Gündem

BAŞLADIK ANCAK HIZLI İLERLEYEMİYORUZBAŞLADIK ANCAK HIZLI İLERLEYEMİYORUZ

Türkiye’de 10 yıl önce başlanan lojistik köy projesi istenilen noktaya ulaşmadı. Hayata geçirilmesi planlanan 20 proje için gün sayılırken, Türkiye Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. Lojistik avantajlarını kullanmaya çalışan Türkiye’nin lojistik köyler konusunda acele etmesi ve adımlarını sıklaştırması gerekiyor.

Türkiye gibi geniş coğrafyaya sahip ülkelerde ulaşım sistemleri arasında koordinasyon gerekiyor. Yani karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolunu etkin bir şekilde kullanacak kombine taşımacılık anlayışına geçilmeli. Buna uygun en iyi yöntemlerden biri de “lojistik köy” uygulamasıdır.

Yıllardır Lojistik köy projesi gündemde ancak hayata geçirilen somut projelere bakıldığında hedeflerin çok gerisindeyiz. Avrupa’nın 1970’li yıllarda başladığı lojistik köylerde Türkiye, zaman olarak geride olduğu gibi bu konuda ciddi ilerleme de sağlayamıyor. Avrupa’da sayıları 60’ı geçen ve sürekli yenilerinin planlandığı lojistik köyler yanında ülkemizde de 18 tanesi TCDD tarafından planlanan toplam 20’nin üzerinde lojistik köy projesi geliştirilmeye çalışılıyor. Halihazırda devreye giren bir lojistik köy yok. Tek biten proje Ankara Lojistik üssü ancak orada da demiryolu bağlantısı olmadığı için Lojistik köy olarak değerlendirilmiyor. Samsun devreye girince ilk lojistik merkez olacak ancak yine ölçekleri küçük. Bütün bu projeler devreye alındığında bile ihtiyacın karşılanamayacağı kesin. Dünya standardına göre her 300 km de bir lojistik merkez olmasına karşın ne yazık ki Türkiye’de 783 bin 562 kilometre karede bir tane lojistik köyümüz dahi yok.

Lojistik merkezler

Lojistik köyden daha küçük (100 hektardan küçük) lojistik merkezler konusunda ise önemli yol alındı. Gelemen, Uşak, Kaklık, Köseköy, Hasanbey, Gökköy ve Halkalı olmak üzere 7 adet lojistik merkez işletmeye açıldı. Bozüyük, Mardin, Palandöken, Yenice, Türkoğlu ve Kemalpaşa lojistik merkezlerin inşaat çalışmaları devam ediyor. İstanbul (Yeşilbayır), Kayseri (Boğazköprü), Konya (Kayacık), Kars, Sivas, Bitlis (Tatvan) ve Habur Lojistik merkezlerine ilişkin proje, kamulaştırma ve inşaat ihale işlemleri sürdürülüyor. Bu merkezler faaliyete geçtiğinde lojistik sektörüne yıllık yaklaşık 27 milyon ton ilave taşıma imkanı 9 milyon metrekarelik, açık alan, stok alanı, konteyner stok ve elleçleme sahası kazandıracak.

Lojistik merkezler hizmete girdiğinde; lojistik sektörüne yıllık 40 milyar dolarlık katkı, 27 milyon ton ilave taşıma imkanı ile 9 milyon metrekare konteyner stok ve elleçleme sahası kazandıracak. Türkiye’nin tüm bölgelerine yayılan lojistik merkezler ayrıca, 10 bin kişilik ek istihdam sağlayacak.

Avrupa’da Almanya başı çekiyor

Avrupa çapında 10 ülkede (İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz, Almanya, Danimarka, Yunanistan, Macaristan, Ukrayna ve Lüksemburg) bulunan 62 lojistik köy Avrupa Lojistik Köyleri Birliği (Euro Platforms)’ne üyedir. Bu birliğin amacı, lojistik köylerinin ve Intermodal terminallerin ulaşım ve lojistik faaliyetlerinin gelişimi bakımından stratejik önemini desteklemektir. Birlik bünyesindeki lojistik köylerinde toplam 2400 işletme faaliyet gösteriyor. Lojistik köyler Avrupa çapında yaygınlaşırken, lojistik köy en fazla Almanya’da bulunuyor.

Almanya’da birçoğu 200 hektardan büyük olan 33 lojistik köy, bunlarda da toplam 1200 işletme ve 40 bin istihdam yaratıyor. Almanya’da Bremen Lojistik Köyü’nden baka Leipzig Lojistik Köyü 8 bin 330 hektar), Lübeck Lojistik Köyü (264 hektar) en gelişmiş lojistik köylerdir.

Fransa’da ise 23 adet lojistik köy bulunmaktadır ve bunların en başında Rungis Lojistik Köyü geliyor. İtalya’da ise lojistik hub olan lojistik köyler daha çok Milan etrafında oluşturuluyor. Özellikle Bologna lojistik köyü (200 hektar) en gelişmiş lojistik köyüdür.

İspanya ise coğrafi konumu olarak Avrupa’nın lojistik anahtar rolündedir ve çok iyi organize edilmiş bir karayolu ağ ile çevreleniyor. En gelişmiş lojistik köyü Barselona Lojistik Köyü’dür.

Devlet desteklemeli

Lojistik Yönetim Danışmanı Atilla Yıldıztekin, devletin bu projelere PPP olarak destek vermesi gerektiğini işaret ederek “Özellikle ilk arazi temininde kamu arazileri kullanılmalı, alt yapı devlet desteği ile yapılmalı, Devlet ya inşa et kirala, ya inşa ettir devir et, ya da araziyi ucuz fiyata satıp yatırımcılara destek olacak pozisyonda olmalı. Gerekli kamu desteği, finansman garantisi de verilmeli, teşvik uygulanmalıdır.” şeklinde konuştu.

Yıldıztekin, Türkiye’de lojistik köyler konusunda güncel durumu şu şekilde özetledi: “Türkiye’de lojistik köyler, lojistik merkezler ve Lojistik Üsler ile ilgili çalışmalar artmıştır. Lojistiğin bir tesis içinde yapılması anlamına gelen bu çalışmaları ilki Ankara’da inşa edilmiş olan Ankara Lojistik Üssü ile başlamıştır. Özel sektörün inşa ettiği ve kiralama yoluyla depolarını değerlendirdiği bir tesistir.

İkinci proje Samsun Lojistik Merkezi projesidir. Lojistik master planını benim yaptığım projede fizibilite çalışmasını da ben yaptım. AB başvurusunu hazırladık ve AB den aldığımız 40 Milyon Euro’ya yakın bağışla inşaatı başlamıştır. 2017 son çeyreğinde kiralamalar başlayacaktır. Bunların dışında ilk master planı Mersin’de yaptım. Yer seçimi yapıldı ancak henüz proje için gereken destek sağlanamadı kısa zamanda olur sanırım.

Ardından İskenderun’da, Antakya’da, Osmaniye’de lojistik köy ve merkez projeleri yaptım şu anda ortalık karışık olduğu için gündem dışında ama ileride devreye girecek. Kocaeli’nde de bir lojistik master plan yaptık. 1 fazı bitti ikinci faz için bekliyoruz. İki tane lojistik köy planlaması olacak biri Köseköy’de deri Gebze’de. Düzce’de lojistik master planını bitirdim. Yer seçimi yapıldı bir fizibilite çalışması için bekliyoruz. Gaziantep’de de bir master plan yaptık yeri belirlendi şimdi projenin başlangıcı çalışmaları yapılıyor.

Bunların dışında çeşitli üniversiteler veya akademisyenler tarafından yapılış çalışmalar var Tekirdağ, Çorlu, Edirne (Havza) , Manisa, İzmir, Denizli, Konya, Erzurum, Mardin, Trabzon, Diyarbakır, Bursa lojistik köy veya merkez talebinde bulunacak illerimiz ancak yönlendirilecek danışman eksiklikleri var projeler ilerlemiyor.

Bunların dışında TCDD tarafından inşa edilecek 17 adet intermodal demiryolu ve karayolu aktarma istasyonu projesi var bunlardan 5 tanesi devreye alındı. Şehir dışı yük terminali şeklinde çalışıyorlar. İlk depo fonksiyonu olacak proje İzmir Kemalpaşa’da uygulamaya konulacak.”

Lojistik köylerin yararları:

•Lojistiğe ilişkin faaliyetler tek bir bölge içerisinde gerçekleştirildiğinden, organize sanayi niteliğindeki bu bölgeler sayesinde firmalar, üreticiler tasarruf sağlamaktadır.

•Lojistik köyler hem lojistikle ilgili iletişim faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesine, hem de rakip lojistik firmaları arasında işbirliğine (co-opetition) olanak sağlarlar. Özellikle “co-opetition” hizmeti nedeniyle değişik tedarik zinciri etkinliklerine önemli katkıda bulunurlar

•Bu bölgelerde yer alan lojistik firmalarının müşteriye verdikleri hizmet sayesinde daha planlı faaliyetler gerçekleştirilmektedir.

•Lojistik köyler sayesinde eşya, yük hareketleri ölçeklendirilip azaltılmış olacak, zaman ve enerji kaybı minimum tutulacaktır.

•Lojistik köyler, Bu köylerde çalışan lojistik firmalarından ve onların hizmet verdiği firmalardan uluslararası standartlar talep ederler. Bu durum da tüm firmaların çağdaşlaşmalarına ve verimliliklerine etkide bulunurlar

•Yük taşıma maliyetlerinin en aza indirgenmesi sağlanacaktır.

•Şehirlerdeki araç yükü azaldığından şehir yasam kalitesinde artış sağlanmaktadır.

•Lojistik köylerin ulaşıma sağladıkları faydalardan dolayı ülke üretiminin yeni pazarlara ulaşması kolaylaşacaktır. Küresel rekabet ortamında da ülke ürünlerimiz hak ettiği yeri alacaktır.

•Karayolu üzerindeki araç yükü lojistik köyler sayesinde azalmakta, araçların yoğunluğu denizyolu, demiryolu ve hava yoluna aktarılarak intermodal bir yapı sağlanacaktır. •Kuruldukları bölgelerde istihdam sağlanacaktır.

LOJİSTİK KÖY: asgari 100 hektar üzerinde başlangıç arazisine sahip olmalıdır. Üst limiti yoktur. İçinde demiryolu terminali olmalı ve katar oluşturulmalıdır. İçinde depolama tesisleri olmalı, alanın en az % 25’i başlangıç safhasında kapalı Depo olarak inşa edilmeli, demiryolun tesisin içine, hatta depolara kadar girmelidir. Konteyner stok alanları olmalıdır, Tır parkı olmalıdır Sosyal tesisler olmalıdır, gümrük hizmetleri verilmelidir. İşletmeler farklı kişiler tarafından sahiplenilmeli ve farklı operatörler tarafından işletilmeli

LOJİSTİK MERKEZ: başlangıç alanı 100 hektarın altında, olan Demiryolu bağlantısı olmayan tesisler Konteyner stok alanı bulunmayan Depo kapasitesi başlangıçta % 25 in altında olan İşleticisi birden fazla olan Lojistik köy gibi yine farklı operatörler tarafından işletilecektir. İşletme sahipleri Farklı kişiler olacaktır. Daha küçük ölçekte olması, demiryolunun bulunmaması Farklılığın unsurları olmaktadır.

LOJİSTİK ÜS: lojistik üs tanımı ankara lojistik üs benzeri yapıdadır. Temel ayırımın işletmenin sahibinin tek kuruluş olduğu, ancak farklı operatörlerin Kiralama yoluyla hizmet verdiği tesislerdir. İşletmede yine lojistik merkezler gibi depoların olduğunu, Demiryolu bağlantılarının olsa da lojistik köylerden daha küçük ölçekte olan Genellikle kara taşıma konusunda kullanılmaktadır.

LOJİSTİK PARK: lojistik parklar ise kara taşıma amaçlı açık alanlarının Daha fazla olduğu tır ve kamyon garajı amacıyla yapılan, İçinde küçük ölçekte depo ve aktarma merkezlerinin bulunduğu tesislerdir. Forwarderlerin, nakliye komisyonlarının da bulunduğu, Sosyal tesisleri olan geniş açık alanlara bu tanımlama uygun görülmektedir. Marmara lojistik parkı örneğidir.

İNTERMODAL TERMİNAL: ıntermodal terminaller ise demiryolu karayolu veya Tersine yük transferlerinin yapıldığı demiryolu aktarma istasyondur Depolamanın sadece kısa süreli ve geçici olarak uygulandığı tesislerdir. işletmecisi tcdd veya özel kuruluşlar olabilir. Katma değerli hizmetlerin verilmediği yükün ambalajlarının acıkmadığı tesisler Olarak tanımlanmaktadır. Tcdd tarafından inşa edilmekte olan depolama aktivitesi zayıf tesisler bu tanıma girmektedir.

KURU LİMAN: kuru liman tanımı ise bir veya birkaç limana, Liman aktivitelerini liman dışında veren tesislerdir. 40-60 km mesafede yer almaktadır. Limana duble yol veya demiryolu ile bağlanabilmekte. Limanda verilen gümrükleme, katar oluşturma, boş konteyner depolama, Konteyner doldurma ve boşaltma hizmetlerinin verildiği yerlerdir. Ferry boat araç sıralama, tır katarı oluşturma hizmetleri burada verilmektedir. Tır parkı ve sosyal tesisleri vardır.

Kaynak: transmedya.com

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72