Gündem

NAKLİYECİNİN ARTAN YÜKÜNAKLİYECİNİN ARTAN YÜKÜ17.08.2009

Bildiğiniz gibi TBMM Genel Kurulunda 18.06.2009 tarihinde, 5911 sayılı torba kanun ile kabul edilen, aynı zamanda sektörümüz için hayati önem taşıyan 4458 sayılı Gümrük Kanununun bazı maddeleri değişmiştir.

Değişikliğin yapılmasından çok kısa bir süre sonra 06.07.2009 tarihinde, yasa ile ilgili uygulamaya yön verecek hususlara açıklık getirecek olan yeni Gümrük Yönetmelik Taslağı adeta ışık hızıyla Gümrük Müsteşarlığı resmi sitesinde yayımlanmıştır.

237 sayfada 613 maddeyi içeren taslağın sitede yayımını takiben, sektör Sivil Toplum Kuruluşlarının taslak üzerindeki görüşlerini bildirmeleri için verilen süre ise, sadece 10 gün ile sınırlandırılmıştır. Geriye dönüp baktığımızda hepimizin hatırlayacağı gibi; 4458 sayılı Gümrük Kanununun revizyonu yıllarca sürmüş, ancak geçtiğimiz Haziran ayında Meclis Genel Kurulunda görüşülerek yeni revize edilmiş şekline dönüşebilmiştir.

Yüzlerce maddeden oluşan ve yasanın uygulanmasında kamu yönetimi ile sektör arasında köprü görevi sağlayacak böyle bir yönetmelik taslağını, çok kısa bir sürede gözden geçirerek ne kadar sağlık bir görüş verebilirsiniz? Takdiri artık siz değerli okurlarımıza bırakıyorum.

Dilerseniz gelelim yeni Gümrük Yönetmeliği ile ilgili taslağa:

ü  Gümrük İdarelerinin Yeniden Yapılandırılması,

ü  Ortak Risk Değerlendirmeleri ve Yönetimi,

ü  Bilgi Paylaşımının Kurumsallaştırılması

 

gibi konuların Avrupa Birliği Komisyon Regülasyonu çerçevesinde, EC 648/2005 dayılı Konsey Kuralları ile yürürlüğe giren hükümlerinin yeni Gümrük yönetmeliği ile mevzuatımıza yansıtılması gayet doğaldır.

 

Ancak,

ü  Özet Beyanın ek bilgilerle niteliğinin artırılarak taşıyıcıya haddinden fazla sorumluluk yüklenmesi,

ü  Transit olarak taşınan yüklerin taşıyıcı için getirdiği aşırı yükümlülüklerin  varlığı,

ü  Transit eşyanın, varış gümrük idaresinde yapılan muayene neticesinde gümrük tarife istatistik pozisyonunun farklı çıkması durumunda, taşıyıcı hakkında kaçakçılık kovuşturmalarının yapılması ile eşyanın alıkonulması,

ü  Taslağın birden çok maddelerinde “ 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ibarelerin yer alması kabul edilebilir gibi değildir.

 

Tüm bunlara ilave olarak lojistik hizmet üretenlerin sırtına yüklenen ek sorumluluklara rağmen fiili kesin gümrükleme hizmetinin bu şirketlerce istihdam edilecek gümrük müşavirleri kanalı ile ithalatçı ve ihracatçılara verilebilmesi yetkisi ise gene yönetmelik doğrultusunda mümkün olamayacaktır. Bu hakikaten anlaşılır bir durum olmaktan artık çıkmıştır. Halbuki AB’de ve tüm gelişmiş dünya ülkelerinde durum son derece farklıdır. Oralarda freight forwarderler ve lojistik hizmet üretenler istihdam etmiş oldukları gümrük müşavirleri kanalı ile tabii ki gümrükleme hizmetini de müşterilerine verebilmektedirler ve böylece lojistik halkalarının tümü eksiksiz olarak tamamlanabilmektedir.

 

Buradaki satırlarımda yer darlığı nedeniyle ifade edemediğim daha bir çok benzer maddeler de taslakta yer almakta,  bizlere “ potansiyel suçlu ve  kaçakçı “ gibi bakılacağını işaretlemektedir ki,bunlar şahsen beni ve meslektaşlarımızı rencide edici nitelik taşımaktadır.

 

Gerçekten ekonomi canlansa, kara-hava-deniz ve demiryolunda taşıdığımız fiziki yükümüz artsa, bu bize ne kadar tatlı yorgunluk verirdi değilmi? Ama ne yazık ki öyle olmayıp, önümüzdeki aylarda yapılması olası değişikliğe ilişkin, maalesef yeni Gümrük Yönetmeliğinin getirecekleri pek iç açıcı değil. Bazı olumlu düzenlemeler dikkati çekse de, sanki sektörün çalışmasına yeni köstekler getirmek için adeta özel bir mesai yapılmış.

 

Keşke, hala ekonomik krizin sürmekte olduğu bu ortama artan yükümüz bürokrasinin sırtımıza getirmekte olduğu bu yük yerine, fiziki yük olmuş olsa idi. O zaman sevinebilecektik en azından.

Kaynak: Kosta Sandalcı - UTA Dergisi

Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72