Gündem

KÜRESEL LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜN  “YOL HARİTASI”  FIATA İSTANBUL 2014 DÜNYA KONGRESİ’NDE BELİRLENECEKKÜRESEL LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜN “YOL HARİTASI” FIATA İSTANBUL 2014 DÜNYA KONGRESİ’NDE BELİRLENECEK
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin, Turkishtime Dergisine verdiği özel röportajda, FIATA 2014 İstanbul Kongresi ve Türk lojistik sektörünün bugünkü durumu ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Erkeskin, "FIATA İstanbul 2014, lojistikte uzun vadeli ve sürdürülebilir projelerin oluşturulması ve hayat geçirilmesi, küresel lojistik sektörü adına kazanımları ve çıktıları açısından son derece önemli bir organizasyon olacak. 125 ülkeden 1000 katılımcıyla gerçekleştireceğimiz bu kongre, Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün vereceği katkı ve desteklerle hedefine ulaşacaktır" dedi.

2013 yılı sektörel performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünya ekonomisi mali krizin ardından hala toparlanmaya çalışıyor. Olası yeni risklere karşı çözümler henüz optimize edilmiş değil. Küresel ekonominin genel sorunu olarak büyümeye yönelik beklentiler, Avrupa ve yükselen ekonomilerin değişiminde etkili olmaya devam ediyor. Ancak bir yandan da ABD tarafındaki toparlanma ile tahvil alım programının sonuna yaklaşıldığına yönelik gelişmeler dünya ticaretinde de dengelerin yerine oturmasını erteliyor.

Buna rağmen Türkiye’nin 2013 yılında yüzde 3,8-4 seviyesinde büyüdüğünü, lojistik sektörün yüzde 6-7 oranıyla ekonominin üzerinde bir büyüme gerçekleştirdiğini görüyoruz. Genel anlamda ciro hedeflerini gerçekleştiren sektör firmalarımızın önemli bir kısmı geçtiğimiz yılı yüzde 10-20 bandında bir büyümeyle tamamladı diyebiliriz.  

Türkiye ekonomisinin son yıllarda göstermiş olduğu istikrarlı büyüme ticaret hacmine de yansımış, buna paralel olarak lojistik sektörü de ciddi atılımlar yaparak, altyapı ve hizmet ağını küresel pazara uygun hale getirmiştir. Marmaray, 3. havalimanı, 3. köprü, lojistik merkezler, yeni liman yatırımları gibi ulaştırma projeleriyle ulaştırma altyapısına yapılan kamu yatırımlarının da geçtiğimiz yıl hız kazanması sektörün küresel pazardaki gelişimini desteklemiştir. Başta demiryolu taşımacılığı olmak üzere tüm taşıma modlarına yönelik önemli atılımlar yapan Türkiye, bölgesel lojistik bir üs konumuna gelme hedefine doğru ilerlemektedir.

Bu yıl sektörün ilerleyişi ne durumda? Sektörel büyümede neleri öngörüyorsunuz?

Geçtiğimiz yıl, Avrupa pazarındaki daralma ve Ortadoğu'daki çalkantıların etkisini yeni pazarlara açılarak azaltan sektörümüz bu yılda kendine yeni hedefler belirledi. Taşımacılık ve lojistik sektörü olarak bugün Avrupa, Ortadoğu gibi mevcut pazarlarımızı koruyarak, bu pazarlardaki payımızı artırma çabamız sürerken bir yandan da yeni pazarlar keşfetmek ve ürettiğimiz malları yeni pazarlara ulaştırmak için yeni lojistik koridorlar ve merkezler açmamız gerektiğinin farkındayız. Sektörün dinamik ve yönelimlerini değerlendirdiğimizde, özellikle gelişmekte olan Kafkas ve Afrika ülkeleri ile olan dış ticaret hacminin bu yeni ve büyük pazarlardaki payımıza olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz. 2014 yılında sektörümüzde demiryolu, havayolu, denizyolu ile liman yatırımlarının hız kazanacağını ve uluslararası işbirliklerinin devam edeceğini öngörüyoruz. Tüm sektörler açısından zor bir yıl olması beklenen 2014’te de sektörümüzün sürdürülebilir bir performans göstereceğini düşünüyoruz.

Sektörde kullanılan yeşil ekonomi temelli uygulamalar nelerdir?

Son verilere göre, dünya genelinde yolcu taşımacılığı dahil lojistiğin karbon salınımına etkisi yüzde13 tür. Aynı şekilde lojistik global sera gazı emisyonlarının yüzde  24 ünü oluşturmaktadır. Sadece büyük lojistik firmaların ticari müşterilerinin karbon ayak izinin düşürülmesinin bile genel CO2 emisyonunun düşürülmesinde anahtar rol oynayacağı öngörülmektedir. “Yeşil Lojistik” ya da yeşil ekonomi temelli uygulamalar, Türk taşımacılık ve lojistik sektöründe henüz yeni bir kavram olmasına rağmen çevre dostu taşımacılık sistemlerinin gelişmesi için karbon salınımını azaltacak daha çevreci modlar sektörde ön plana çıkmaya başladı diyebiliriz. Karayolu, demiryolu ve denizyolunun birbirine entegre edildiği çevreci bir model olan intermodal taşımacılığın gelişmesi, çevre dostu motor/araç teknolojilerinin tercih edilmesi, yeşil bina uygulamaları gibi çevre dostu çözümlere yönelik farkındalık giderek artıyor. Bu konuda UTİKAD’ın dâhil olduğu WWF-Türkiye “Yeşil Ofis” programı sonunda Türkiye’nin ilk ve tek ‘Yeşil Ofis’ diplomalı sivil toplum kuruluşu unvanına sahip olduğunu da hatırlatmak isterim.

Dünyadaki lojistik sektörünün ‘yeşil’ uygulamaları ile Türkiye’yi karşılaştırdığımızda ne durumdayız?

Dünyada ve Türkiye’de çevre sorunlarına ilişkin bilinç ve duyarlılığının artması ile lojistik sektöründe de artık bir “Yeşil Büyüme” yaşanıyor. Ürünlerin büyük gruplar halinde taşınması, üretim ve sevkiyat için çevre dostu motorlu ve yakıtlı araçların kullanılması gibi dünya genelindeki yeşil yöntemler sektörümüzün taşımacılık uygulamalarına dâhil edilmeye başlandı.

Yurt içinde taşımacılığın büyük oranda karayolu ile yapıldığı Türkiye’de çevreci taşıma modlarına geçiş yaygınlaşmaya başladı. Demiryollarının yenilenmesi, intermodal taşımacılık, yolcu ve yük taşımacılığı için yüksek hızlı tren hatlarının oluşturulması ve Marmaray Projesi bu kapsamdaki çalışmalara örnek teşkil ediyor. Ancak çevreci bir sektör yapısına kavuşmak ve çevreci ülke statüsüne geçmek için küresel ölçütlere biraz daha yaklaşabilmek için yasa ve mevzuatlarla çerçevelenmesi, farkındalık ve bilinç düzeyinin daha da artması gerekmektedir.

Küresel lojistik arenasında “Yeşil Lojistik” uygulamalarını yeniden gündeme getirmek ve sektörün bu konudaki yol haritasını belirlemek açısından derneğimiz ev sahipliğinde 13-18 Ekim 2014 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek FIATA İstanbul 2014 Dünya Kongresi önemli bir kilometre taşı olacaktır.

 “Lojistikte Sürdürülebilir Büyüme” temasıyla gerçekleştirilecek kongrede, lojistikte dünya ticaretine paralel ve çevreci yaklaşım modelini esas alan uygulamalar çerçevesinde büyümenin nasıl realize edilebileceğini sektör profesyonelleri ve uzmanlarında katılımıyla masaya yatıracağız. FIATA İstanbul 2014, lojistikte uzun vadeli ve sürdürülebilir projelerin oluşturulması ve hayat geçirilmesi, küresel lojistik sektörü adına kazanımları ve çıktıları son derece önemli bir organizasyon olacak. 125 ülkeden 1000 katılımcıyla gerçekleştireceğimiz bu kongre, Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün vereceği katkı ve desteklerle hedefine ulaşacaktır.

Yeşil uygulama trendleri sektörde ne tür bir gelişim gösterebilir? Bu uygulamaların erişebileceği nokta ve sektörde yer alması gereken yanları sizce nelerdir?

Dünya iklim değişikliğini ve çevresel kirliliği önemli bir tehdit olarak görmektedir.  Bu yaklaşımdan yola çıkarsak ve son yıllarda yeşil uygulamalara yapılan yatırmaları da düşünecek olursak çevreye duyarlı teknolojiler ve çevresel yönetim sistemleri geliştiren şirketlerin tercih edilerek ödüllendirileceğini göstermektedir. Taşıma faaliyetlerinin doğa dostu ve çevreci araçlarla yapılıyor olması yani çevreye karbon salınımını minimize etmesini çevreci yaklaşım için ön koşul olarak kabul edebiliriz.

Sektörün küresel rekabette neler bekliyor? Kombine taşımacılıkta Türkiye ne kadar güçlenecek?

Son yıllarda Avrupa ülkelerinin dışında Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün, Ortadoğu, Asya ve Uzakdoğu pazarında yaşanan rekabete katıldığını söylemek mümkün. Dünyanın her ülkesine taşıma yapan Türk lojistik firmaları coğrafi konumumuzun avantajlarını kullanırken bugün hala vize ve kota sorunlarıyla mücadele etmektedir. Bu sorunlar aşıldığında daha eşit bir rekabet ortamı oluşacaktır. Yükün aktarılmadan en az iki farklı ulaşım türü kullanılarak taşındığı kombine taşımacılığın, yakın gelecekte özel sektör ve devlet işbirliği ile daha da güçleneceği ve Türkiye’nin en değerli taşıma şekli olacağına inanıyoruz.
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72