Gündem

GLOBAL KRİZ LOJİSTİKÇİLERDE REKABETİ KAMÇILADIGLOBAL KRİZ LOJİSTİKÇİLERDE REKABETİ KAMÇILADI01.10.2009

Krizin etkileri sürerken, iyileşme belirtilerinden bahsediliyor. Balnak, Borusan, Ceva, Mars, Reysaş, Ulusoy ve UND’den aldığımız bilgiler gösterdiki, bu süreç rekabeti de kamçılamış

 

Arkas, Barsan, Balnak, Borusan, Ceva, DHL, Ekol, Horoz, Mars, Omsan, Reysaş, Ulusoy Lojistik ve UND’ye ”Tam da bu aralar kriz sürecinin bittiğini, işlerin rayına girmeye başladığını sıklıkla duymaya başladık. Acaba, gerçekten de öyle mi? Öyle ise, bunu örneklendirerek açıklayabilir misiniz?” sorusunu yönlendirdik


www.lojistikhaber.com’un söz konusu sorunun cevabına ulaşıp sizlerle paylaşmak için lojistik ve taşımacılık çevreleri bazında yaptığı bu mini araştırmanın sonuçları aşağıda

 

Balnak’ta durum

Balnak Lojistik Pazarlama ve Satış Koordinatörü Emre Yenal, kriz ortamında da hizmet çeşitliliği sunmalarının krizde avantaj yakalamalarına katkı sunduğunu bildirdi. Yenal, “Farklı sektör ve ülkelere yoğunlaşarak krizin etkilerini azaltabildik. Şu an Türkiye'de 30 lokasyonda hizmet veriyoruz. Bunların yanı sıra Libya, Fas, Tunus ve Orta Doğu gibi pazarların da geliştirilmesi 2009'u hareketli geçirmemizi sağlıyor” dedi.

 

Borusan’da durum

Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç,  2008’in son üç ayında ciroda aylık 8-9 milyon dolar kayıp yaşadıklarını, bu yılı ise 230-250 milyon dolar ciro bandında bitirmeyi planladıklarını kaydederek, “Borusan Lojistik olarak 2009 yılı için 2008 ciromuzu yakalamayı hedeflemiştik. Bu hedefimizi de tutturacağımıza inanıyoruz. Krizin olumsuz etkileri olmasaydı bu sene ciromuzu 365 -405 milyon dolar seviyelerinde gerçekleştirecektik, 2010 için ise 500 milyon dolar ciro hedefimiz vardı” dedi.

 

Ceva’da durum

Ceva Lojistik Türkiye ve Balkanlar Genel Müdürü Aslan Uzun, 2009 yılı başından beri portföye yeni müşteri kattıklarını, büyüme hedeflerini yakaladıklarını, ayrıca, Ceva’nın hizmet verdiği sektörel çeşitliğiliğin kriz döneminde büyük bir esneklik kazandırdığını belirterek, “Uluslararası nakliye ve 2008 yılında bünyemize kattığımız Varan Kargo birimlerimiz de yılın ilk 8 ayını büyüyerek kapattılar. Krize rağmen kargo da 2009 yılında her hafta yeni bir şube/ acenta hedefini uygulamaya aldık. İlk 8 ayda 50 yeni şubeyi devreye aldık; dolayısı ile yaklaşık 500 kişiye iş imkanı sağladık” dedi.

 

Reysaş’ta durum
Reysaş Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven, krizin bittiğini kaydederek, düzelmenin sürdüğünü söyledi. Döven, “Hızlı tüketim, otomotiv, akaryakıt, gıda, tekstil, dayanıklı tüketim malları gibi a’dan z’ye kadar her mamülün taşıması, stoklaması, depolaması, ithalatı gibi çalışmaları gerçekleştirdiğimiz için, bu oranları çok yakından görebiliyoruz. Gıda çok fazla etklenmedi, elektronik çok hızlı satıldı ve stoklar kalmadı ve ihtiyaç var. Otomobil şirketleri şu an da üretim yapamıyor, yedek parçaları yeterli miktarda değil, genellikle ithalatta bitmiş otomobil ithalatıyla gidiyor. Kriz bitti. Krizin bittiği sözsel hareketlerle tamam, ama operasyonel hareketi, yani pazara ve piyasaya yönelmesi 2009’un sonu 2010’dan itibaren görülecek” dedi.

 

Mars’ta durum

Mars Logistics İletişim ve Pazarlama Müdürü Ali Tulgar, “Olası krizlere önlem için, çok önceden hazırlıklı olmak, farklı senaryolara yönelik farklı aksiyon paketleri geliştirmek, bizim için bir şirket stratejisi olduğu için, krizde telafisi zor süreçler yaşamadık. Hatta bugün itibariyle baktığımızda, Mars Logistics yönetimi ve çalışanlarının, azmi ve gayreti ile son dönemde Pazar payımızı birçok ülkede ciddi anlamda büyüttüğümüzü vurgulamak gerekir” dedi.

 

Ulusoy’da durum

Ulusoy Lojistik CEO'su Celal Doluel “bu yaşadığımız, bir kriz değil. Yeni dünyanın yeni yaşam biçimidir. Biz de bu yeni yaşam biçimine ayak uydurmaya çalışıyoruz. Maalesef eskisi gibi yüzde 20-30 arasındaki kar oranları olmayacak. Yüzde 1-5 arasında seyreden kar oranlarıyla yepyeni bir perspektifte yaşamaya çalışacak ve buna alışacağız. Bugün Avrupa'da yüzlerce, hatta binlerce şirket kapandı. Ülkemizde de durum çok farklı değil. "Kazan-kazan" felsefemizden asla ödün vermeden çalışmaya devam edecek ve bu duruma alışacağız" dedi.

 

Uluslararası nakliye çevrelerinde durum

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, küresel ekonomik krizden sonra Avrupa yönlü taşımalarda azalma, Ortadoğu ülkelerine taşımalarda ise Irak dışında yüzde 2 artış olduğunu söyledi. Dinçşahin, Avrupa ülkelerine yapılan taşımaların yüzde 27 oranında düştüğünü, ancak, bugünlerde umut veren gelişme ve iyileşmeler gözlediklerini de söyledi.

Küresel ekonomik krizin etkileri bir yılı aşkındır bütün pazarlarda sürüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun geçtiğimiz aylarda açıkladığı 2009 yılı ikinci çeyrek büyüme hızı rakamlarına göre, Türkiye ekonomisi de bu gelişmeye paralel olarak, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7 küçüldü. Büyüme hızı, yılın ilk çeyreğinde yüzde eksi 13,8 olmuştu. 

Buna göre sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla 23 milyar 513 milyon lira olarak hesaplandı.

Hükümet yıl sonu küçülme hedefini yüzde 6 olarak revize etmişti.

Ve geçtiğimiz haftada yeni orta vadeli programını açıkladı. Bu programda 2010 yılında yüzde 3,5 büyeme beklentisi ve otomotiv ile tekstilin en erken uyanacağı beklentisi öne çıktı. 
Diğer sektörlerde olduğu gibi kredi teşvikleri, KDV – ÖTV indirimlerini sonuçları, atıl kapasitelerden arınma operasyonları, yeni pazar, yeni müşteri arayışları lojistik ve taşımacılıkta da sürüyor.

 

Yine her kesimin bir an önce normal sürece girilmesine yönelik çabalarını TOBB’un tüketimi teşvik projelerine verdikleri desteklerden de anlıyoruz.

 

“Battı, bitti, iflaslar açıklanacak göreceksiniz, 100’e yakın irili ufaklı nakliyeci sektörden çekilecek, bunların arasında birkaç tane de büyük lojistikçi isim bulunuyor” söylentileri hâlâ devam etse de, şu ana kadar görüldü ki, çoğu işletme 9 şiddetindeki bir ekononomik depreme bile dayanma yeteneği geliştirmiş kendince. Ancak, bir an önce düzelme bekliyorlar.

Bu arada sanayi üretimi, kapasite kullanımı gibi alanlardaki iyileşme belirtileri umutları artırdı.

Bunun üzerine, iyileşme belirtilerine ilişkin sürecin lojistikçiler tarafında nasıl yaşandığını irdeleyen bir derleme haber yapmaya karar verdik. Bu amaçla Arkas, Barsan, Balnak, Borusan, Ceva, DHL, Ekol, Horoz, Mars, Omsan, Reysaş Ulusoy Lojistik'e; ”Tam da bu aralar kriz sürecinin bittiğini, işlerin rayına girmeye başladığını sıklıkla duymaya başladık. Acaba, gerçekten de öyle mi? Öyle ise, bunu örneklendirerek açıklayabilir misiniz?” sorusunu yönlendirdik.

 

Balnak, Borusan, Ceva, Mars, Reysaş, Ulusoy’dan gelen cevaplar gösterdi ki, sektörde rekabet daha yoğun sürüyor.

Zaman ayrılarak, iyi niyet ve ciddiyetle gerek kriz sürecine ilişkin, gerekse firmalarındaki veya sektördeki yansımalarına ilişkin yazılmış cevapları alfabetik sıraya göre ilginize sunuyoruz.


Balnak Lojistik Pazarlama ve

Satış Koordinatörü Emre Yenal:

 

Hizmet çeşitliliği sunmamız

krizde avantajımız oldu

BALNAK olarak kriz stratejilerimizi 2008'in 2'nci çeyreğinde oluşturmaya başladık. Finansal önlemlerin alınması, acil olmayan yatırımların beklemeye alınması, yeni ürünlerin hemen piyasaya sunulması, hizmet verilecek yeni bölge ve ülkelerin hemen belirlenip alt yapı çalışmalarının hızlı bir şekilde sonuçlandırılması, alınan kararlardan sadece bir kaçıydı. BALNAK yapı olarak hem Türkiye içinde depolama, dağıtım ve gümrükleme hem de

uluslararası nakliye hizmetleri verebiliyor. Bu sayede krizin yoğun hissedildiği sektör veya ülkelerde iş düşüşleri yaşanırken BALNAK farklı sektör ve ülkelere yoğunlaşarak krizin etkilerini azaltabildi. Şu an Türkiye'de 30 lokasyonda hizmet veriyoruz. Bunların yanı sıra Libya, Fas, Tunus ve Orta Doğu gibi pazarların da geliştirilmesi 2009'u hareketli geçirmemizi sağlıyor.

 

Avrupa'daki ekonomik

hareketlilik çok önemli

2009 planlarımızı bir kaç kez revize ettik ama nihayetinde belirlenen

hedeflerimizin peşinden tüm BALNAK ailesi olarak koşuyoruz. Ancak tüm sektörlerde iş düşüşleri devam ediyor. Acil olarak ihracat yapan sektörlerin ve iç piyasanın canlanması gerekiyor. Ama bunun olması içinde en büyük ihracat pazarımız olan Avrupa'nın tekrar tüketmeye başlaması gerekiyor. Fakat Avrupa için henüz krizden çıktı diyemeyiz. Türkiye için 2010 senesinde yüzde 3.5, 2011'de yüzde 4.5, 2012'de ise yüzde 5'lik büyüme öngörülüyor. Aynı zamanda önümüzdeki yıllarda işsiz sayısı ve enflasyonun da düşmesi bekleniyor. Genelde lojistik sektörü Türkiye büyürse, Türkiye'nin 4 katı büyür ya da ekonomi daralıyorsa aynı oranda daralır. 2009'da Türkiye'nin yüzde 6 küçülmesi bekleniyor. Bu demektirki sektörümüz 2009'da yüzde 25 civarında küçüldü. Aynı şekilde 2010'da ülkemiz yüzde 3'ün üzerinde büyürse sektörümüz de yüzde 15 düzeyinde gelişme gösterir. Ancak şunun altını çizmek gerekir; Türkiye lojistik sektörümüz için Ortadoğu ve Arap ülkeleri önemli ancak Euro yani Avrupa bölgesi, hayati önem taşımaktadır. Avrupa önümüzdeki yıllarda büyümez ve darboğaza girer, ABD ile Çin büyürse sektörümüzü de sıkıntılı günler bekliyor diyebiliriz. Çünkü biz ne ABD ne de Çin'e ihracat yapıyoruz. Bizim 1 numaralı ihracat kalemimiz Avrupa'dır. Avrupa'nın 2010 sonrası ekonomik hareketi tüm sektörleri belirleyecektir.

 

Sel felaketinin
götürdükleri önemli

Lojistiğin dallarından olan uluslar arası nakliyede bazı firmaların sektörden çekilme süreci devam ediyor ya da tam kapasite ile çalışmayanlar var. Bu da arzın daralması anlamına geliyor. Talebin ne olacağı navlun fiyatlarını belirleyecek. Ancak uluslar arası hava ve deniz yolu şirketleri Eylül ayı itibariyle navlun artışlarına başladırlar. Bu trendi kara yolunda da bekliyoruz. Yaşanan sel felaketinin kesin sonuçlarını henüz bilmiyoruz ancak bu süreçten de korkarız ki bir çok firma büyük zararlar ile çıkacak. Araç kaskoları, depo sigortaları gibi konular önümüzdeki günlerde daha fazla gündeme oturacak gibi duruyor.Bayramın ardından yılsonuna dek 3 önemli ayımız var. Bu ayları çok çalışarak verimli geçirmeliyiz. 2010, 2009’dan çok daha zor geçecek. Bu sebeple bu yılı olağanca iyi kapatmamız gerekiyor.

 


 

Borusan Lojistik Genel

Müdürü Kaan Gürgenç:

 

Bu kriz kendimize ait olmayan parayı harcamamızdan kaynaklandı. Türev ürünleri ekonominin içine koyduk, karşılığı olmayan paraları harcadık. Şimdi ise bu durumdan çıkmak için ekonomiye para enjekte ediyoruz. Probleme neden olan uygulamaları çözüm için gerekli diyerek uygulamaya devam ediyoruz. Bir başka deyişle, hastalığa neden olan mikrobu tedavi için kullanıyoruz, ama bilirsiniz ki hastalık devam ederken aşı olmak daha şiddetli bir hastalık geçirmenize neden olur.


Kriz nedeniyle 2008’in son çeyreğinden itibaren tüm dünya pazarlarında hızlı bir küçülme yaşandı. Geçen yılın son döneminde biz de müşterilerimizin daralan iş hacminden olumsuz etkilensek de 2008 yılında ciromuzu 262 milyon dolar seviyesine çıkarttık. 2008 senesinde ayda ortalama 25 milyon ciro ile giderken krizin kendini hissettirdiği son üç ayda cirosal anlamda aylık 8-9 milyon dolar civarında bir kayıp yaşadık, ancak ilk dokuz ay karlılığımız ile son üç ay karlılığımız aynı kaldı. Küresel krizin dip noktalarına ulaştığı bu yıl ise 230-250 milyon dolar ciro bandında yılı bitirmeyi planlıyoruz. Borusan Lojistik olarak 2009 yılı için 2008 ciromuzu yakalamayı hedeflemiştik. Bu hedefimizi de tutturacağımıza inanıyoruz. Ciromuzda geçen seneye göre dolar bazında bir küçülme gözükmekle birlikte bunun nedeni kur farkıdır. Ancak son yedi senedir yıl bazında ortalama büyümesi yüzde 35 olan, 2008 i yüzde 42 büyüme ile kapatan bir şirket olarak bu sene geçen seneki ciromuzu yakalamayı “kötünün iyisi olarak”  yorumluyoruz. Krizin olumsuz etkileri olmasaydı bu sene ciromuzu 365 -405 milyon dolar seviyelerinde gerçekleştirecektik, 2010 için ise 500 milyon dolar ciro hedefimiz vardı.

Birçok şirkette küçülme yaşanırken bizim krize rağmen aynı ciroyu korumamızda, aldığımız yeni müşterilerin büyük etkisi var. Ciromuzun %55’ini mevcut müşterilerimizden, geri kalanını ise yeni aldığımız müşterilerden sağladık. Gerçekleştirdiğimiz verimlilik arttırıcı projelerle maliyetlerimizi düşürerek bunu fiyatlarımıza yansıttık ve bir miktar indirim yaptık. Bunu yaparken kalitemizden taviz vermedik. Şubat ayı itibari ile 2009 yılı için belirlediğimiz yeni müşteri hedefimize ulaştık. 2009 yılı ilk yarısı itibariyle bütçe tahminlerimizi %100 uyumla gerçekleştirmiş durumdayız.

 


Ceva Lojistik Türkiye ve

Balkanlar Genel Müdürü Aslan Uzun:

 

2008'in üçüncü çeyreğinde hızla ortaya çıkıp yayılmış olan global kriz, 2008 sonu ve 2009'un ilk iki çeyreğinde etkilerini daha artırarak devam etmiştir. Bu dönemde ihracat ve ithalattaki daralma  sırasıyla yüzde 41 ve yüzde 30 olmuştur. 2008 Eylül'ünden itibaren düşmeye başlayan sanayi üretim endeksi de son aylardaki göreceli toparlanmasına rağmen halen 2008'in ilk yarısındaki seviyelerinden çok uzaktır. Otomotiv başta olmak üzere, inşaat, endüstriyel ürünler, elektronik, son teşvik paketine kadar beyaz eşya en çok etkilenen sektörler olmuştur.

 

Ceva Lojistik olarak ise, 2009 yılı başından beri portföyümüze kattığımız yeni müşterilerimizle, daralan pazarda büyüme hedeflerimizi yakalamış bulunuyoruz. Bunun yanında Ceva’nın bir çok sektöre ve bir çok ürünle hizmet veriyor olması bize kriz döneminde büyük bir esneklik kazandırdı. Uluslararası Nakliye ve 2008 yılında bünyemize kattığımız Varan Kargo birimlerimiz de yılın ilk 8 ayını büyüyerek kapattılar. Krize rağmen kargo da 2009 yılında her hafta yeni bir şube/ acenta hedefini uygulamaya aldık. İlk 8 ayda 50 yeni şubeyi devreye aldık; dolayısı ile  yaklaşık 500 kişiye iş imkanı sağladık.

 

Bütün bu gelişmeler sayesinde şirket olarak krizin etkilerini sınırlı ölçüde hissediyoruz. Ancak pazardaki gelişmeleri izlediğimizde krizin ilk şok dalgasının etkilerinin azaldığını görmekle birlikte, henüz kriz öncesi dönemi yakalamaktan uzak olduğunu düşünüyoruz. Kanaatimizce iç tüketim ve yatırımlar uzunca bir süre daha bu seviyelerde devam edecektir.

 


Reysaş Lojistik Yönetim
Kurulu Başkanı Durmuş Döven:

 

Krizin Türkiye de ki süresi 1 yılı tamamladı. ABD’deki süresi de yaklaşık 14 ay oldu. Kriz özellikle temmuz ayından itibaren dip noktasını gördü ki, şimdi yavaş yavaş işsizlik, konut satışları ve diğer göstergelerin hepsi pozitife döndü. Zaten krizlerin yıllarca sürecek diye bir durumu yok, genellikle krizlerin çıkma ve çıkarılma sebepleri bununla birlikte de krizlerin kime ne fayda getirdiğine bakmak lazım. Kriz yapacağını yaptı. Temmuz ayından itibaren düzlemde gitmeye başladı, ekim-kasım ayından itibaren de yükselecek. 2010 yılı da oldukça yüksek pazarın olduğu, enflasyonun arttığı, dövizin düştüğü, borsanın yükseldiği, insanların tekrar birikimlerinin veya bankalarda şişen paraların topluma aynı şekilde verilmesiyle birlikte 2010 yılı çok çok canlı geçecek. 2011’de 2006 gibi oldukça popüler olan bu gündem unutulmuş olarak anılarda kalacak. Lojistik sektörü krizleri çok hızlı takip eden bir sektör, çünkü hızlı tüketim, otomotiv, akaryakıt, gıda, tekstil, dayanıklı tüketim malları gibi a’dan z’ye kadar her mamülün taşıması, stoklaması, depolaması, ithalatı gibi çalışmaları gerçekleştirdiğimiz için, bu oranları çok yakından görebiliyoruz. Gıda çok fazla etklenmedi, elektronik çok hızlı satıldı ve stoklar kalmadı ve ihtiyaç var. Otomobil şirketleri şu an da üretim yapamıyor, yedek parçaları yeterli miktarda değil, genellikle ithalatta bitmiş otomobil ithalatıyla gidiyor. Kriz bitti. Krizin bittiği sözsel hareketlerle tamam, ama operasyonel hareketi, yani pazara ve piyasaya yönelmesi 2009’un sonu 2010’dan itibaren görülecek. Çünkü insanlar hâlâ ne olacak diye düşünüyor ve piyasada maalesef yoğun olarak negatiften para üretenler de olduğu için borsa düşecek, döviz fırlayacak, emtia fiyatları değişecek vs.
Bunların hepsi 8 aydır Türkiye IMF ile bile anlaşmadan dolar 1.48 idi, borsa 20 bine düşecekti, 46-47 - 48 binlerde, insanlar borçlarını ödeyebiliyor ve ödemeye devam edecek.. Ciddi miktarda mevduat, nakit fazlası ve satın alma gücü yaratılıyor bunların önümüzde ki yıllarda pozitif etkisi olacak. Tabii ki, pazarda herkes yeterince dersini aldı, acı çekti, bunların acıları 2010-2011’de sarılacaktır.

 


Mars Logistics İletişim ve
Pazarlama Müdürü Ali Tulgar:

 

Lojistik sektörünün geneline ilişkin sağlıklı ve güncel bir veri akışı, ne yazık ki henüz sağlanabilmiş değil. Bu nedenle sadece duyumlar ve gözlemlerle yorum yapmak da, isabetli olmaz. Ayrıca, kriz döneminde her şirketin kendi performansı belirleyici oluyor. Dolayısıyla, gelinen noktanın lojistik sektöründeki her şirket için, birbirinden çok farklı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çok sıkıntıda olan şirketler olabileceği gibi, toparlanma sürecinde olan şirketler de olabilir. Mars Logistics açısından baktığımızda, olası krizlere önlem için, çok önceden hazırlıklı olmak, farklı senaryolara yönelik farklı aksiyon paketleri geliştirmek, bizim için bir şirket stratejisi olduğu için, krizde telafisi zor süreçler yaşamadık. Hatta bugün itibariyle baktığımızda, Mars Logistics yönetimi ve çalışanlarının, azmi ve gayreti ile son dönemde Pazar payımızı birçok ülkede ciddi anlamda büyüttüğümüzü vurgulamak gerekir.

 


Ulusoy Lojistik

CEO'su Celal Doluel:

 

Öncelikle, daha önceleri birkaç yerde de belirtmiş olduğum bir şeyi sizlerle de paylaşmak isterim. Bu yaşadığımız, bir kriz değil. Yeni dünyanın yeni yaşam biçimidir. Biz de bu yeni yaşam biçimine ayak uydurmaya çalışıyoruz. Maalesef eskisi gibi %20-30 arasındaki kar oranları olmayacak. %1-5 arasında seyreden kar oranlarıyla yepyeni bir perspektifte yaşamaya çalışacak ve buna alışacağız. Bugün Avrupa'da yüzlerce, hatta binlerce şirket kapandı. Ülkemizde de durum çok farklı değil. "Kazan-kazan" felsefemizden asla ödün vermeden çalışmaya devam edecek ve bu duruma alışacağız"

 


Uluslararası Nakliyeciler Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Dinçşahin:

 

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, küresel ekonomik krizden sonra Avrupa yönlü taşımalarda azalma, Ortadoğu ülkelerine taşımalarda ise Irak dışında yüzde 2 artış olduğunu söyledi. Dinçşahin, Avrupa ülkelerine yapılan taşımaların yüzde 27 oranında düştüğünü, ancak, bugünlerde umut veren gelişme ve iyileşmeler gözlediklerini de söyledi.


Dinçşahin’in verdiği bilgilere göre Türkiye'den Avrupa'ya yapılan ihracatın payı kriz döneminde yüzde 52'den yüzde 48'e geriledi, Ortadoğu'ya ise yüzde 16'dan yüzde 17'ye yükseldi. Arap ülkelerinin yüzde 6 olan payı ise yüzde 11'e çıktı.

Ortadoğu seferlerinin sayısının ihracattaki artışa paralel arttığını, Avrupa taşımalarının sayısının azaldığını kaydeden Dinçşahin, haziran ayı sonu itibarıyla Türk plakalı araçların Avrupa ülkelerine olan taşımalarının yüzde 27, Rusya ve Türki Cumhuriyetlere taşımalarının yüzde 22 gerilediğini belirtti.

 

Yüzde 20 atıl
kapasite oluştu

Bu durumun her 5 TIR’dan birinin çalışmadığını ve sefer sayısında 86 binlik bir düşmeye işaret ettiğini, yani yüzde 20’lik bir atıl kapasite anlamına geldiğini belirten Dinçşahin, maddi kaybın ise 600 milyon doları bulduğunu tahmin etti.


Bakanlık köstek oluyor

Dinçşahin ulsulararası karayolu taşımalarında yaşanan sorunlara da değinerek, “Bulgaristan ve Macaristan, kestikleri trafik cezaları ile yıldırma eylemi uyguluyor. Suriye ise anlaşmaları uygulamıyor. İran, araçlardaki malların gümrüklemesinden yüzde 10 ek vergi alıyor. Rusya ise taşıma pazarından yüzde 25-30 oranında pay almak için 5 aydır Türk tarafı ile pazarlık yapıyor. Rusya'da UND'nin muadili olan örgütle yüzde 25'lik sertifika payı verme karşılığında anlaştık, ancak süreç Ulaştırma Bakanlığı'nın devreye girmesiyle tıkandı ve anlaşma Bakanlığın onayını bekliyor” dedi.

 

Yabancı plakaların
taşımadaki payı artıyor

Üçüncü ülkelere verilen sertifikalar yabancı plakalı araçların taşıdığı yükü artırırken, yerli plakalı araçların taşımacılıktaki payınının düştüğüne dikkat çeken Dinçşahin, 2008'in ilk 6 ayında Türk plakalı araçların Türkiye'deki malları taşıma oranının yüzde 78 iken, yabancıların yüzde 22 olduğunu, 2009'un ilk 6 ayında ise Türklerin payı yüzde 78'den yüzde 71'e gerilerken, yabancıların payının yüzde 29'a yükseldiğini hatırlattı.

Dinçşahin, "Krizde 6 ayda Türk araçlarının payı 55 bin sefer düştü, yabancı araçlar 4 bin sefer arttı. Türkiye'nin haksız rekabete karşı rekabet ettiği ülkelerin başında Bulgaristan, Moldova, Makedonya, Ukrayna, Romanya plakalı araçlar gelmektedir" dedi.

 
Kaynak:LH
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72