Gündem

“ÜÇ YÖNETMELİK ÇALIŞMAMIZ VAR”“ÜÇ YÖNETMELİK ÇALIŞMAMIZ VAR”06.04.2021
Taşımacılık faaliyetlerini direkt etkileyecek yönetmelik değişikliği çalışmaları hakkında UTİKAD’a konuşan Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, "Bazı indirimler yapılması için revizyon çalışmalarımız var. Ülkemizin sadece ürettiğinden değil, toprakları üzerinde taşınan yüklerden de katma değer kazanması önceliklerimiz arasında yer almaktadır" diyor.

Pandemi sürecinde lojistik çalışanlarının, hayatın akışı içinde önem taşıdığının bir kez daha görüldüğüne dikkat çeken T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, "Lojistik çalışanlarımızın anahtar personel olduklarını düşünüyorum" yorumunu yapıyor. Baştor’a, lojistik sektörünü yakından ilgilendiren konular ve önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmeler hakkında sorular yönelttik.

Pandemi sürecinde Bakanlığınız tarafından, lojistik sektörünün paydaşlarına ne gibi kolaylıklar sağlandı veya sağlanıyor?

Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk iki aylık döneminde taşımalarımız artış eğiliminde iken, pandeminin etkisini artırması, belirli taşıma güzergahlarının kapanması, sınır geçişlerine ve hareketliliğe getirilen kısıtlamalar sonucunda mart ve nisan aylarında taşımalarımızda önemli bir düşüş yaşandı. Ancak, lojistik sektörü mayıs ayından itibaren hızla toparlanma sürecine girdi, özellikle haziran ayından sonra kısıtlamaların da kalkmasıyla birlikte önceki yılın taşıma sayılarına ulaşıldı. Bu süreçte karayolu taşımacıları için belge sürelerinin uzatılması, sınavların ve araç muayenelerinin ertelenmesi gibi kolaylaştırmalar sağlamaya çalıştık.

Tehlikeli maddelerin taşınmasına yönelik sektörde çalışanların eğitimlerini erteledik, sertifika sürelerini uzattık.Araç muayene istasyonlarında ise vatandaş için muayenelere erteleme getirdik. Uluslararası taşımacılarımıza kolaylık sağlanması amacıyla tek tek tüm komşu ülkelerimiz ve Avrupa ülkeleri ile yoğun temaslarda bulunduk. Bu kapsamda ilave sınır geçiş belgeleri ve geçişlerde kolaylıklar sağladık.

Yakın zamanda yayımlamayı planladığınız yönetmelikler var mı? Varsa bu yönetmelikler sektöre ne gibi yenilik veya kolaylıklar getirecek?

Lojistikçileri yakından ilgilendirecek üç adet yönetmelik çalışmamız bulunmakta. Bunlardan ilki şu an yürürlükte bulunan Taşıma İşleri Organizatörlüğü yönetmeliğidir. Bu yönetmelikte sektörden gelen talepler doğrultusunda işlemeyen hususların işler hale getirilmesi ve bazı indirimler yapılması için revizyon çalışmaları sürdürüyoruz. Bir diğer yayınlamayı planladığımız yönetmeliğimiz ise Kombine Taşımacılık Yönetmeliği’dir. Bu yönetmelik ile, kombine taşımacılık faaliyetlerinin kayıt altına alınarak, bu faaliyetleri etkin ve verimli yapanlara idari ve mali yönden desteklerin sağlanması, bu şekilde ülkemizde kombine taşımacılığın teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca bu yönetmelik kapsamında yeşil lojistik kavramını ortaya koymayı planlıyoruz. Taşımacılığın daha çevreci yapılması ve özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ile gelecek kurallar için sektörümüzün daha rekabetçi olabilmesini sağlamak istiyoruz.Öte yandan, "Lojistik Merkez Yer Seçimi Yönetmeliği" ile lojistik merkezler için yer seçimi, projelendirme, yapım ve işletme modellerini düzenlemeyi amaçlıyoruz. Ticaret Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz bu çalışma ile, ülkemizdeki lojistik merkez yatırımlarının Türkiye Lojistik Master Planı (TLMP) ile uyumlu olarak hayata geçirilmesi önceliğimizdir.

"E-DEVLET ÜZERİNDEN KAĞITSIZ SİSTEME GEÇMEYİ AMAÇLIYORUZ"

Bakanlığınızın dijitalleşme anlamında ne gibi projeleri bulunuyor, sektörün bu süreçte tanıştığı veya tanışacağı dijital sistemler var mı?Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü olarak dijitalleşmeye öncelik veriyoruz. Şu anda verdiğimiz hizmetlerin büyük kısmı e-devlet üzerinden yürütülmektedir. Biz bu oranı da artırmak üzere hedeflerimizi belirledik. 2019 yılında verdiğimiz e-devlet hizmetlerinden 22 milyon adet işlem yapıldı. 2013 yılında bu değer 2 milyon adet civarındaydı. Pandemi dönemi bu hizmetlerin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Genel Müdürlük olarak pandemi döneminde teknolojiyi kullanarak verdiğimiz hizmetlerin aksamamasını sağladık. Bu kapsamda; esnek çalışma veya sokağa çıkma yasağı nedeniyle evden çalışan personelimizin tüm hizmetleri verebilecekleri bir ortam oluşturduk. Ayrıca, Genel Müdürlüğümüzde tüm taşımacılık belgelerini U-net otomasyon sistemi üzerinden düzenliyoruz. Vatandaşlarımız tarafından sunulan evrakların incelenmesi, ödemelerin yapılması kare kodlu belgelerin oluşturulması ve yapılan işlemlerin e-devlet üzerinden sorgulanması gibi birçok işlemi kağıt kullanmadan yapabiliyoruz.U-net sistemi sayesinde yapılan işlemler süresince tüm adımlar yazılım tarafından doğrulanmakta ve birçok belge ve bilgi e-devletten otomatik sorgulanabilmektedir. Böylece, yanlış yazılma gibi kullanıcı hatası olmamaktadır. Yapılacak ödemeler sistem tarafından hesaplanarak, vatandaşlarımıza SMS olarak bildirilmekte, ödemeler bankalara yapılmakta ve ödeme bilgileri otomatik olarak sisteme düşmektedir. Biz sistemimizi her gün biraz daha geliştiriyoruz. Amacımız, tüm işlemlerin e-devlet üzerinden yürütülmesi ile kağıtsız bir sisteme geçmektir. Pandemi döneminde intermodal sistemlere yönelimde artış devam etti.

Türkiye’nin ulaştırma altyapısının bu anlamda şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pandemi süreci, tedarik zincirinde süregelen alışkanlıkların sorgulanmasına neden olmuştur. Dijitalleşme ve temassız ticaret de ön plana çıkan diğer kavramlar olmuştur. Kısıtlamaların en yoğun olduğu dönemde, ticaretin özellikle yarı römork (dorse) veya konteyner taşımacılığı şeklinde temassız olarak devam edebilmesi, intermodal taşımacılığı geleceğe dönük planlamalarda stratejik bir çözüm olarak konumlandırmaktadır.Bölgesinin en güçlü ekonomileri arasında yer alan Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika’nın kalbinde önemli bir üretim üssüdür. Yıllardır ulaştırma alanında yapılan yatırımlar sonucunda oluşturulan güçlü lojistik altyapı, Türkiye’de ekonominin ve dış ticaretin itici gücü haline gelmiştir. Ülkemizin geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda dış ticaretteki taleplerinin karşılanması, bunun yanı sıra transit konumunun da sunduğu fırsatlar ile ülkemizin sadece ürettiğinden değil, toprakları üzerinde taşınan yüklerden de katma değer kazanması ve lojistik hizmet ihracatında sayılı ülkeler arasında yer alması stratejik önceliklerimiz arasında yer almaktadır.Özellikle Avrupa’ya yönelik taşımalarımızda karşılaşılan geçiş belgesi kotası ve sınır kapılarındaki yoğunluk gibi sorunlar nedeniyle, en etkin çözüm olarak yine intermodal taşımacılık öne çıkmaktadır. Halihazırda uluslararası karayolu taşımalarımızın önemli bir bölümü deniz sınır kapılarımızdan, Ro-Ro seferleri şeklinde gerçekleşmektedir. İtalya, Fransa, Ukrayna gibi ülkelere yönelik Ro-Ro hatları aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Ro-Ro hatları dışında Ro-La hatlarını da kullanan taşımacılarımız, alternatif taşıma modları ile ticaretimizi kesintisiz bir şekilde sürdürebilmektedir. Önümüzdeki dönemde de, yeni Ro-Ro hatları, blok tren/konteyner gibi intermodal taşımacılık alternatifleri ile ülkemiz ihracatını destekleyecek, daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir taşımacılık sistemi tesis etmeyi planlıyoruz.

Marmaray, bu anlamda gelecek dönemde nasıl bir rol oynayacak? Avrupa’nın ardından geçtiğimiz aylarda Çin’e yük götüren ilk ihracat treni de seferini tamamladı. Marmaray’da yük taşımaları artacak mı?

Marmara Bölgesi’nin ülkemizin üretim potansiyelindeki payı malumunuzdur. Bu bölgede üretilen yüklerin Avrupa ülkelerine açılması veya tam tersi Avrupa ülkelerinden gelen ithalat yüklerinin dağılması için Marmaray tren yolu hattı bir şah damarı gibi bölgede akışı sağlayacaktır. Son dönemde sektörümüzde, Marmara Bölgesi'nde tren yolu taşımacılığı kapsamında büyük atılımlar gerçekleşmektedir. Tren yolu hattı üzerinde birçok firmanın yük aktarma merkezleri kurma ve bunları ana tren yolu hattına iltisak hatları ile bağlama projeleri bulunmaktadır. Ayrıca, Halkalı’da faal olan ve Çerkezköy’de yapılmakta olan Bakanlığımız uhdesindeki lojistik merkezler de bölgedeki yük akışında büyük rol oynayacaklardır. Hem Asya ülkelerine hem de Avrupa ülkelerine yapılacak tren yolu taşımalarında Marmaray kritik bir önem taşımaktadır.

Bu süreçte demiryolu yük taşımacılığına talep arttı fakat altyapının talebe yetişemediğine dair yorumlar oldu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yakın dönemde yük taşımacılığına yatırım eğilimi artar mı?

Ülkemizde gerek yük gerekse yolcu taşımacılığında karayolu taşımacılığı ilk sırayı almakta, özellikle uluslararası taşımacılıkta demiryolu sektörünün aldığı pay çok düşük kalmaktadır. Ülkemizin 2023 ulaşım hedefleri doğrultusunda, demiryolu ve denizyolu taşımacılığının paylarının dengeli bir şekilde artırılması amaçlanmaktadır. Örneğin, yurt içi taşımalarda demiryolu taşımacılığının yükteki payının yüzde 4,76’dan yüzde 15’e, denizyolu taşımacılığının payının ise yüzde 2,66’dan yüzde 10 seviyelerine çıkarılması hedeflenmektedir. Bu hedefimiz doğrultusunda kuracağımız lojistik merkezler, bu merkezleri ve limanları demiryoluna bağlayacak iltisak hatları projelerine öncelik veriyoruz. Ayrıca demiryolu hatlarımızın işletilmesinde özel şirketlerin yatırım yapmasını teşvik etmek amacı ile gerekli mevzuat hazırlıklarını hızla yürütüyoruz. Kısa süre içinde bu konuda sektörde bir atılıma gitmeyi planlıyoruz.

Bölünmüş yollar ve Türkiye’nin dört bir yanında devam eden otoyol projeleri, ülke ekonomisine sağladıkları tasarrufla büyük katkı sunuyor. Ulaştırma projeleri bağlamında, 2023 hedefleri doğrultusunda lojistikte nasıl bir ulaşım ağı hedefleniyor?

Ülkemizin uluslararası ticaretteki hedeflerine ulaşabilmesi ve pandemi sürecinde yakaladığı fırsatın kalıcı hale gelebilmesi için, rekabetçi bir kombine taşımacılık sisteminin tesis edilmesi gerekmektedir. Uluslararası platformlarda, sadece karayolu taşımacılığına bağlı olan bir taşımacılık sisteminin, orta vadede sürdürülebilir olmadığı varsayılmaktadır. Pandemi döneminde belirli taşıma güzergahlarının kapanması, alternatif güzergahlarda yaşanan geçiş belgesi kotası, geçiş ücretleri gibi sorunlar tedarik zincirinde olduğu gibi, taşıma modunda da çeşitliliğin önemini ortaya koymuştur. Bu sebeple; farklı taşımacılık türlerinin dengeli ve entegre bir şekilde kullanılmasını sağlayacak kombine taşımacılık düzenlemeleri ve faaliyetleri Bakanlığımızın geleceğe yönelik hedeflerinde öncelikli konular arasında yer almaktadır. Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı, taşımacılık faaliyetlerini AB sınırları dahilinde önemli şekilde değiştirecek olup, sıfır emisyon hedefleri kapsamında ciddi kurallar getirilmesi planlanmaktadır. AB’nin önemli bir ticaret ortağı ve bu ülkelere yönelik çok sayıda taşıma yapan bir ülke olarak bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Taşımacılarımızı, geleceğe bugünden hazırlamak amacıyla, çevreci uygulamaların ilerletilmesi yönünde destekler planlamaktayız.

UTİKAD Dergi'nin 23. sayısına ulaşmak için tıklayınız.

UTİKAD Dergi'nin 24. sayısı çok yakında sizlerle!
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72