Gündem

 UTİKAD YÖNETİM KURULU ÜYESİ BERNA AKYILDIZ TÜRKİYE'DE TRANSİT TAŞIMACILIĞI DEĞERLENDİRDİ UTİKAD YÖNETİM KURULU ÜYESİ BERNA AKYILDIZ TÜRKİYE'DE TRANSİT TAŞIMACILIĞI DEĞERLENDİRDİ15.09.2020
UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gümrük Antrepo Çalışma Grubu Başkanı Berna Akyıldız Türkiye'de transit taşımacılığı UTA Dergisi Eylül sayısında değerlendirdi. Akyıldız “UTİKAD bünyesinde kurduğumuz Transit Taşımacılık Odak Grubu'nun çalışmaları doğrultusunda UTİKAD Sektörel İlişkiler Departmanı tarafından hazırlanan rapor ile transit taşımacılığın Türkiye'deki mevcut durumunu inceledik. Türkiye'nin uluslararası transit taşımacılıkta daha rekabetçi koşullara sahip olmasını sağlayacak gelişim alanları tespit edilerek bu alanlara yönelik önerilere yer verdik. Raporumuzun ülkemize, sektörümüze ve üyelerimize fayda sağlamasını diliyoruz” dedi.

UTİKAD Türkiye'de Transit Taşımacılık: Gelişim Alanları Raporu'ndan bahsedebilir misiniz?

UTİKAD ülkemizin bulunduğu coğrafyanın avantajları sayesinde transit taşımacılıkta dünya genelinde bir aktarma noktası olmasının önemini her platformda dile getirmiş, 2019 yılında yayınlamış olduğu Lojistik Sektörü Raporu'nda da bu konuya dikkat çekmişti.

UTİKAD bünyesinde kurduğumuz Transit Taşımacılık Odak Grubu'nun çalışmaları doğrultusunda UTİKAD Sektörel İlişkiler Departmanı tarafından hazırlanan rapor ile transit taşımacılığın Türkiye'deki mevcut durumu incelendi. Raporda transit taşımacılıkta darboğaz yaratan noktalar tespit edilerek bunların giderilmesine yönelik çözüm önerileri sunuldu. Türkiye'de transit taşımacılığı düzenleyen mevzuata ve uygulamalara yer verilen raporda ayrıca Türkiye'nin entegre olduğu taşımacılık koridorları ile Türkiye'yi transit taşımacılık alanında avantajlı kılacak altyapı yatırımları ve projelerine de değinildi. Türkiye'nin uluslararası transit taşımacılıkta daha rekabetçi koşullara sahip olmasını sağlayacak gelişim alanları tespit edilerek bu alanlara yönelik önerilere yer verdik. Raporumuzun ülkemize, sektörümüze ve üyelerimize fayda sağlamasını diliyoruz.

Transit taşımacılık kavramından nedir?

Bir ülkeden başka bir ülkeye yapılan taşımalarda taşınan yükün nihai varış yeri olmayan ülkelerden geçmesi, bu ülkelerde taşıma kaplarının, taşıma araçlarının veya taşıma türünün değiştirilmesi gerekli olabilmektedir. Bu faaliyetler bütünü transit taşımacılık olarak adlandırılmaktadır. Transit taşımacılık, taşınan yükün göndericisi ya da tüketicisi olmayan üçüncü ülkeler üzerinden taşınması olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda taşımacılık işleminin başladığı ve bittiği ülkelerden farklı olarak en az bir farklı ülke üzerinden gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Transit taşımacılık tek bir taşıma modu ile gerçekleştirilebileceği gibi birden fazla taşıma modunun kombinasyonu ile de gerçekleştirilebilir. Gümrük işlemleri bakımından incelendiğinde transit, transit geçilen ülke yönünde vergiye tabi olmayan bir geçiş türüdür. Bir ülkeye yapılan ithalat ve bir ülkeden yapılan ihracat taşımaları çeşitli vergilere tabi olabilmekte iken transit taşımacılığa konu yükler için transit geçilen ülkelerde herhangi bir vergi uygulaması söz konusu olmamaktadır. Taşımacılık altyapısının kullanılması, geçiş ücretleri ve transit yüklere sunulan hizmetlere yönelik ücretlendirmeler vergi muafiyetinden farklı değerlendirilmelidir.

Ülkemizin transit ticarete olan elverişliliğini değerlendirebilir misiniz?

Türkiye jeopolitik konumu itibarıyla lojistik sektöründe önemli bir rol oynayan ülkelerin başında gelmektedir. Kara, hava, demir ve denizyolu taşıma türlerinin hepsi ve bu taşıma türlerinin kombinasyonu aktif olarak kullanılabilmektedir. Asya, Avrupa ve Ortadoğu'nun geçiş koridorunda yer alan ülkemiz, jeopolitik konumu sayesinde avantajlı bir ülke konumundadır. Ülkemiz sahip olduğu bu ayrıcalık sayesinde transit taşımacılıkta dünya genelinde transit ülke ve ticaret merkezi olma yolunda takip edilen bir ülke konumunda, Batı ile Doğu'yu buluşturan güçlü bir rol üstlenmektedir.

Türkiye'de transit taşımacılıkta geliştirilmesi gereken alanlar nelerdir? Ülkemizi nasıl daha cazip bir transit aktarma merkezi haline getirebiliriz?

Türkiye'nin gerek Avrupa ülkelerine ve gerekse Ortadoğu ile Asya ülkelerine yakın konumuna ve bu ülkelere yönelik etkin taşımacılık ağına rağmen transit taşımacılık henüz gerçek potansiyelini ortaya koymaktan uzaktır. Ülkemizin, transit eşya sevklerinde sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi, uygulamadaki ve mevzuattaki bir takım gelişim alanlarına yönelik alınacak tedbirler ve yapılacak iyileştirmeler ile mümkün olabilecektir. Tüm taşıma modları için transit taşımacılık mevzuatı uygulanabilir ve taşımacılığı kolaylaştıracak şekilde dizayn edilmelidir. Bilindiği üzere ülkeler arası dış ticaretin ve taşımacılık faaliyetlerinin kolaylaştırılması amacıyla ulaştırma koridorları oluşturulmaktadır. Türkiye'nin gerek üç kıtanın birbirine yakınlaşmış bir noktada konumlanmış olması gerekse dünyanın üretim alanları olarak öne çıkan doğu ülkeleri ile bu ülkelerde üretilen eşyaların temel pazarları konumunda yer alan batı ülkeleri arasında yer alması ülkemizin transit taşımacılığa vermesi gereken önemi vurgular niteliktedir.

Uygulamada ele alınması gereken ve raporumuzda da yer verdiğimiz konuları şu başlıklar altında özetleyebiliriz: Transit Eşyanın Bir Geçici Depolama Yerinden Aynı Gümrüğe Bağlı Farklı Bir Geçici Depolama Yerine Aktarılması, Risk Analizi Kriterleri, Transit Yüklerin Antrepolara Alınamaması, Transit Olarak Gemiye Yüklenecek ve Karayolu İle Limana Getirilen Eşyaların Yüklü Bulunduğu TIR'ların Limanlarda Bekletilmesi, Havayolu Taşımacılığında Transit Eşyanın Bir Geçici Depolama Yerindeki Durumu, Özet Beyan Ambar Onayları, Transit Beyannamelerde Damga Vergisi ve E-AWB Kullanımı.

Türkiye'de transit taşımacılık faaliyetlerine ilişkin verilere ulaşmak mümkün müdür?

Türkiye'de Transit Taşımacılık: Gelişim Alanları Raporu'nu planlama aşamasında raporumuzda transit taşımacılığı sayısal verilerle incelemek ve bu verilere de raporumuzda yer vermek istedik. Her ne kadar bu çalışma kapsamına ülkemizdeki transit taşımacılığa yönelik sayısal verilerin eklenmesi planlanmış olsa da tüm taşıma modlarındaki transit taşımacılık verilerine ulaşamadık, TÜİK ve ilgili kamu idaresi birimleri ile yaptığımız görüşmelerde transit taşımacılığa dair verilerin mevcut olmadığını öğrendik. T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yayınladığı Denizcilik İstatistikleri kapsamında transit yüklere ilişkin veriler mevcut ancak modlar arası karşılaştırma yapmayı sağlayan veriler mevcut değil. Raporumuzda da belirttiğimiz gibi “Tanımlanamayan hiçbir şey ölçülemez; ölçülemeyen hiçbir şey yönetilemez ve iyileştirilemez” deyiminden yola çıkarak  bu raporumuzun Türkiye'de transit taşımacılığın durumunu açıklaması için bir adım olmasını, ilgili kamu idaresi birimlerine ve sektörün tüm paydaşlarına çalışmadaki önerilerimiz çerçevesinde transit taşımacılığın geliştirilmesine yönelik bir yol haritası sunmasını ve transit taşımacılığın ölçülmesindeki kriterlerin belirlenmesine olan ihtiyacımızı gözler önüne sermesini amaçlıyoruz.

Ülkemizde bulunan taşımacılık koridorları, işlevleri ve öneminden bahsedebilir misiniz? Bu taşımacılık koridorlarını nasıl daha aktif kullanabiliriz?

Ülkemiz Avrupa ve Asya ülkeleri arasında hem karayolu hem de demiryolu ile yapılacak kesintisiz taşımacılık için doğal bir köprü konumundadır. Pan Avrupa 4. Koridor, TEM Ağı, TRACECA, TEN-T, Viking Treni, Kuşak ve Yol Girişimi gibi uluslararası projeler Türkiye'nin de içerisinde yer aldığı önemli taşımacılık koridorları ve projeleridir. Ayrıca İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı, Marmaray Tüp Geçiti, Kanal İstanbul Projesi, Büyük İstanbul Tüneli Projesi ve Çanakkale 1915 Köprüsü gibi kullanımda olan ve planlanan projeler gerek ülkemiz içi ve gerekse uluslararası taşımacılık faaliyetlerinin kolaylaştırılmasında önemli rol oynayacaktır.

Ülkemizin tüm taşıma modlarını aktif olarak kullanabiliyor olması transit taşımacılık faaliyetleri için de avantajlar sunmaktadır. Demiryolu ve karayolu ile Asya ve Orta Doğu ülkelerinden getirilen yüklerin ülkemizin limanlarında elleçlenerek Akdeniz ile tüm dünyaya taşınması mümkündür. Ülkemiz Avrupa ve Asya ülkeleri arasında hem karayolu hem de demiryolu ile yapılacak kesintisiz taşımacılık için doğal bir köprü konumundadır. Bu taşımacılık koridorlarından öne çıkan Çin, Asya, Avrupa ve Ortadoğu'yu birbirine bağlayarak büyük bir altyapı ve ulaşım ağı oluşturulmasını amaçlayan Bir Kuşak Bir Yol Projesi'nde Türkiye'nin içinde yer aldığı ‘ana hat' Orta Koridor, projenin merkezi konumunda yer almaktadır. Proje İpek Yolu Hattı üzerinde bulunan 60'tan fazla ülkeyi yakından ilgilendirmekte ve her bir ülke için avantaj sağlayacak durumdadır. Marmaray hattının yük trafiğine açılması sektörümüze yeni bir soluk kazandıracağı gibi ülkelerin yatırımlarını da trend taşıma biçimine yapacağını öngörebiliriz. Demiryolu hattının kesintisiz taşımaya uygun ve aktif halde olması, limanların demiryolu bağlantılarının da tamamlanması ile birlikte yine yabancı yatırımcılar için cazip hale gelecektir. Çin'in ana hedefinin Avrupa'ya daha hızlı bir şekilde ulaşmak olduğu dikkate alındığında Türkiye jeopolitik konumunun avantajından yararlanarak Bir Kuşak Bir Yol Projesi'nde etkin olarak yer almalıdır. Kombine taşımacılığa teşvik verilmesi ile kombine taşımacılığın gelişmesi sağlanacak ve Türkiye'nin Avrupa'nın transit dağıtım merkezi olabilme potansiyeli öne çıkacaktır.

Dubai'ye gerçekleştirdiğiniz saha ziyaretinden bahseder misiniz?

20-21 Ekim 2019 tarihleri arasında Dubai'de transit taşımacılık operasyonlarının yerinde gözlemlenmesi ve incelenmesi amacıyla saha ziyaretlerinde bulunduk. Bu kapsamda T.C. Dubai Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği, Cebel Ali Limanı, Dubai Gümrük İdaresi, NAFL (National Association of Freight and Logistics) ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmaların yetkilileri ile bir araya geldik. Bu ziyarette gördük ki yürürlükteki uygulamalar transit taşımacılığı kolaylaştırıcı ve destekleyici etkiye sahiptir.

Özellikle transit yüklerin gümrük muayenesine girme oranının çok düşük olması ile gümrük muayenesinin kısa sürede tamamlanması, gümrükleme işlemlerinin çevrimiçi ortamda evrak gerektirmeden tamamlanması ile hız ve maliyet avantajı sağlanması, taşıma modları arasındaki entegrasyonun transit yüklerin zaman kaybedilmeden modlar arası aktarılmasına katkı sağlaması, bölgedeki ülkeler ile yapılan anlaşmalar (vergi ve yüke ilişkin diğer finansal gereklilikler gibi) ve bu ülkelere kısa sürede taşıma olanakları, serbest bölgelerde transit yüklere ilişkin sunulan hizmetler ve gümrük idaresinin sunduğu hizmetlerin kullanıcıları memnun etmesinin amaçlanması gibi uygulamalar transit taşımacılığın Dubai'de gelişmiş olmasının sebepleri arasındadır.  

Ülkemizde transit taşımacılığın gelişmesinin kazanımları neler olur, bu kazanımların artırılması için neler yapılmalıdır?

Türkiye'de transit taşımacılık hacminin artması istihdamı ve devlet gelirlerini olumlu yönde etkileyecektir. Transit yüke hizmet sunan paketleme görevlisinden forklift operatörüne kadar lojistik sektöründe hizmet sağlayıcılar yük hacmi artışından olumlu etkilenecek, devletin vergi gelirleri artış gösterecektir. Serbest bölgelerde transit yüklere yönelik sunulan hizmetlerin çeşitlilik kazanması (malların işlenmesi, bir araya getirilmesi, gruplanması gibi) da yine istihdam ve ülkenin gelirlerine olumlu katkı sunacaktır. Limanlar, taşıyıcılar, depolama alanları, yükü elleçleyenler ve acenteler de artan iş hacminden faydalanacak, bu hacim devlete gelir olarak yansıyacaktır. Bakü-Tiflis-Kars hattının devreye alınmış olması ile birlikte Akdeniz ve Karadeniz'de yer alan limanlar transit yük trafiğine hizmet verebilecektir. Özellikle Asya'dan Avrupa yönünde ve limanlar aracılığı ile Akdeniz'deki limanlara transit yük taşımacılığı yapılması ve ülkenin hedef pazarlarından olan Kuzey Afrika'ya daha hızlı ulaşılması mümkündür. Karayolu ağı hem demiryolu hem de denizyolu ile taşıması yapılan ürünlerin son destinasyonlarına taşınmasında etkili bir yöntemdir. Marmaray hattının Türkiye üzerinden kesintisiz yük taşımacılığı operasyonları için kullanımı da son dönemdeki önemli gelişmeler arasında yer almaktadır. İstanbul Havalimanı ise dünya çapında öneme sahip bir yatırımdır. Bu açıdan altyapı yatırımlarından en yüksek verimin alınabilmesi ancak mevzuatın ve mevzuatın sahadaki uygulamasının doğru kurgulanması ile mümkündür. Transit taşımacılık Türkiye Lojistik Master Planı'nda da işlenen bir konu olup TLMP transit yükün Türkiye üzerinden geçmesini GSYİH'yi artıracak bir etken olarak görmektedir. TLMP kapsamında transit gelirin 2023 yılında 5 milyar ABD Doları, 2035 yılında 54 milyar ABD Doları ve 2053 yılında 214 Milyar ABD Doları'na ulaşmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Bu hedeflerin ulaşılmasında bu çalışma kapsamında yapılan önerilerin uygulamaya alınması mutlaka etkili olacaktır. 2020 yılına damgasını vuran ve etkisini uzun süre hissettireceği tahmin edilen COVID-19 salgını dış ticaret firmalarının tedarik zincirlerini tek kaynaktan beslemelerinin sakıncalarını ortaya koymuştur. Hammadde girişinin sağlanamadığı süreçte çoğu üretici üretime ara vermek zorunda kalmıştır. Hemen her alanda “yeni normal”in konuşulduğu bir dönemde ülkemiz birçok fırsatı değerlendirebilecek altyapıya sahiptir ve küresel tedarik zincirinde Türkiye'nin Uzakdoğu ülkelerine alternatif bir ülke konumuna gelmesi mümkündür. Bu sebeple transit taşımacılık önündeki engeller giderilmeli, Türkiye üzerinden yapılacak transit taşımalar hız, verimlilik, güvenlik ve maliyet avantajı ile birlikte anılır hale getirilmelidir.

Koronavirüs sürecinden çıkardığımız derslerle birlikte gelecek planlarımızı nasıl şekillendirmeliyiz?  

Yaşanan salgın krizi yeni iş yapma biçimlerinin geliştirilmesi, temassız ve dijital uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu nedenle lojistik ve taşımacılık süreçlerinde daha gelişmiş dijitalleşme ve otomasyon uygulamaları geliştiren kurumlar birkaç adım öne çıkacaktır.

“Yeni normal”in konuşulduğu bir dönemde ülkemiz birçok fırsatı değerlendirebilecek altyapıya sahiptir ve bu noktada üzerimize düşen doğru kurgulanmış dijital sistemleri kamu idaresi ve özel sektör iş birliği ile hayata geçirerek uygulamaya almaktır. Küresel tedarik zincirinde Türkiye'nin Uzakdoğu ülkelerine alternatif bir ülke konumuna gelmesi mümkün olacaktır. Bu süreçte gerek uluslararası ve gerekse ulusal mevzuatta geliştirilmesi gereken birçok alan vardır. Gümrük Birliği Anlaşması'nın yenilenmesi, uluslararası karayolu taşımacılığında kota ve vize sorunlarının aşılması, lojistik sektörünün taban ve tavan fiyat uygulamaları ile düzenlenmesi, ülkemizde transit taşımacılığın geliştirilmesi, demiryolu ve intermodal taşımacılığın özendirilmesi vb. gibi UTİKAD'ın pek çok platformda öncelikle ülke çıkarlarını gözeterek dile getirdiği konular mevcuttur. Ancak tüm modlarda kamu idaresi ve özel sektörün lojistik süreçlere ilişkin evrak ve bilgi alışverişinin dijitalleştirilmesi projesi sektörün her alanına hız, verimlilik, güvenlik ve maliyet avantajı getirebilecek, ülkemizi küresel tedarik zincirinin “yeni normal”inde önemli noktalara taşıyabilecektir.
Derneğimiz evrak teslim süreçlerinde fiziksel teması azaltmak ve dijitalizasyonu iş yapış biçimlerimize adapte etmek için tüm taşıma modları için “İş akış şemaları ve evrak otomasyonu” konularında bir proje hazırlığındadır, bu projedeki hedefimiz teması azaltmak, insan gücünü daha verimli kullanmak ve gelişmiş sistemlere adapte olmaktadır.

UTİKAD "Türkiye'de Transit Taşımacılık: Gelişim Alanları" Raporu'na nasıl ulaşabiliriz?

Raporumuz değişen, gelişen dünya düzenine ayak uydurarak dijital olarak yayınlanmıştır. Rapora UTİKAD'ın resmi internet adresi olan https://www.utikad.org.tr adresi üzerinden “UTİKAD Yayınları” bölümünden ulaşılabilmektedir.

Bununla birlikte koronavirüs salgınının ülkemizde etkisini göstermesi ile birlikte internet sitemizde COVID-19 bölümünü açtık ve taşıma modu, ülke bazındaki güncellemelere yer vererek sektörel gelişmeleri üyelerimizle paylaştık, paylaşmaya da devam ediyoruz.

Berna AKYILDIZ
UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gümrük Antrepo Çalışma Grubu Başkanı
UTA Eylül 2020
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72