Gündem

TIRI DOLDURMAK GEMİYİ DOLDURMAKTAN DAHA ZORTIRI DOLDURMAK GEMİYİ DOLDURMAKTAN DAHA ZOR08.06.2009

Küresel mali kriz ekonomiye derinlemesine nüfus etti, talepler düştü, üretimler azaldı, ihracatta ve ithalatta derken dünya ticaret hacmindeki daralma, taşıma hacimlerine de aynen yansıdı.

 

Gerek sanayi malları üretim, ihracat ve ithalat rakamlarında ilk 6 aylık veriler, gerekse bunların ticaretinden dolayı oluşan taşıma hacimlerinde bir önceki yılın aynı dönemine göre ciddi gerilemeler görülüyor.


Ama tüm dünyada kimse bu kötü gelişmeye takılıp da kalmadı. ABD ve Avrupa’da batan bankalar, TMSF usulü kurtarılma yoluna gidildi, bir yandan da otomotiv başta olmak üzere sektörel destek paketleri oluşturuldu.

 

Bütün bu çabaalra rağmen, Armstrong & Associates’in son araştırmasından elde edilen verilerine göre, global 3PL gelirleri, 2009’da yüzde 8.8. oranında düştü. Düşüşe en çok otomotiv ve perakende sektörleri etki etti.

 

Sadece Türkiye’de TÜİK verilerine göre, Ocak yüzde 26, Şubat yüzde 24, Mart yüzde 28,5, Nisan yüzde 36 ve Mayıs ihracatı yüzde 40 oranında daraldı.

TOBB verilerine göre, uluslararası karayolu taşıma belgesi ve karne adetlerinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30 – 35 civarında azaldı.

Buna karşın Türkiye’de ÖTV + KDV indirimlerine gidilerek iç talep artışı, yani tüketim artışı ile ekonomik seyir seviyesi korunmaya çalışıldı.

Bu arada Ortadoğu ve Afrika pazarlarına yönelik ihracatlarda seviyeler de, taşımalar da korundu.

 

Kriz sürecinde Sanayi Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, DTM, TOBB, TİM, TÜSİAD ve MÜSİAD çeşitli programlar oluşturarak, iç talebi korumaya çalışıyorlar.

Firmalar ise üretim programlarını ve taleplerini yeniden gözden geçirerek, zam yapmadan, maliyetlerini daha da düşürerek, istihdamlarını koruyarak, en azından bir önceki yıl ulaştıkları hacimleri korumaya çalışıyorlar. 

 

Ancak, TİM’in dün (1 Haziran 2009) açıkladığı Mayıs ayı ihracat rakamları gösterdiki ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,97 gerileyerek, 7 milyar 354 milyon dolar oldu. Geriye dönük bir yıllık ihracatta ise yüzde 9,95 düşüş yaşandı.

Kısaca yüzde 40’lık düşüş oranı tüketim eğiliminden kapasite kullanımına, üretimden ihracata, lojistik hizmetlerinden taşınmasına kadar ekonomiye etki etti.

 

Bu etkinin lojistik hizmet sunucuları pazarındaki görünümünü daha yakından irdelemek amacıyla geçtiğimiz günlerde bir haber vesilesi ile biraraya geldiğimiz Borusan Lojistik Genel Müdürü Kaan Gürgenç’e sektördeki gidişatı nasıl özetleyebileceğini sorduk. Dibe vurma sesleri geldiğini, 2009’un tümüne kayıp olarak baktığını, 2010’u tahmin edemediğini kaydeden Gürgenç, 2009’un ilk 6 ayında hizmet pazarında yüzde 40’lık azalma ile karşı karşıya olduklarını, geçen yılki seviyelerini korumaya çalıştıklarını, bunu da müşteri portföyünü artırarak yaptıklarını söyledi.

 

Etkinlikte bulunan Borusan Lojistik Lojistik Satış Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Dölen de benzer yönde bir tarif yaptı. Dolayısıyla tamemen sahaya indiklerini ve ancak bu yolla mevcudu koruyabildiklerini vurguladı.


Gerek Kaan Gürgenç’in, gerekse İbrahim Dölen’in parsiyel yük konsolidasyonuna dayalı kriz yönetimini aylar önce Balnak Lojistik Satış ve Pazarlama Koordinatörü Emre Yenal da dile getirmişti. Yenal’ın ifadeleriyle Balnak Lojistik’in modelini sektöre kriz sürecinde varlığı hasarsız korumanın çıkış yolu olarak sunmuştuk.
Sadece Balnak’la kalmayıp benzer açıklamaları Ulusoy Lojistik’ten Cem Kumuk, Conmar’dan Hakan Çınar, Reysaş’tan Durmuş Döven, Karakuş Nakliyat’tan Ertuğrul Tarhan’da dile getirdi.

Söz konusu uzmanların yanı sıra, lojistik hizmet sunucuları sektöründe kriz yönetimine ilişkin başka öneriler de geliyordu.

 

Örneğin, Prof Dr. Mehmet Tanyaş, DTO’nun ana sponsorluğunda düzenlenen Lojistik Zirvesin’de, kriz sürecinde düşen navlun fiyatlarından avantaj yakalanacağını varsayarak, denizyolu ağırlıklı operasyon önerisinde bulunmuştu.

 

Bu krizde, karayolu nakliyecisinin denizyoluna göre ayakta kalma şansının daha fazla olduğu bir kez daha test edildi.

 

Çünkü; zaten düşen ticaret hacimlari, yani ihracat malllarının azaldığı bir ortamda bir gemiyi doldurmak bir TIR’ı doldurmaktan kat kat zor olmaya başladı.

Çünkü; karayolu ihracatçının da, nakliyecinin de birinci tercihi oldu.

Çünkü parsiyel yüklerle doldurulan TIR’ın dönüşü boşta olsa maliyeti, Ahır Kapı,  Kartal - Pendik sahillerinde boş bekleyen gemilere göre daha düşüktür.

Kaynak: Lojistik Haber
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72