birliği (UIC) ve Uluslar arası Nakliye Acenteleri Birliği Federasyonu (FIATA) tarafından organize edilen 2.Pazar Alanı Semineri, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenler Derneği (UTIKAD) ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının (TCDD) partnerliğinde, 22-23 Ekim 2009 tarihleri arasında İstanbul Sürmeli Otel’de gerçekleştirilmiştir.

Demiryolu kuruluşlarını, nakliyecileri, lojistikçileri ve müşterileri bir araya getirerek, demiryolu sektöründe işbirliğini geliştirmeyi, pazar alanını genişletmeyi, aynı platformda ortak sorunlara çözüm önerileri getirmeyi amaçlayan Seminer, bu yıl sadece büyüyen bir pazar değil, aynı zamanda Avrupa’yı Ortadoğu ve Asya’ya bağlayan stratejik bir ülke olan Türkiye üzerine odaklandı.

Seminere Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, İran, Ürdün, Slovenya, İsveç, Romanya, Ukrayna ve Bulgaristan gibi ülkelerden 150’nin üzerinde demiryolu idaresi, nakliyeci, lojistikçi ve müşteri temsilcileri katıldı.

 

GYSEV, CEO, Mr. Csaba Szekely;

 “Türkiye büyüyen bir Pazar”

Mr. Szekely; “Türkiye’nin ikinci bir Çin olması mümkün değil çünkü Türkiye gurulu bir ülke. 783.562 km2’lik bir alana sahip olan Türkiye’de yaklaşık 75 milyon insan yaşıyor ve Türkiye Dünya çapında tam 35 milyardere sahip. Beko, Arçelik gibi büyük firmalara sahip olan Türkiye krize rağmen büyümeye devam edecektir. Türkiye büyüyen bir Pazar” dedi.

Konuşmasına “Blok Tren ve Balkan Tren Projeleri’ni” anlatarak devam eden Mr. Szekely, Türkiye demiryolu ağını değerlendirdi. Mr. Szekely; “Demiryolu taşımalarında genel olarak bir düşüşün olduğu yadsınamaz. Geçen seneye oranla tren sayısı bu sene %60 oranında azalmıştır. Fakat Türkiye – Orta Avrupa arasındaki taşıma krize rağmen oldukça iyi durumda. Fakat yine de bu hatta iyileştirme çalışmaları yapılmalı. Türkiye Eylül ayında bir sel felaketi yaşadı ama ağır hasar gören halkalı gümrüğü şuan hizmette. Demiryollarında sunulan hizmete genel olarak baktığımızda durumun iyi olmadığını görüyoruz. İyileştirme çalışmaları yapılmalı. Gelecekte ekonomiler yavaşlayabilir ama Türkiye bundan etkilenmez. Türkiye gelecekte de iyi yönde gelişecektir. Bu durum bir şekilde değerlendirilmeli. Demiryollarında özelleştirme, liberizasyon en fazla 2 sene içerinde gerçekleştirilmeli.“

 

Slovenya Demiryolları Mirjam Kastelic;

Konuşmasına Türkiye’nin büyümeye yatkın bir ülke olduğunu söyleyerek başladı.

“2008 yılında AB’den(seçilmiş ülkeler) Türkiye’ye yapılan mal ihracatı 11 milyon ton’dur. Ancak bunun sadece %1’i demiryoluyla yapılmıştır. Aynı dönemde Türkiye’den AB’ye(seçilmiş ülkeler) yapılan mal ihracatı ise 10 milyon ton iken bunun %4’ünün altında kalan bir kısmı demiryollarıyla gerçekleşmiştir” dedi. Sektördeki demiryolu firmalarının yatırım yapmaları gerektiğini belirten Mrs. Mirjam devletlerin de sınır geçişlerini kolaylaştırmaları gerektiğini, özellikle Pan-Avrupa koridoru üzerindeki alt yapıda yapılması gereken iyileştirmelerin biran önce yapılması gerektiğini vurguladı.

 

BSH Türkiye, Lojistik Direktörü Mr.Kipper;

 

“Demiryolu taşımalarında kimse sorumluluk almıyor”

 

BSH Türkiye’nin 500 bin m2 depolama alanının ve kendi tren yollarının bulunduğunu ve bu tren yollarının depolama alanlarının içine kadar girdiğini belirtti. Mr. Kipper; “ BSH Türkiye 1998’den beri, kendi konteyner alanına sahip. 500 civarında boş konteyner sürekli depoda beklemektedir. Bu konteynerların %60’ı yurt dışına çalışır. En fazla çalışılan ülke Avrupa-Almanya’dır” dedi.

Mr. Kipper, BSH Türkiye’nin yapmış olduğu ihracatta %85 oranında denizyolu, %10 oranında demiryolu ve % 5 oranında karayolunun (genel olarak İsviçre hattında Express olarak olağan üstü durumlarda kullanılır) tercih ettiğini belirtti.

Ayrıca Türkiye ile ilgili; “Türkiye’nin demiryolu konusunda alt yapı eksikliklerinin bulunduğunu söyleyerek asıl tercihlerinin demiryolu taşıması olduğunu söyledi. Türkiye’deki ve Dünya’daki tüm depolarına demiryolu ulaşımlarının olduğunu belirten Mr. Kipper, vagon eksikliklerinden, vagonların ürüne uygunsuz ve temizlik açısından yetersiz olmalarından dolayı taşımalarında demiryolu payını arttıramadıklarını belirtti. Mr. Kipper ayrıca “ Demiryolu taşımalarında kimse sorumluluk almıyor. Mesela bir hırsızlık olduğunda bunun sorumlusu yok. Muhatap bulunamıyor. Denizyolu öyle değil mesela. Denizyolu taşımasında tek bir muhatabınız vardır. Ama biz yine de demiryolu taşımasına karşı ilgiliyiz.”

Mr. Kipper; “Bir de BSH’da vagon gidiş gelişi belli bir sayıdadır. Biz vagonu yurt dışına yükümüz ile çıkartabiliriz ama vagonun dönüşünün nasıl olacağının hesabını yapamayız. Ben malı gönderirim ama dönüşünü siz düşünmelisiniz. Pazarı bu şekilde araştırmalısınız. Sektörün gelişmesi için belki de risk alınmalı.”

Mr. Kipper; “Bir başka konu da kavramlar, fiyatlar.. Kriz ortamında herkes fiyat düşürürken demiryolları fiyat artırımına gitti. Herkes maliyetini düşünüyor. Fiyatlar alta çekilmeli. Ayrıca alt yapı iyileştirilmeli. Demiryollarında da denizyolunda olduğu gibi rekabet ortamı oluşturulmalı.”

BSH olarak, tüm taşımalarımızı demiryoluna çevirebiliriz ama öncelikle fiyat, vagon ve işletme sorunları çözüme ulaştırılmalı. Gelişmelerde bizlerden de fikir alın” dedi.

 

 

DB Schenker, Regional Director Rail Southeast Europe Mr. Klaus Lippstreu;

Avrupa ile Türkiye arasında 6 farklı ülke olduğuna değinen Mr. Lippstreu “ Bu demek oluyor ki 6 farklı demiryolu işleticisi var. Her birinin görüşleri, bakış açıları, işletme sistemleri farklı. Müşteriler demiryolunu tercih ettiklerinde en başta böyle bir zorlukla karşılaşıyorlar” dedi. Mr. Lippstreu, gelecek için rekabet ve fiyatlandırmanın çok önemli olduğunu belirterek, taşıyıcıların rollerinin çok önemli olduğunu söyledi.

Transit süreleri ile ilgili olarak: Mr. Lippstreu “Köhln – İstanbul arası mesafe 6 gündür. Yakın zamanda tadilat, grev gibi nedenler ile bu süre 9 güne çıktı. Bu da firma olarak bize güven kaybına neden oldu. Bu noktada yan yollar önem kazanıyor” dedi.

Gelecek ile ilgili multimodal taşımanın ve demiryolu üzerindeki volümün artacağını savunan Mr. Lippstreu, alt yapının geliştirilmesinin, istasyonların modernleştirilmesinin, lojistik köylerin olmasının (demiryolu bağlantılı), özellikle blok trenler için uygun fiyatlandırmanın yapılmasının, yüke uygun vagonların temin edilmesi ile tüm akslarda esnekliliğin sağlanmasının, kuzey - güney ile güney – kuzey fiyatlarında esnekliğe gidilmesinin ve izleme takip sistemlerinin gerekliliğinin altını çizdi.

Mr. Lippstreu; “Gelecekte sınırlarda durmayan trenlere ihtiyaç olacak. Transit taşımacılıkta Türkiye çok dikkat çekici olacak. Yalnız bunun için fiyatlar aşağı çekilmeli, alt yapı geliştirilmelidir” dedi.

 

TCDD Genel Müdür Yard. Veysi Kurt; Kurt, konuşmasına Türkiye demiryollarının ve limanlarının mevcut durumunu anlatarak başladı.

Kurt; Türkiye Demiryolları ve limanları ile ilgili “Önce altyapı sağlamlaştırılmalı. Alt yapı olmadan kalite olmaz” dedi.

Kurt; “ Samsun’da bir istasyon yapıyoruz. Rusya ile taşımacılığı bu istasyondan yapmayı planlıyoruz. Bir diğer projemiz ise: Muratlı demiryolu Hattı’dır. Türkiye’nin ithalat ve ihracatının %40’ı Türkiye’nin batısından gerçekleşmektedir. Bu projedeki amaç; bu bölgedeki ticareti geliştirmektir. Tekirdağ- Bandırma Feribot Projesi, Basra Projesi, Boğaz Tüp Geçiş Projesi(2011’de bitmesi bekleniyor), İstanbul- Ankara YHT projesi üzerinde çalışılan diğer projelerdir.”

Kurt; “ Van Gölü geçişi şuan taşımacılık için sorun teşkil etmektedir. Burayı canlandırma çalışmalarımız var.”

Kurt; “Asıl sorunun taşımada %1’lik bir paya sahip olan demiryolunun neden geliştirilemediğidir. Burada ihmal edilebilir bir noktadayız. Şuana kadar demiryolları devletin işletmesindeydi. Bu durumun önümüzdeki sene sonuna kadar değişmesini hedefliyoruz. Burada antrepoculuk ve depoculuk da önemlidir. Taşıma güvenliği açısından tehlikeli maddelerin doğru taşınması, muhafaza edilmesi de önemlidir. Tehlikeli maddeler ile ilgili en önemli sorun bu maddeler için özel terminal alanlarının olmayışıdır. Tabi ki bunların yapılması planlanmaktadır.”

TCDD’ye ait 17000 adet, özel sektöre ait ise 2500adet vagon bulunduğunu kaydeden Kurt, 2023 için hedefin bu oranın %50-50 paylaşılması olduğunu belirtti.

Lojistik köylerin önemine de değinen Kurt, “Hız, maliyet ve kalite için konteynerlere yatırım yapılmalı” dedi.

 “Aslında tüm sistemler bir kardeş gibi düşünülmeli. Ne karayolu ne demiryolu ne de denizyolu birbirinin yükünü almamalı. Hepsi bir bütün olarak düşünülmeli”

Ayrıca Türkiye’de demiryolu + karayolu ve demiryolu + denizyolunun sıklıkla kullanıldığına değinen Kurt;  “Aslında tüm sistemler bir kardeş gibi düşünülmeli. Ne karayolu ne demiryolu ne de denizyolu birbirinin yükünü almamalı. Hepsi bir bütün olarak düşünülmeli” dedi.

Şuan demiryolu yatırımlarının ağırlıklı olarak blok tren üzerinde yapıldığına dikkat çeken Sayın Kurt, blok tren fiyatları ile ilgili de bir indirimin şuan için gündemde olmadığını belirtti. Söz konusu projelere ek olarak Halkalı’nın geliştirileceğini, bunun yanı sıra Anadolu yakasında bir projeleri olduğunu söyleyen Kurt, Marmara Bölgesinde 4 yeni projenin olduğunun, Hadımköy Lojistik köy projesinin ise selden sonra tekrar değerlendirmede olduğunu kaydetti.

Fiyat politikası ile ilgili olarak Kurt; “Ben kendi fiyat tarifemi oluşturuyorum ve bunu yayınlıyorum ama ben sadece kendi ülkemden geçen yol için fiyatlandırma yapabiliyorum. Güzergah üzerindeki diğer ülkelerin fiyatlarını göremiyorum. Durum böyle olunca ben bir yük kaybedince aslında sadece ben değil güzergah üzerindeki tüm ülkeler kaybetmiş oluyor. Hepimiz aslında aynı vücuttayız ama organlarımızı bir araya getiremiyoruz. Bunun için kaliteyi de yakalayamıyoruz” dedi.

Marmaray Boğaz Tüp geçişi ile ilgili olarak Kurt; “Bu hatta yük taşımacılığı da yapılabilecek ancak, tehlikeli maddeler bu güzergahı kullanamayacak. Bu maddeler bu projeye alternatif olarak gösterilebilecek olan Muratlı – Tekirdağ(bandırma-Derince) hattını kullanabilecek” dedi.

Bunun yanı sıra “ Demiryolu Yasası 1 sene içerisinde yürürlüğe girecek. O zaman şuan yaşanan birçok sorun da çözümlenmiş olacak” dedi.

 

Placke, Vice President, Ivan Liptuga;

Konuşmasına günümüz piyasa koşullarından bahsederek başlayan Mr. Liptuga, Odessa’da kurulacak olan yeni konteyner terminali “TIS” ve “Odessa – Samara – Astana Konteyner Treni” hakkında bilgiler verdi. NCTS sisteminden bahseden Liptuga, e-documan’ın da önemine değindi.

Mr. Liptuga demiryollarının gelişebilmesi için “teknoloji takip edilmeli, liberizasyon yapılmalı, taşıma sürelerinin kısaltılması ve navlunların düşürülmesi ile ilgili çalışmalar yapılmalı, 7/24 enformasyon ve eğitim konularına dikkat edilmeli” dedi.

 

Gefco Türkiye, CEO, Mr. Fulvio Villa;

Konuşmasına GEFCO’yu tanıtarak başlayan Mr. Villa, sektörün gelişmesi ile ilgili olarak; “Rusya bağlantısındaki zaman kısaltılmalı, Suriye bağlantısı geliştirilmeli, Pakistan Projesi çok güzel bir proje, geliştirilmeli, alt yapıya yatırım yapılmalı, YHT projeleri geliştirilmeli” dedi.

 

Balnak Pazarlama ve Satış koordinatörü Emre Yenal;

Yenal, demiryolu taşımacılığının önemine değinerek, herkesin dünyayı yeşil tutmaya özen gösterdiğini demiryolu taşımacılığının da çevre dostu taşıma sistemi olması nedeniyle giderek daha da önem kazandığına dikkat çekti.

Balnak olarak hava, deniz ve karayolu taşımacılığının yanı sıra demiryolu taşımacılığı da yaptıklarını söyleyen Yenal, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

Yenal; “Demiryolu taşımacılığı ile inşaat, hammadde, demir-çelik, lüle taşı ve cam gibi ürünler taşıyoruz. BDT ülkelerine blok taşımalarımız devam ediyor. Bununla birlikte Van Gölü ve Boğazı geçmek en büyük sorunlarımızdan birini oluşturuyor. TCDD’den feribotla geçmeye yönelik taleplerimiz oluyor. Şu anki feribotlar oldukça eski, bu sebeple hizmette aksamalar oluyor. Bu durumda ürünleri konteyner ya da vagonlardan karayolu araçlarına nakletmemiz gerekiyor. Bu yöntem hem pahalı hem de riskli bir iş. Bu gibi durumlarda karşı karşıya kaldığımızda BDT yönüne yapılan taşımalarda İran koridoru yerine Karadeniz ve Rusya koridorunu kullanıyoruz. Bu yöntem ise, ucuz ve hızlı. İyileştirici çalışmalar olmadığı taktirde Türk demiryolları müşteri ve iş kaybetmeye devam edecek.”

Demiryolu taşımacılığında bugünkü ve gelecekteki fırsatlardan yararlanılması gerektiğini vurgulayan Yenal, demiryolu taşımacılığının giderek daha da arttırılması gerektiğini kaydetti.

 

CIT, uluslar arası Trafik, Dr.Eric Emtimov;

Konuşmasına yeni gümrük yönetmeliğinin yeni bir yasal düzen sağlayacağını söyleyerek başlayan Mr. Emtimov, CIM, COTIV, CMCS’den bahsederek; “Yeşil taşımacılık desteklenmeli” dedi.

 

Kuehne+Nagel International AG, Senior Vice President Rail Logistics, Rainer Goedde;

 

Mr. Goedde, “ Türkiye’de karayolu taşımacılığı maliyetleri arttırıyor. Denizyolu taşıması karayoluna nispeten daha uygun bir taşıma modudur. Demiryollarına bakacak olur isek, karayollarında olduğu gibi fiyatlarda esneklik görülmüyor. İthalat ve ihracat arasında ise, dengesizlik söz konusudur. Öncelikle bu sorunlar çözümlendirilmelidir” dedi.

 

 

Ekol Lojistik CEO, Sayın Mehmet Özal;

 

Özal, demiryolu taşımacılığını değerlendirdi. Özal; “Demiryolu taşımasının yararlarına bakacak olur isek; çevre dostu bir taşıma modudur, karayolu taşımacılığında olduğu gibi geçiş belgesine ihtiyaç duyulmaz, hafta sonu yola çıkılabilir, kötü hava koşullarından etkilenilmez” dedi.

Özal; “Darboğazlara değinecek olur isek; Lokomotif değişimlerinde zaman kaybı yaşanmakta, Bilgi akışında sorunlar yaşanabilmekte çünkü tek bir bilgi merkezi yok, Orijinal nakliye evrakları gerektiği gibi takip edilmiyor, kayıplar yaşanabiliyor, fiyatlar ile ilgili olarak ise karayolu ile rekabet edilemiyor” dedi.

 

 

STVA uluslar arası Operasyon Direktörü, Mr. Negre;

Konuşmasına STVA’yı tanıtarak başlayan Mr. Negre; “STVA otomotiv lojistiği yapmaktadır. STVA otomotiv sanayi ürünlerinin demiryolu ile taşınması amacıyla kurulmuştur. Türkiye otomotivde büyük bir sanayidir. Bu nedenle biz de buradayız. Türkiye’de bu alanda hem ihracat hem de ithalat yapılmakta ancak şuan için Türkiye’de engelli bir sistem görülmekte. Gelecekte her şeyin daha iyi olması için tohumlar atılıyor. İleriki zamanlarda her şey çok daha iyi olacaktır. Marmaray Boğaz tüp geçitini bizler de sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Mr. Negre’ye göre; Gelecekte demiryolu taşımacılığı öne çıkacak çünkü petrol fiyatları günden güne artacak. Bunun sonucu olarak ise karayolu taşımacılığı bugün ki cazibesini yitirecektir.

 

 

Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Kabatepe;

 

Türkiye’de otomotiv Pazar alanının çok geliştiğini belirten Kabatepe Türkiye’nin Dünya’da 15.sırada, Avrupa’da ise, 5.sırada yer aldığını söyledi. Ford Otosan’ın lojistik tedarik zincirinden bahseden Kabatepe, Avrupa’da yaptıkları taşımanın %20’sinin, Türkiye’de ise, %2,5’unun demiryolu ile yapıldığını kaydetti.

 

Kabatepe’ye göre çözülmesi gereken sorunlar; “vagonların ayrılması, yükün yer değiştirmesi, dokümantasyona ait sorunlar, first major nedenlerdir.”

Kabatepe sektörün gelişmesi için; GPRS ile izleme sistemlerinin arttırılması, iletişimin geliştirilmesi, eski vagonların bakımı zamanında yapılması, hırsızlıklara karşı önlemler alınması, trenlerin yolda sert dönüş yapmamalarının sağlanması, lojistik merkezlerin kurulması, tek lokomotif ile çeşitli vagonların kullanılması gerekliliğini savunuyor.

 

Kabatepe’ye göre taşımacılıktaki bir diğer sorun ise gümrüklerde yaşanmakta. Kabatepe; “ Geçici depolama için gümrüklerde özel alanlar olmalı. Yeni yönetmelik ile bu konuda bizi zor günler bekliyor. Çok fazla zaman kaybı yaşayacağız” dedi.

 

 

Kombiverkehr KG, Armin Riedl;

 

Mr. Riedl; “Türkiye çok iyi bir Pazar. Bu pazardan yararlanabilmek için; pazarlama faaliyetleri geliştirilmeli, yeni lokomotifler, vagonlar yapılmalı. Intermodal taşıma için ise, terminaller yapılmalı, alt yapı geliştirilmeli.” Dedi.

 

 

 

Freight Transportaton Directorate Lithuanian Railways, Deputy Director for Commerce, Tomas Kersis;

 

“Karayollarında olduğu gibi emisyon konusunda yenilikler çalışmalar yapılmalı”

 

 

Mr. Kersis, Viking Projesi hakkında bilgi verdi. Mr. Kersis; “ Türkiye’nin potansiyeli yüksek. Pazarda biz de olmak istiyoruz. Yalnız bunun için, fiyatlar düşürülmeli, hız ve güvenliğe önem verilmeli” dedi. Daha entegre olmalıyız diyen Mr. Kersis fiyatlarda esneklik sağlanmasına, rekabetin arttırılmasına ve yeşil lojistiğe dikkat çekti. Mr. Kersis; “Karayollarında olduğu gibi emisyon konusunda yenilikler çalışmalar yapılmalı” dedi.

 

Sunumlar için tıklayınız.

 

Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72