Gündem

ZİNCİRİ KIRMAYINZİNCİRİ KIRMAYIN15.09.2009

Gıda taşımacılığındaki bilinçsizlik yüzünden dünya genelinde üretilen tüm ürünlerin ancak %40’ı sofralarımıza ulaşabiliyor. Bunun da %15’ini bozuk tüketiyoruz. Konunun uzmanları doğru depolama, taşıma ve elleçleme olsaydı dünyada açlık kalmazdı diyor.

Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, süper marketlerin baskısı ve gelişen teknolojiler sayesinde kabuk değiştirmeye başlayan gıda lojistiğinde soğuk zincir taşımacılığının önemi daha da artıyor. Gıda lojistiği denildiği zaman akla ilk gelen kavram soğuk zincir; ürünlerin bozulmadan sağlıklı olarak tüketiciye ulaştırılması için, uygun ısı ortamında; taşınması, depolanması, elleçlenmesi ve dağıtılmasını içeriyor. Bu şartları yerine getirmeden yapılan lojistik hizmetler yüzünden tüketiciler, üretilen malların ancak yarısını sofralarında görebiliyorlar. Dünya sağlık örgütünün araştırmasına göre, üretilen ürünlerin ancak %40’ı tüketiciye ulaşırken bunun da %15’inin bozuk şekilde tüketildiği belirtiliyor. Bu oranın Türkiye’de daha da yüksek olduğu tahmin ediliyor. Bu bozulmanın sebebi de ürün sayfasına göre taşıma ve depolamanın yapılmaması.

Dünya’nın sayılı gıda üreticisi ülkelerinden olan Türkiye, kayısı üretiminde birinci, vişnede ikinci, elmada dördüncü, şeftali ve üzümde altıncı sırada yer alıyor. Kriz döneminde tüm sektörlerde ihracat oranları düşerken özellikle yaş meyve ve sebze ihracatı artış gösterdi. Geçtiğimiz yılın ilk yedi ayında 970 milyon dolar civarında olan yaş meyve sebze ve narenciye ihracatı, bu yılın aynı döneminde bir milyar doların üzerine çıktı. Doğru depolama, taşıma ve elleçleme ile Türkiye gıda ticaretinden büyük gelirler elde edebilecek bir yapıda bulunuyor. Son yıllarda gıda tüketiminde donuk gıda sektöründe de hızlı bir yükseliş göze çarpıyor. Türkiye’de dondurulmuş gıda tüketimi son 4 yılda 5 kat büyüdü. Türkiye’de arka arkaya hizmet vermeye başlayan dondurulmuş gıda firmaları bu sektörün gelişmesinde etkili oldular. Ancak Türkiye’nin donuk gıda tüketimi hala az. Türkiye’de yılda 2,5 kg tüketim yapılırken bu rakam Amerika’da 50, Avrupa’da 25kg.

ATP’ ye taraf değiliz

21 Kasım 1976’da yürürlüğe giren ATP Konvansiyonu ile bozulabilir gıda maddelerinin taşınması ve taşımada kullanılan araçların özellikleri belirli kriterlere tabi tutuldu. Birçok bölüm ve etkenden oluşan anlaşmanın birinci bölümünde özel taşıma araç ve gereçlerinin üzerinde duruluyor. Türkiye henüz ATP’yi kabul etmedi. İnsan sağlığı ve gıda güvenliği açısından bu konvansiyona Türkiye’nin bir kaç yıl içerisinde taraf olması bekleniyor.

Kaynak: Trans Medya

 

Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72