Gündem

LOJİSTİK SEKTÖRÜ, FORWARDER ve EKONOMİK KRİZLOJİSTİK SEKTÖRÜ, FORWARDER ve EKONOMİK KRİZ08.04.2009

Son dönemde global ekonomik kriz ve ülkemizde uygulanmakta olan seçim ekonomisi tüm sektörlerde olduğu gibi forwarder sektörünü de etkilemiştir. Forwarderlar uluslararası pazarlarda talep daralması karşısında bütün işletmeler gibi faaliyet alanlarını gözden geçirme arayışına girmişlerdir. “İş hacmimizi nasıl koruyabiliriz ?, İş geliştirme konusunda neler yapabiliriz ?” soruları tüm firmaların gündemini oluşturmaktadır.

 
Diğer taraftan operasyonların aksamadan devam edebilmesi için nakit akışının sağlanması gerekmektedir. Forwarder işletmelerinin en önemli kaynağı nitelikli insan kaynaklarıdır. Forwarder firmalar yatırım yaptıkları personelleri ile uzun dönemli çalışma arzusundadırlar. Ne yazık ki, ülkemizi derinden etkileyen kriz, forwarder sektöründeki istihdam yapısını da etkilemektedir. Bugünlerde işletmeler, kalifiye elemanlarını kaybedebilmektedirler. Deneyimli elemanların başka bir firmada iş bulma şansları da oldukça düşüktür. Taşımacılık ve lojistik firmaları kapanma tehlikesi altında olup yeni kurulmakta olan firma sayısı ise yok denecek kadar azdır. Bir de bu duruma sürekli ve plansız bir şekilde açılan Üniversitelerin lojistik bölümlerinin eklendiği göz önünde bulundurduğumuzda mezunların sektörde gelecek dönemde iş bulmalarının zorlaşacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kamuya Düşen Önemli Görevler Var

Bu kriz göstermektedir ki, eski yönetim alışkanlıklarıyla eski planlamalarla ne firma ne de ekonomi yönetilemeyecektir. Üretilen ürünlerin hızlı bir şekilde hedef pazarlara gönderme mecburiyetimiz vardır. Bulunduğumuz coğrafyayı dış ticaret ve lojistik açılarından etkin kullanamadığımız geçen hergün her saat ekonomiye ve istihdama olumsuz bir şekilde yansımaktadır.

Mevzuat Hiç Vakit Kaybedilmeden Sadeleştirilmelidir

Kamu kurum ve kuruluşları, ulaştırma ve lojistik alanında önemli kolaylaştırıcı mevzuat değişikliklerine gitme mecburiyeti içerisinde olmalıdırlar. Ne yazık ki, ülkemizde bırakın mevzuatı kolaylaştırma hamlelerini tam tersine zorlaştırıcı ve kriz içerisinde olan bir sektörü daha da derinden yaralayıcı düzenlemelere gidilmektedir. Devreye sokulan Gümrüklerdeki Özet Beyan örneğinde olduğu gibi operasyon konusunda yeterli operasyon-süreç bilgisi sahibi olunmadan yeni uygulamalara gidilmektedir. Bu uygulama ile birlikte cezalar gündeme taşınmakta ve bu cezaların gümrüklerdeki kayıtdışı tutumlara yol açabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.
 
Kamu yönetimi, kamu açıklarının kapatılması için yeni gelir kapılarını arama sorgulamasında yurt içindeki firmalarda ve onların faaliyet alanlarında arama vizyonunu artık bir kenara bırakmalıdır. Maliye ve siyaset perspektifli bu bakış artık değişmek zorundadır.  Tüm birimleri ile koordine olmuş, sadece yurtiçine değil bölge ve uluslararası gelişmeleri göz önünde bulunduran “etkin devlet”e ihtiyacımız her geçen gün artmaktadır. Etkin devletin ve iktidarda olan hükümetlerin temel önceliği ihracatı artıracak hamlelerin üretilmesine ve transit ticaretin geliştirilmesine odaklaşmaktır. Ulaştırma Bakanlığı, Gümrük ve Dış Ticaret Müsteşarlıkları arasında tam bir koordinasyona ihtiyaç vardır. Kriz, kamu kurum ve kuruluşlarının eski anlayışlarla yönetilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Yaşanmakta olan zorlu dönem, özel sektörde olduğu gibi kamu yönetiminde de kendine çeki düzen verme zamanın geldiğini ve çoktan geçtiğini net bir biçimde ortaya koymuştur.

Ulaştırma Projelerini Önceliklendirmek Şarttır

Türkiye coğrafyasını dış ticaret açısından etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilebilmesi ulaştırma projelerinden geçmektedir. Ulaştırma projelerinde kıt kaynakların dış ticaret odaklı düşünülerek önceliklendirilmesi yerinde olacaktır. Kaynak savurganlığını bir tarafa bırakıp kriz sonrası dönem için iyi hazırlanılmalıdır.

Lojistik Bölümlerinin Geleceği

Son dönemde lojistikle ilgili açılan bölüm sayısı ve yeni mezunlar gelecekte sektörün kanayan yarası olabilir. Sektör insan kaynakları arz ve talep yapısı konusunda bir analize ihtiyaç vardır. İhtiyaç fazlası her üniversite mezunu birey, sektör ve ülkemiz açısından bir kayıp olmaktadır. Bir an evvel Yüksek Öğretim Kurumu’nun ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın sektörün ihtiyacına yönelik bir şekilde düzenleme getirmelidir. Öğrenci Seçme Sınavına giren ve sayıları çığ gibi artan lise mezunlarımızın hali üzücüdür. Fakat daha üzücü olabilecek konu üniversiteyi bitirip sektörde istediği alanda iş bulamayan veya son derece düşük maaşlarla tatminsiz bir şekilde yeni bir kuşağın yaratılıyor olmasıdır.

Müjdat MANDAL

 

Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72