Gündem

ENERJİ ÜRETİMİNDE İNOVASYON LOJİSTİĞİ ETKİLEYECEKENERJİ ÜRETİMİNDE İNOVASYON LOJİSTİĞİ ETKİLEYECEK25.02.2009

Japonya Mitsubishi Corporation’da 1997-2000 yılları arasında tedarik zinciri yönetimi ve lojistik konusunda eniyileme (optimizasyon) çözümleri ve yazılımlar geliştiren Metin Türkay,  2000 yılından sonra kariyerini Türkiye’de Koç Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak sürdürmeye başladı.  Mart 2008’de Koç Üniversitesi bünyesinde kurulan Koç – IBM Tedarik Zinciri Araştırma Merkezi’nin müdürlüğünü yürüten Doç. Dr. Metin Türkay bu merkezde“Sürdürülebilir Enerji Lojistiği” konusunda çalışmalar yapıyor. Enerjiyi diğer tüm mallardan ayıran özelliğin enerjinin en etkin durumda olduğu elektrik ve buhar olarak stoklanamaması olduğunu vurgulayan Türkay şunları söylüyor:

“Enerjinin stoklanması ile ilgili bu problemden dolayı enerji lojistiğinde tedarik zincirinin çok detaylı planlanması gerekiyor. Enerjinin hammaddesi depolanabiliyor, örneğin petrol, doğalgaz gibi ama enerjinin son hali yani elektrik ve buhar hali depolanamıyor.”

Arz-talep dengesizliğinin enerji lojistiğinin önündeki en büyük sıkıntılardan biri olduğuna dikkat çeken Türkay konuyu şöyle yorumluyor:

“Enerjinin son kullanım şekliyle (buhar ya da elektrik) depolanamaması ve enerji güvenliği enerji lojistiğinin önündeki en büyük sıkıntıdır. Dünyada enerjiyi en fazla tüketen ülkeler enerji kaynaklarına en uzak ülkeler. Bu da enerjide lojistik sürecini daha da önemli kılıyor.”

 

“Sürdürülebilir enerji lojistiği” üzerine çalışmalarınız var. Bu kavramın satır aralarında neler yatıyor?

Sürdürülebilirlikten anlaşılması gereken işin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutunu birbirine entegre eden bir yaklaşımdır. Dolayısıyla enerjinin üretimi, dağıtımı, kısacası tüm tedarik zinciri için geliştirdiğimiz tüm modellerde iki amacı temel alıyoruz; maliyetinin ve çevreye etkilerinin en aza indirilmesi. Koç – IBM Tedarik Zinciri Araştırma Merkezi’nde “Sürdürülebilir Enerji Lojistiği” ile ilgili bir çalışmamız sürüyor. Bu çalışmamızda yenilenebilir enerji kaynaklarının tedarik zincirine entegrasyonu üzerinde duruyoruz.

 

Çalışmanız sadece yenilenebilir kaynaklarla mı sınırlı, diğer kaynaklar için ‘sürdürülebilirlik’ konusunu irdelenebilecek mi?

Aslında buna kömür de eklenebilir çünkü kömür ekonomik olarak büyük fayda sağlayan bir kaynak ama çevresel ektilerini de göz önünde bulundurmak zorundayız. Bu konuda da yurtdışında uygulamaya başlayan “karbon yakalama ve depolama teknikleri” imdadımıza yetişiyor. Bu teknik sayesinde kömürün kullanımından dolayı oluşan karbon dioksit salınımının çevresel etkileri de en aza indirilebiliyor. Karbon yakalama ve depolama doğalgaz ve fuel oil için de oldukça verimli olan bir teknik.

 

Karbon gazı salınımıyla ilgili kaygılar lojistik sektörünü “yeşil lojistik” kavramına yönlendiriyor. Bu konudaki son gelişmeler nelerdir?

Dünya karbon gazı emisyonunu azaltmaya yönelik çözümler arıyor. Son olarak Kanada’da Calgary Üniversitesi’nde katalitik konvertör gibi araçların egzosundan atmosfere karbon salınımını tamamen durduracak cihazlar tasarlandı. Protipleri geliştirilmiş ve çalışır vaziyette. Bu cihazlar otomobillerin yanı sıra tırlarda, demiryolunda rahatlıkla kullanılabilecek. Bu sayede tırlar da zamanla karbondioksit emisyonu konusunda temize çıkacak. Ama bu tarz gelişmelerin kullanıma geçip yaygınlaşmasını beklemek gereksizdir. Lojistik sektöründeki emisyon değerlerinin azaltılması için multimodal taşımacılığı geliştirmek şarttır. Özellikle demiryolu taşımacılığı çevreye göreceli olarak daha duyarlı yapısıyla önem kazanmaktadır. Örneğin karayolu taşımalarında beraberinde büyük riskleri getiren tehlikeli madde taşımacılığının hem ekonomik hem de çevresel nedenlerle demiryoluyla yapılması daha doğrudur. Bu konuda Türkiye’de son zamanlarda güzel gelişmeler de olmuştur. Örneğin akaryakıt taşımacılığını karayolundan demiryoluna çekebilmek için TCDD 70 metreküp kapasitesinde 200 adet tank yapmış. Bunları rafinerilerden dağıtım merkezlerine kadar taşıyor. BP bu tankların 33 tanesini kiralamış. OPET de 48 tane kendisi yaptırmış, 30 tane TCDD’den kiralamış. TÜPRAŞ 150 tane kendi yaptırmış, 76 tane TCDD’den kiralamış. Bunların enerji lojistiğinin sürdürülebilirliği açısından önemli gelişmeler. 

 

Koç–IBM Tedarik Zinciri Araştırma Merkezi’nin kuruluş öyküsü

Koç Üniversitesi, IBM’in her yıl, bilimsel araştırmaları desteklemek için dünya genelinde sınırlı sayıda verdiği Araştırma Destek Ödülü’nü (IBM Shared University Research Award) 2008 yılında kazanarak bu ödülü alan ilk ve tek Türk üniversitesi oldu. 400 proje arasından 10 projeye verilen ödül, Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Metin Türkay’ın “Tedarik Zincirinde İnovasyon” konulu projesine verildi. Bu ödülle sağlanan destekle Mühendislik Fakültesi’nde kurulan “Tedarik Zinciri Araştırma Merkezi’nde çeşitli projeler üzerinde çalışılmaya başlandı.

 
UTA Lojistik
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72