Gündem

3 SEAS CAPİTAL PARTNERS CEO’SU ŞEVKET BAŞEV:  YABANCI SERMAYEYİ STANDART DEĞİL NİŞ YATIRIMLAR ÇEKİYOR 3 SEAS CAPİTAL PARTNERS CEO’SU ŞEVKET BAŞEV: YABANCI SERMAYEYİ STANDART DEĞİL NİŞ YATIRIMLAR ÇEKİYOR

Türkiye lojistik sektörünün daha çok lokal şirketlerden oluşmasının, global entegre tedarik zincirlerine sahip yabancı hizmet sağlayıcılara olan ihtiyacı gösterdiğine işaret eden 3 Seas Capital Partners CEO’su Şevket Başev, yabancı yatırımcıların dikkatini çekmek için artık standart 3. parti lojistik hizmetlerin yeterli olmadığını söylüyor. Başev, “Stratejik yatırımcıların öncelikli tercihi soğuk zincir, proje lojistiği ve tehlikeli madde taşımacılığı gibi katma değerli ve niş hizmetler veren şirketler” diyor.  

Son 6 yıldır düzenli olarak ortalama yıllık %20 oranında büyüyen lojistik sektörü, yerli-yabancı birçok yatırımcının ilgisini çekiyor. Şirket alım, satım ve ortaklıkları (M&A) alanında Türkiye’nin önde gelen kurumsal finans şirketlerinden biri olan, lojistik ve altyapı alanında aralarında Kumport’un 255 milyon dolara satışı ile dünyanın en büyük deniz taşımacılık gruplarından biri olan K-Line’ın Panda Denizcilik’le Türkiye’de yeni bir ortaklık kurması işlemlerinin de yer aldığı tamamlanmış toplam 6 işlemi bulunan 3 Seas Capital Partners’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Şevket Başev’e göre Türkiye lojistik sektörüne yabancı sermaye ilgisindeki artışın en önemli nedeni sektörün gelişen pazarlarda 2008 krizinde dahi göreceli olarak büyümesini sürdürmesi. Coğrafi avantajların, genç nüfusun, belirlenen stratejilere ulaşma kabiliyetini performans kriterlerinden biri olarak belirleyen şirketlerin sayısındaki yükselişin de Türkiye lojistik sektörünün diğer artıları arasında yer aldığını vurgulayan Başev, yabancı sermayenin iştahını soğuk zincir, tersine lojistik, depo içi hizmetler, proje taşımacılığı, tehlikeli madde taşımacılığı ve atık lojistiği gibi katma değerli ve niş hizmetlerin kabarttığına dikkat çekiyor. Başev, bu noktada lojistik şirketlerine çok sayıda sektöre standart hizmet sunmak yerine belirli sektörlerde uzmanlaşmalarını öneriyor.

Son yıllarda lojistik sektörüne yabancı sermaye girişi hakkında bilgi verir misiniz? Bu alandaki artışı hangi faktörlere bağlıyorsunuz?

Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı BRIC ve N11 ülkeleri, lojistik sektöründeki uluslararası oyuncular açısından uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan önemli pazarlar konumundadır. Yatırımcıların da diğer birçok faktörün yanında, öncelikle pazarların, dolayısıyla da şirketlerin büyüme potansiyeline inandıktan sonra yatırım yaptığı dikkate alındığında, bu artış şaşırtıcı görülmemelidir.
Türkiye Lojistik Sektörü Araştırması 2011 (TLSA 2011) sonuçları, Türkiye lojistik sektörünün 2011 yılı toplam büyüklüğünün 258 milyar TL olduğuna işaret ediyor. Türkiye lojistik sektörünün daha çok lokal ve bölgesel şirketlerden oluşması, globalleşen ekonomide, müşterisinin operasyonuna destek olabilecek global entegre tedarik zincirlerine sahip yerli ve yabancı hizmet sağlayıcılara olan ihtiyacı gösteriyor. Bunların yanı sıra; Türkiye’nin Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya olan yakınlığı, her türlü ürün ve hizmet potansiyeli bulunan gelişen pazarlara kolaylıkla ulaşım imkanlarına sahip olması da Türkiye lojistik sektörünü uluslararası oyuncular nezdinde ayrıca cazibeli kılıyor.


Geniş bir coğrafyanın gözü Türk lojistik sektöründe!

Türkiye’deki yabancı sermayeden lojistik sektörü nasıl bir pay alıyor? Sektöre en çok hangi ülkelerden yatırım talebi geliyor?

Yıllık ortalama 500 dolayında işlemin tamamlandığı lojistik sektörü, her yıl toplam 40 bini aşkın işlemin gerçekleştiği dünya M&A pazarı içinde sektörel olarak alt sıralarda yer alıyor. Bu tablo Türkiye için de pek farklı bir görünüm arz etmiyor; gerek işlem adedi ve gerekse de işlem hacmi bakımından lojistik sektörü M&A pazarında genellikle alt sıralarda bulunuyor. Bu durum elbette ki lojistik sektörüne özel bir zaaftan değil, tüm dünyada geçerli olan enerji, tüketici ürünleri, sağlık ve iletişim gibi çok daha büyük sektörlerin sermaye hareketlerinden de daha fazla pay alıyor olmalarından kaynaklanıyor.

Türkiye'de lojistik şirketleri arasındaki birleşmeler ve satın almalar devam ediyor. Türkiye Lojistik Sektör Araştırması 2011 sonuçlarına göre işbirlikleri, birleşmeler ve satın almalar önümüzdeki dönemde de artacak. Yakın gelecekte, şirketlerin yabancı sermaye katalizörlüğünde birleşmeleri sektöre dair beklentiler arasında yer alıyor.

Lojistik sektöründe gerçekleşen M&A işlemleri, diğer birçok sektörde olduğu gibi dünya genelinde geniş bir coğrafyada yaygınlık gösterirken, özel bir bölgesel yoğunlaşmaya rastlanmıyor. Bu anlamla, Türkiye’ye yönelik ilgi için de epey geniş bir coğrafyadan söz edebiliriz. Yine de son yıllarda dünya geneline paralel biçimde, Türkiye’ye yapılan yatırımlarda Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkelerinin az da olsa öne çıktığını görüyoruz.

İstikrarlı büyüme umut veriyor

Avrupa’da yaşanan ekonomik kriz, Ortadoğu ve Afrika’da yaşanan çalkantılar Türkiye’ye yabancı sermaye girişini nasıl etkiledi? Önümüzdeki sürece ilişkin beklentileriniz neler?

Epey dönemdir istikralı bir büyüme seyri izleyen ve genel olarak tüm serbest piyasa mekanizmaları oturmuş durumda bulunan Türkiye, uluslararası sermaye hareketleri için önemli cazibe merkezlerinden biri konumuna geçti. Bizim için asıl önemli olan da bu istikrarlı seyrin devam etmesi, her geçen sene daha da artmakta olan yabancı sermaye girişinin, bir diğer deyişle, dünyayla daha fazla bütünleşme serüvenimizin aksamadan sürmesidir.

Türkiye M&A pazarı son dönemde yaklaşık 15-20 milyar dolar aralığında seyretmeye başladı. GSYİH’sı 800 milyar dolara yaklaşan Türkiye için bu rakamlar elbette henüz yeterli değil. Fakat Türkiye M&A pazarı gerek hacim, gerekse de adet olarak her geçen sene istikrarlı bir çizgide büyümesine devam ediyor ve bu bizim için çok umut verici bir durum. Uzak olmayan bir dönemde mevcut seviyelerin birkaç kat ötesine ulaşacağımıza eminim.


GÜÇLÜ YÖNLER VE YETKİNLİKLER İYİ ANALİZ EDİLMELİ

3 Seas Capital Partners’ın CEO’su Şevket Başev, hem Türkiye’ye giriş yapmak isteyen yabancı şirketlere hem de yurtdışına açılmak isteyen Türk şirketlerine olası M&A işlemleri için şu önerilerde bulunuyor:

- Belirli sektörlere odaklanarak bu sektörlerde rekabetçi avantaj yaratan şirketlerin yatırımcıların öncelikli tercihlerinden olduğunu unutmayın.
- Yatırımcılar, ekonomik sorunların etkisinden korunabilmek amacıyla varlık tabanlı bir yapıdan ziyade bilgi tabanlı yapıya sahip şirketlere ilgi gösteriyor. Yaptığınız işe daha fazla bilgi katmaya çalışın.
- Muhtemel adayları doğru belirleyin ve detaylı biçimde inceleyin; mümkün olduğunca sektör profesyonellerinden görüş alın.
- Şirketin güçlü yönlerini ve yetkinliklerini iyi analiz edin.
- İşlem yapısını ve takvimini şirketin ihtiyaçlarını dikkate alınarak hazırlayın.
- Şirketin finansallarını tutarlı bir şekilde hazırda bulundurun ve operasyonel verileri detaylı bir şekilde analiz edin.
- Orta vade için rasyonel bir iş planı hazırlayın.
- Yasal unsurları ve olası risk unsurlarını dikkatli biçimde inceleyin ve profesyonel destek alın.
- Şirketlerini satarken ya da bir yeni bir şirkete yatırım yaparken, olası bütün senaryolara karşı kendinizi daha güvenli kılabilmek için M&A uzmanı bir danışmanlık şirketinden hizmet almanızı tavsiye ederim.

Kaynak: Uta Lojistik

Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72