Gündem

KUR DALGASI VE YAKIT FİYATLARI NAKLİYECİYİ NAVLUN ZAMMINA ZORLUYORKUR DALGASI VE YAKIT FİYATLARI NAKLİYECİYİ NAVLUN ZAMMINA ZORLUYOR16.07.2013
Petrol fiyatlarındaki artış ve ardından dolardaki hızlı yükseliş, nakliyeciyi büyük sıkıntıya soktu. Maliyetleri önemli oranda artan sektör, ‘navlunda zam kaçınılmaz’ diyor.

Yükselen dolar kuru, birçok sektörde olduğu gibi lojistikte de büyük sıkıntı yarattı. Petrol fiyatlarındaki artışla yakıt maliyetleri büyük ölçüde artan sektör, ikinci darbeyi de kur dalgalanmasından aldı. Başta akaryakıt olmak üzere maliyetlerinin çok önemli kısmının döviz cinsinden ya da dövize endeksli olduğunu dile getiren sektör temsilcileri, bu nedenle kurdaki artışın sektörü direkt etkilediğini belirtiyor. Tüm bu gelişmeler ise lojistikçiyi navlunda zam yapmaya zorluyor. Kimi firmalar artan maliyetlerinin bir kısmını navluna yansıtmaya başladı. Ancak asıl zammın önümüzdeki süreçte yapılacağına dikkat çekiliyor. Navlunlardaki artışın yüzde 10 ile yüzde 25 arasında değişeceyi ifade ediliyor. Sadece karayolunda değil hava ve denizyolunda da navlunların bu gelişmelere bağlı olarak artması bekleniyor. Döviz kurundaki artıştan en fazla etkileneceklerin ise döviz borcu olan şirketler olduğunu dile getiriliyor. Uzmanlar, firmaları maliyetlerini iyi analiz etmeleri, gerektiği ölçüde navlunda ayarlama yapmaları ve tahsilat vadelerini kısa tutmaları konusunda uyarıyor. Lojistik sektörünün önde gelen temsilcileri, konuyla ilgili görüşlerini DÜNYA’ya değerlendirdi.
 ‘Döviz borcu olan şirketler için şartlar ağırlaşacak’

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Turgut Erkeskin: Lojistik sektörü iç ve dış ticaret hacmindeki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Kurlarda son zamanlarda gözlemlediğimiz ani yükseliş, öncelikle iç ticaretimizi önemli bir baskı altına alacak. İç ticarette daralma bekleniyor. Enflasyonda bir artış görebiliriz. Bu da tabii taşıma ve lojistik maliyetlerimize etki edecek. Bir taraftan iş hacmi azalırken, diğer taraftan maliyetlerin yükselmesinin sektörü olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Kurlardaki artışla birlikte beklenebilecek iç ticaretteki azalmanın, ithalatta da azalmaya yol açması söz konusu. Olumlu tek gelişme belki ihracat artışında olabilir. Ancak bunu da 6 ila 9 aylık bir periyoddan önce hissetmemiz mümkün değil. Bütün bu veriler lojistik sektörü için bir duraklamayı dikkate almamız gerektiğini gösteriyor. Dövizle borçlanmış ve döviz pozisyonunu dengeleyememiş, açık pozisyonda olan firmalarımız var. Onlar için şartlar daha da ağırlaşacak. Bu dönemde lojistik firmalarımızın maliyetlerini çok iyi analiz etmeleri, karsız çalışmamaları, varlıklarını sürdürebilmeleri için günü kurtarma sendromundan kurtularak, gerektiği yerlerde, gerektiği miktarlarda navlun ve hizmet ücretlerinde ayarlama yapmaları, ayrıca tahsilat vadelerini de kısaltmaları gerekir. Sektörümüzün içinde bulunduğu dinamikler çerçevesinde 30 günden bir gün fazla vadeye tahammülü yok. Bunun standart haline getirilmesi gerekir.

 ‘İthalatçı frene bastı taşımacı sıkıntıya girdi’

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Genel Sekreteri Ali Çiçekli: Döviz kurlarındaki yükseliş, piyasalarda doğal bir tedirginlik yarattı. “Normalde yüksek döviz kuru ihracatı teşvik edici gibi görünse de bunun ani ve beklenmeyen şekilde oluşması ihracatçıyı hazırlıksız yakaladı. Bu nedenle ihracatçı yüksek kur avantajından faydalanıp daha fazla dış satım yapma şansını yakalayamadı. Bunun taşımacıya doğal olarak pozitif bir yansıması olmadı. Bununla birlikte yüksek döviz kuru ithalatçıları tedirgin edip frene basmalarına sebep oldu. Bu nedenle taşımacı ithalat taşıması için yük sıkıntısı içerisine girdi. Taşımacıların sefer maliyetlerinin büyük bir kısmı yurtdışında ve döviz cinsinden olduğu için döviz kurunun yükselmesi taşımacıya ek maliyet yüklüyor. Zira, taşıma bedelleri genel olarak döviz karşılığı TCMB kuru ile TL olarak ve taşımanın gerçekleşmesini takiben 30-45 gün arasında yapılıyor. Bu süre içerisinde taşımacının kurdan kaynaklanan zararı söz konusu. Umarız ki dolar 2 TL seviyelerine çıkmaz. Bunun olması, birçok sektör gibi taşımacılık sektörünü de ciddi şekilde etkiler. Kurdaki yükseliş beklendiği gibi navlunlara yansımıyor. Çünkü piyasada navlunlar maalesef maliyet esasına değil de arz-talep dengesine göre oluşuyor. Kara taşımacılığındaki arz-talep dengesinin taşımacı aleyhine olduğu pekala biliniyor. Buna ilaveten yabancı plakalı araçların Türkiye taşıma pazarına rahatça girip haksız rekabet yaratarak pazardan ciddi bir pay alması navlunların artışını engelliyor. Zaman maliyetlerin altında taşıma yapmak zorunda kalınıyor. Hükümetin ekonomi politikası ve Merkez Bankası’nın güçlü yapısına bağlı olarak ekonomi yönetiminin gerekli önlemi alacağını umut ediyoruz. Sektördeki bir diğer sorun da akaryakıt fiyatlarındaki artışı taşımacının maalesef hiçbir zaman navlunlarına gerçek şekilde yansıtamaması. Bununla ilgili olarak, deniz ve hava taşımacılığında yıllardır uygulanan BAF (Akaryakıt Fiyat Farkı) kara yolu taşımacılığında uygulanamıyor. Birkaç yıl önce yüksek akaryakıt fiyat artışına karşın UND’nin tavsiye kararı olarak üyelerine aylık olarak bildirdiği BAF oranı ihracat ve ithalatçılarca kabul görmediği gibi bunu uygulayan taşımacılar hakkında Rekabet Kurulu’na şikayette bulunulmuştu.”

 ‘Sektörün borçlarını Türk para birimine çevirmek gerekiyor’

UND Eski Başkanı ve Mars Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ruhi Engin Özmen:  Dolardaki artış sektörü olumsuz etkilidi. Türkiye’de yaptığımız alışverişler TL üzerinden yapılıyor. Dolara baktığımızda pozitif etkisi var gibi görünüyor ama yurtdışındaki harcaması ve kestiğiniz navlun faturasını Türkiye’de TL olarak tahsil ettiğinizde negatif bir etkisi oluyor. Sektörün borçlarını yabancı para biriminden Türk para birimine çevirmek lazım. Neticede faturayı  daha çok Türkiye’de kesiyoruz.  Yurtdışında o kadar çok fatura kesmiyoruz. Yabancı para birimi cinsinden borçlandığı zaman sektör çok ciddi sıkıntı yaşayacak. Bunun tedbirlerinin alınması gerekiyor. İnsanlar da TL’ye geçmeliler.” Şu anda kur farkı geliri ve giderine baktığınız zaman şirketler ciddi anlamda ekside. Dolar 2 TL’ye çıkarsa Türkiye’deki ihracatın önüne çok büyük engel olur.  İhracatçı bundan faydalanabilir gibi görünse de rekabet gücü azalacak.   Lojistik sektörü açısından da sıkıntı artar.

Sektördeki en büyük sıkıntılardan biri yakıt fiyatlarındaki artış. Girdilerimizin 3’te 1’ini petrol oluşturuyor. Dolayısıyla petroldeki en ufak bir yükselme bizim maliyetlerimizi 3’te 1 oranında artırıyor. Ama bu müşterilerimize henüz navlun farkı olarak yansımıyor. Ben UND başkanlığım döneminde BAF uygulamasına geçmeye  çalıştım. Ama bu konuda sadece U.N Ro-Ro’yu BAF uygulamasına geçirdik. Nakliyeci arkadaşlar bu uygulamaya geçemedi.  Bazı şirketler bunu yapıyor. Aylık BAF uygulaması ile bunu almaya çalışan firmalar var. Eğer sektör bu petrolün dayadığı artışları müşterisine yansıtamaz ise sorun gerçekten büyük. Mısır’daki karışıklık, Süveyş Kanalı’ndaki petrollerin gidiş gelişindeki zorluk, Suriye’deki bu sıkıntı ve Ortadoğu’daki belirsizlik petrol fiyatlarını yükseltiyor. Dolayısıyla bu yaz biraz kötü geçecek.”

 ‘Artış devam ederse zam yapacağız’

Ekol Lojistik CCO’su Eyüp Soner: Dolardaki artış sektörü sıkıntıya soktu. Sadece dolara bakmamak lazım. Euro/dolar paritesine bakmak lazım. Çünkü ithalat-ihracat nakliye satışları genellikle euro ile yapılıyor. Yalnızca TL ile değil. O nedenle TL-dolar ilişkisinden ziyade euro ile olan ilişkisine de bakmak gerekiyor. Euro da değişti. Son iki gündür tekrar euro değer kazanmaya başladı. Bu sebeple girdilerimiz dolarla artarken, euro olarak alıyorsunuz. O da düşüyor. Tabiî ki bu gelişmeler şirketlerin karlılıklarını etkiliyor. Bir de doların eylül ekim gibi 2 TL’ye yükseleceği yönünde tahminleri duydum. Eylülde dolardaki artışın daha ciddi etkileri olacağı yönünde tahminler var. Bunlar tabi sektörde ciddi sorunlar yaratacak, özellikle zaten karların çok düşük olduğu ortamda bir baskı unsuru oluşturuyor. Gelişmelerde bir de ‘iyi taraf’ı var. Unutmayalım bu tür gelişmeler ihracatı da artıyor. Tabi ki TL’nin değer kaybetmesi hoş bir şey değil. Bu da bizim işimize doğrudan yansıyan, Türkiye’nin dış ticaretinin dengesizliğini belki dengeleyecek bir olay. Çünkü şu anda ithalat yükü ihracat yükümüzden daha fazla. İhracat yükünde bir artış olursa bunların dengelenmesi yönünde getirdiği avantajlar inşallah bu dolar/euro oynamasından kaynaklanan maliyet unsurlarını bu verimlik avantajı ile ortadan kaldırırız diye umuyoruz. Şimdilik bu sıkıntıları çok fiyatlarımıza yansıtmamaya çalışıyoruz. Ancak navlun fiyatları borsa gibi haftalık olarak değişebiliyor. Talebe bağlı olarak değişen şeyler bunlar. Kurlardaki bu dalgalanma devam ederse biz de bu baskıları müşterilerimize bir şekilde yansıtacağız.

 ‘Navlunda artış bundan Sonra daha da artacak’

Lojistik Uzmanı Dr. Hakan Çınar: Kur artışı özellikle ithalat yapanlara önemli ölçüde sekte vurdu. Kurlardaki belirsizlik de firmaların nasıl davranacağını etkiliyor. Bu sebeple lojistiği de direkt etkiledi. İthalat taşımalarının ciddi ölçüde azalmasına sebep oldu. Bu da dengeyi önemli ölçüde etkilediğinden bilhassa taşımacılığa büyük  zarar verdi. Doların daha da artması, 2 TL’ye çıkması gibi bir durum her halükarda ithalatı azaltacağından sektöre de olumsuz etki yapacak. Bu konuda Merkez Bankası’nın dövizi kontrol altında tutması ve hızlı artışların önüne geçmesini sağlaması ve sürpriz dalgalanmalara sebebiyet vermemesinde yarar var. Petrol fiyatlarındaki artış, yüksek vergiler ve bilinmezlikler sektörü büyük sıkıntıya soktu. Navlunlarda bir parça artış oldu ama asıl artış bundan sonra olacak ve navlunlar önemli oranda artacak.”

 ‘Navlunda asıl artış bundan sonra başlayacak’

Lojistik Uzmanı Dr. Hakan Çınar: Kur artışı özellikle ithalat yapanlara önemli ölçüde sekte vurdu. Kurlardaki belirsizlik de firmaların nasıl davranacağını etkiliyor. Bu sebeple lojistiği de direkt etkiledi. İthalat taşımalarının ciddi ölçüde azalmasına sebep oldu. Bu da dengeyi önemli ölçüde etkilediğinden bilhassa taşımacılığa büyük zarar verdi. Doların daha da artması, 2 TL’ye çıkması gibi bir durum her halükarda ithalatı azaltacağından sektöre de olumsuz etki yapacak. Bu konuda Merkez Bankası’nın dövizi kontrol altında tutması ve hızlı artışların önüne geçmesini sağlaması ve sürpriz dalgalanmalara sebebiyet vermemesinde yarar var. Petrol fiyatlarındaki artış, yüksek vergiler ve bilinmezlikler sektörü büyük sıkıntıya soktu. Navlunlarda bir parça artış oldu ama asıl artış bundan sonra olacak ve navlunlar önemli oranda artacak.”

Kaynak:Dünya Gazetesi
Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme, E-5 Güney Yanyol Cd.
NEF22 Ataköy, B-Blok, Kat:7, D:142
Bakırköy 34156 İstanbul
+90 530 960 84 24
+90 212 663 62 72