Karayolu

AVRUPA MODÜLER SİSTEMİ: DAHA UZUN VE DAHA AĞIR ARAÇLAR GELİYOR AVRUPA MODÜLER SİSTEMİ: DAHA UZUN VE DAHA AĞIR ARAÇLAR GELİYOR

Avrupa`da karayolu taşımacılığının etkinliğini arttırmak ve farklı taşıma türlerinin birbirleriyle uyumlu birlikteliğine yardımcı olmak amacıyla, uluslararası eşya taşımacılığı yapan TIR`ların yeniden tasarlanması konusunda uzun zamandır birtakım değerlendirmeler yapılıyor. Hatta 2001 yılından bu yana Almanya`da ve onu takiben sırasıyla Hollanda`da ve Danimarka`da pilot projeler yürütülüyor.

Böylelikle uluslararası eşya taşıması yapan mevcut ağır vasıtaların gelecekte daha uzun ve daha ağır olabilmesi amaçlanıyor. Bu amaca erişilmesi halinde hem karayolu taşımacılık sektörünün etkinliği arttırılmış hem de sektörün çevreye olan karbondioksit salınımı yüzde 30 nisbetinde düşürülmüş olacak.

Bu konuda yapılmakta olan sözkonusu ulusal proje ve çalışmalar 2004 yılından itibaren Avrupa Birliği bünyesinde de takip ediliyor. Buna göre AB içerisinde oluşturulmaya çalışılan yeni daha uzun ve daha ağır vasıta standardı ise Avrupa Modüler Sistemi (European Modular System - EMS) olarak adlandırılıyor. EMS uyumlu kamyonlar Hollanda`da 25 metre uzunluğa ve 60 ton ağırlığa kadar seyahat edebiliyorlar!

Uzmanlar EMS uyumlu kamyonların sefer maliyetlerinin yaklaşık yüzde15-20 daha yüksek olduğunu ancak senelik beher araç taşıma kapasitesinin yaklaşık 140.000 TEU-km arttığını ve bunun firmaya olan net faydasının araç başına asgari 50.000 EUR olduğunu hesap etmişler. Diğer taraftan araç başına CO2 salınımının ise yılda 60 ton (yüzde30) düştüğünü de ölçmüşler.

Bunlar ünite başına faydalar. Ulusal ekonomiye olan faydalara gelince rakamlar çok daha çarpıcı! Örneğin Hollanda`da ulusal filonun sadece yüzde 20`si EMS uyumlu olduğu takdirde ekonominin kazancının senede 1 milyar EUR olacağı tahmin ediliyor. Tüm Avrupa Birliği sözkonusu olduğunda bu rakamın 20 kata kadar artabileceği belirtiliyor.

İşte bu muazzam ekonomik kazanımlar sayesinde, uzmanlar, özellikle köprülerde ihtiyaç duyulabilecek düzenleme ve ek yatırımların kolaylıkla finanse edilebileceğinin altını çiziyorlar.

Elbette bu araçların karayolu güvenliğini tehdit etmemesi için de özel tedbirler sözkonusu.

Mesela Hollanda`da bu kamyonların tehlikeli madde veya canlı hayvan taşımasına izin verilmiyor.

Ayrıca EMS kamyonlar üzerinde ekstra ayna seti, daha gelişmiş fren sistemi, dingil ağırlığı ölçme sistemi, araç uzunluğu ve kombinasyonunu gösteren özel işaret ve tabelalar ile araç konturlarının görünürlüğünü arttıran özel işaretler bulundurulması gerekiyor.

Araç sürücülerinin de asgari beş yıl deneyimli olması ile daha uzun ve ağır araç sürücülüğü konusunda özel bir eğitimden geçmesi zorunluluğu bulunuyor.

Elbette tüm bu kural ve bilgiler halen Almanya ve Hollanda`da devam etmekte olan ulusal/pilot projeler kapsamında geçerli ve henüz ortada kabul edilmiş bir resmi AB standardı yok. Ancak 11 yıllık deneyimin ardından bu konudaki gelişmelerin çok uzakta olmadığını söylememiz oldukça mümkün.

İşte böyle bir arka planda kimi Avrupa milletvekilleri, karayolu taşımacılığını çok yakından ilgilendiren bu konudaki son gelişmeleri aktaran bir çalışma yemeği için 18 Eylül 2012 tarihinde Brüksel`de yanyana geldiler.

Belçika kökenli Avrupa Parlamentosu üyesi Philippe De Backer`in evsahipliğinde düzenlenen bu etkinlik vesilesiyle katılımcılar, 2004 yılından itibaren Almanya ve Hollanda`da yapılan EMS uyumlu kamyon seferleriyle elde edilen tecrübelerin sonuçlarını değerlendirdiler.

Pilot uygulamalara katılan Alman Ansorge Logistik firmasının İcra Kurulu Başkanı Wolfgang Thoma ve Hollanda`lı Bolk Transport`un İcra Kurulu Başkanı Andre Pluimers, Avrupa`lı parlamenterlere EMS sistemini başarıyla hayata geçirdiklerini anlatırken EMS uyumlu kamyonlar sayesinde denizyolu-karayolu, içsu yolu-karayolu ve demiryolu-karayolu kombinasyonlu taşımacılığın da çok daha mümkün ve cazip hale geldiğine dikkat çektiler.

Bu gerçek hayat deneyimlerini ve sektörün geleceğine olası etkilerini Türkiye`den değerlendirmek gerekir ise; Avrupa`da 10 yılı aşkın süredir sessiz sedasız yürütülmekte olan EMS deneme seferlerinden; yakın gelecekte karayolu taşımacılığında denizyolu, içsu yolu ve demiryolu ile uyumlu standart yük bölmelerinin kullanıldığı, daha uzun ve daha ağır TIR`ların hızla yaygınlaşacağı anlaşılmaktadır.

Eğer öyle ise, Türkiye`nin belki de standardı bekleyen değil de standardı yaratan ülkelerden bir tanesi olması gerekmez mi? Başka bir deyişle, Türkiye`de de belirli güzergahlarda yahut bölgelerde EMS uyumlu kamyonların dolaşımına izin veren bir Türkiye Pilot Projesi bence çok doğru ve faydalı olabilir. Bu sayede hem Türkiye olarak deneyimlerimizi Avrupa ile paylaşmamız hem de Türk nakliyecisinin geleceğin araç standartlarına şimdiden aşina olması mümkün hale gelecektir.

Daha da önemlisi güçlü Türk nakliye sektörünün verimliliği ve rekabet gücüne sağlancak ilave katkı ile onun uzun vadeli lider performansına da gözle görülmeyen ama çok değerli yeni bir imkan sunulmuş olacaktır.

Biliyorum başta Ulaştırma Bakanlığımız ve Sanayi Bakanlığımız olmak üzere ülkemizde herkesin zaten çok işi var. Bu psikoloji ve yük altında EMS Türkiye Pilot Projesi gibi fikirler son derece fantezi kalıyor.

Ama eğer birazcık geleceği doğru sezebiliyor isem, asıl fantezik üstelik dramatik olan şey; bu veya benzeri sınır ötesi, uzak görüşlü ve gerçekleştirilebilir fikir ve projelere yol açmak yerine belkide çok kalınlaşmış ulusal veya rutin bir dünyanın içerisinde kaldığımızı farkedemiyor olmamızdır.

Hepinize sağlıklı, güzel ve geniş ufuklu bir hafta dilerim.

Haydar Özkan/Taşıma Dünyası

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72