Anasayfa
21 Temmuz 2018, Cumartesi
11 kategori altında, toplam 12858 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 19073498 defa okunmuş ve 222 yorum yazılmıştır.

KORUYUCU HEKİM

Kategori Kategori: GÜNDEM | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1867 Okunma | 12.08.2013 09:55:57
KORUYUCU HEKİM
Yeni Posta Kanunu ile posta tekelinin kalkmadığını, kanunun yönetmeliklerle şekilleneceğini söyleyen Selahattin Doğan, "Kargo ve kurye firmaları şu andaki çalışma şekillerine adapte olacak bir yönetmeliğin hazırlanması için çok çaba sarf etmeli ve mutlaka bu yönetmelikleri hazırlayacak komisyonlarda yer almalı" diyor.

İş hayatında 20 yılı kargo sektöründe olmak üzere tam 47 yıl yöneticilik yapan Selahattin Doğan, son bir yıldır çalışmıyor. Ama sektörü yakından takip ediyor. Aynı zamanda dergimizin yazarlarından olan Selahattin Doğan, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği (KARİD) gibi sektörün önemli derneklerinin yönetim kurullarında aktif görevler üstlendi. Bu dernekleri İstanbul Kalkınma Ajansı ve TOBB Sektör Meclisleri'nde temsil etti. Kargo ve lojistik sektörü ile ilgili mevzuata hakimiyeti ile dikkat çeken Doğan, kendisini "Koruyucu Hekim" olarak tanımlıyor. "Salgın hastalık olmadan koruyucu hekimlerin yaptıklarının değeri anlaşılmaz" diyen Doğan, 47 yıllık iş tecrübesini son bir yıldır kullanamamanın kendisinde üzüntü yarattığını söylüyor.

Kargo ve kurye sektörünün Türkiye'deki yapılanmasında etkin roller alan Doğan'a, hem geçmiş iş yaşamını, son bir yıldır boş geçen günlerini ve yeni çıkan Posta Kanunu'nun sektör firmalarına getireceği yükümlülükleri sorduk.

SON 1 YILDIR ÇALIŞMIYOR

Ne kadar zamandır çalışmıyorsunuz?

1 yıla yakındır çalışmıyorum ama 47 yıllık bir çalışma hayatım var. Üniversiteyi dahi çalışarak okudum. Hatta hiç dinlenme imkanı bulamadan askerlikten hemen sonra işe başlatılmıştım.
Bu 47 yılın ne kadarı kargo sektöründe geçti?

Sektöre 20 yıl önce Yurtiçi Kargo'da başladım. Daha önce kargo sektörüyle bir ilgim yoktu. Yol-Koop Tüketim Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü idim. Ondan önce Tarım-Kredi Kooperatifleri Ticaret Müdürüydüm. O zamanlar şu anki gibi lojistik kavramı popüler değildi ve bu kadar öne çıkmamıştı. Aslında anılan iki kurumda da birebir yaptığım iş, lojistik işiydi. Tarım Kredi Kooperatifleri çok bilinmemekle birlikte Türkiye'nin en eski kuruluşlarından biri. Benim zamanımda 2 bin 400 tane Türkiye geneline yayılmış Tarım-Kredi Kooperatifi vardı. Tarım-Kredi Kooperatifleri'nin tüm ihtiyaçlarının temin edilmesi, stoklanması, depo yönetimi, stok takibi organizasyonları ve bütün kooperatiflere dağıtılması işinin koordinasyonunu ben yapıyordum. Tarım-Kredi Kooperatifleri, Ziraat Bankası'na bağlı bir kurumdu. Yol Koop'da yine Türkiye geneline dağılmış 500'e yakın mağazanın tüm temel gıda ve temizlik maddeleri ile diğer ihtiyaç maddelerinin (konfeksiyondan, halıya, ayakkabıdan, okul gereçlerine kadar 1000 kalem ürün) direkt üreticilerden alım zamanlamaları, satın alma ve depolama, stok yönetimi ve Türkiye genelinde dağıtımın organizasyonu da benim sorumluluğumdaydı.

Yurtiçi Kargo'da ne kadar çalıştınız? Ayrıldığınızda göreviniz ne idi?

Yurtiçi Kargo'da 16 yıl çalıştım. En son görevim Yurtiçi Kurye Genel Müdürlüğü idi. Yurtiçi Kurye'nin kuruluşunda aktif görev aldım. Öncesinde Yurtiçi Kargo'da Personel İşleri Genel Müdür Yardımcısı idim. Uluslararası alanda çok önemli işler yaptık. Ayrıca Global Express adlı lojistik ve uluslararası taşımacılık şirketinin kurulmasında fiilen görev üstlendim. Orada da Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. Global Express'in kapatılmasından sonra Yurtiçi Kargoda danışman olarak bir süre çalıştım. Yurtiçi Kargo'da çalışırken Posta Yasası ile ilgili tüm olayları sektör ve şirket bazında organize ettik.

25 YAŞINDAN BERİ YÖNETİCİLİK YAPIYOR

Sonra İnter Global Kargo'ya geçtiniz?

Evet. İnter Global Kargo'da 3 yıl Genel Koordinatör olarak çalıştım. 3 yıl sonra ayrıldım ve son 1 yıldır çalışmıyorum. Sektörle ilgili mevzuata çok hakim olduğumu düşünüyorum. Ayrıca 25 yaşından beri yönetici pozisyonunda çalıştım.

KORUYUCU HEKİM

Sektörle ilgili mevzuata hakim olduğunuzu söylediniz. Bu konuda sizin çalıştığınız şirketlere ne tür katkılarınız oluyordu?

Ben şirketlerdeki düzenlemeleri mevzuata uygun, organize eder ve oradaki cezai yaptırımlarla ilgili alınacak tedbirleri alıp uygularım. Neler yapmamız gerektiğini organize ederim. Bu bir nevi koruyucu hekimliğe benzetilebilir. Ama Türkiye'de salgın hastalık olmadan koruyucu hekimlerin yaptıklarının değeri anlaşılmaz. Örneğin daha önce çalıştığım kurumlardan bir tanesi mevzuat takip etmemesi nedeniyle yetki belgesinin iptali sonucu çok büyük paralara yeniden yetki belgesi almak zorunda kaldı. Ama benim çalıştığım dönemlerde o eksiklikler yapılmadan yetki belgesi alınma ihtiyacı duyulmazdı. Sizin çalıştığınız sürece bunlara katkılarınızdan dolayı bu böyle oluyormuş diye kabul edilir. Ancak bir hata olduğunda ve o hatayı da düzelttiğinizde bu kahraman bu hatayı düzeltti diye öne çıkarırlar. Aslında amaç geri planda yapacağınız çalışmalarla bu tür sorunların önüne geçmek.

Bu arada gümrük mevzuatı ile ilgili de birtakım çalışmalarım oldu. Örneğin Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü ile ilgili detaylı çalışmalar yaptım. Uluslararası mevzuatla ilgili de Marmara Üniversitesi'nde Dış Ticaret Uygulamaları eğitimi aldım. Çünkü Yurtiçi Kargo'da bu konuda bir girişim yapmıştık. Ben de bu işi yapacaksam bunları da öğrenmemin gerekliliği düşüncesiyle Marmara Üniversite'sinin uluslararası ticaretle ilgili eğitimlerine gittim. Ayrıca IATA hava kargo temel satış ileri satış, tehlikeli maddeler konularında da eğitimlere katıldım ve sertifikalarım bulunuyor.

Son 1 yıldır aktif olarak iş arıyor musunuz yoksa size teklif mi gelmesini bekliyorsunuz?

Tabi ki çalışmak için arayış içindeyim, ama sonuç itibariyle somut bir teklifle de ne yazık ki karşılaşmadım. Sektörle ilgili epey bir bilgi birikimi ve deneyim var. Yaşımızda ilerliyor ama bilgi birikimi ve deneyimde yaş ilerlemeden olmuyor. İkisi birlikte yürüyen bir şey. 1 yıla yakın süredir çalışmıyorum ve 46 yıllık fiili ve aktif çalışma yaşamım döneminde ilk defa bu kadar boş kaldığım bir dönem yaşıyorum. Ben bir firmanın bütün yapılanmasını, iş akışını, müşteri hizmetleri ile ilgili çalışmalarını, depo yönetimini, satınalma prosedürleini organize edebilecek bir tecrübeye sahibim.

46 yıllık iş tecrübenizi kitaplaştırmak gibi bir düşünceniz oldu mu?

Öyle bir niyetim olmadı. Çünkü cazip gelmeyeceğini düşünüyorum.

Aktif olarak çalışmadığınız bu dönemde sektörü yine yakından takip ediyor musunuz?

Elbette.

POSTA KANUNU KARGO ŞİRKETLERİNE NELER GETİRİYOR?

Bildiğiniz gibi sektörün yıllardır beklediği yeni Posta Kanunu çıktı. Kanun ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Posta Kanunu çıktı ama asıl önemli olan yönetmelik. Kanun yönetmelikle şekillenecek. Yönetmelikte nelerin yer alacağı, nelerin yer alması gerektiği, kargo şirketlerinin işletmelerinin ne konumda olacağı kargo şirketler için çok önemli. 1950 yılında çıkan 5584 sayılı yasa vardı. Türkiye'de posta onunla yönetiliyordu. Avrupa Birliği'ndeki ülkelerin hepsinde artık posta-mektup konusu gündemden kalktı. Nasıl ki, faks çıktığında mektup haberleşmesinde büyük potansiyel düşüşü oldu, internetle birlikte de posta ve mektup da en düşük seviyelere indi. Posta da şu anda en önemli pasta payını tebligatlar oluşturuyor. Ki elektronik tebligatla ilgili çalışmalarda yoğun biçimde sürüyor.

1950 yılındaki 5584 sayılı kanunun 2. maddesinde tekel uygulaması vardı. Mektup ve haberleşme niteliğindeki kartlar postanın tekelinde deniliyordu. 1950 yılında hiç böyle bir bilgi çağı ve büyüme yok tabi. Bu tekel uygulamasında amaç haberleşme gizliliğine devlet güvencesi sağlamak. Ama daha sonraki uygulamalarda posta tekelini sadece PTT yapabilir amacıyla ekonomik amaçlı kullanılmaya başlandı. Sektörün gelişmesi ile birçok kurye firması ortaya çıktı. Kurye firmalarıyla postane bu tekel nedeniyle hep davalık oldular. Soruşturmalar oldu, mahkemeler açıldı. Bunun serbestleşmesi gündeme girdi ve dolayısıyla PTT de anonim şirketi oldu. Ama yeni çıkan kanunda evrensel posta hizmetinin sağlanması konusu var. O şu an 6475 sayılı Kanunla PTT'nin sorumluluğuna verilmiş durumda.

Avrupa'da bu durum nasıl?

Avrupa ülkelerinde gramaj ve fiyat olarak belirlenmişlerin dışındakiler posta tekeli dışında kalıyor. Bu ağırlık ülkeden ülkeye değişiyor. Örneğin bazı ülkelerde 20 gram, bazı ülkelerde 40 gram. Mavcut durumda pek çok ülkede tekel uygulaması bulunmuyor.

Türkiye'de bu ağırlık ne olacak?

Yeni çıkan 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 6. maddesine göre posta tekeli, gramaj ve fiyata göre Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun önerisi, Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek bunlar dışında sektörün çalışma koşulları, diğer önemli konular çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenecek. Posta tekeli konusunda muhtelif gramajlar konuşuluyor, net bir şey söylemek doğru olmaz.

Kaç yönetmelik çıkacak?

Birkaç tane yönetmelik 1 yıl içinde çıkacak. Meclisten çıkmayacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve kurum hazırlayacak..Sanırım bunu takiben de gramaj ve fiyata göre tekel belirlemesi sağlanacak.

Yeni kanun kargo firmalarına bir yetki belgesi zorunluluğu da getiriyor.

Yeni yasa ile birlikte Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan posta gönderisi ve posta kolisi limitlerinde taşıma yapan işletmeler sertifika alacak. O sertifikayı da parayla alacaklar. Ne kadar olacağı daha belli değil. Örneğin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nda sertifika alınması ilk açıklandığında fiyatlar çok düşüktü. Ama açıklandıktan 1 hafta sonra 2003 yılı rakamlarıyla 200 milyon liralık fiyatlara ulaştı.

Kargo firmaları Karayolu Taşıma Kanunu sonrası işletme sertifikası aldılar. Posta Kanunu ile birlikte ikinci bir sertifika daha alacaklar. Kanunda özel olarak daha önce 4925'te alınmış sertifikalarının bu işte kullanım için geçerli olmadığına dair bir hükümde var.

Karayolu Taşıma Kanunu sonrası alınan belgeler geçerli olmayacak mı?

Bu belgeler karayolu ve taşıma kanunuyla ilgili yine geçerli olacak ama posta ve dağıtımlar için mutlaka yeni bir belge alınması gerekecek. Çünkü Posta Kanunu'nda 5 kilograma kadar gönderiler posta gönderisi, 30 kilograma kadar içerisinde haberleşme niteliğinde yazılar bulunmayan gönderilerin hepsi de posta kolisi olarak adlandırıldı. Posta gönderilerinin tanımları çok genişletildi. Kanunda bunların kitaptan broşüre birçok tanımı bulunuyor. Konu yönetmeliklerle daha da netleşecek.

Yalnız burada şunu ayrı tutmak lazım, posta paketinden bahsetmiyorum. Posta gönderisi ve posta kolisi taşıması yapan yani 30 kilograma kadar koli taşıyan firmalar bu sertifikaları almak zorundalar. Ve bunların taşımayla ilgili hesaplarını ayrı tutacaklar. Ve bu tuttukları hesaptan da yılsonunda cirolarının binde 5'ini idari ücret, üçer aylık dönemlerde posta gönderisi kapsamındaki gönderilerin net satışlarından yüzde 2 pay verecekler.

EVRENSEL POSTA FONU

Evrensel posta fonunda toplanan para ne olacak?

Birçok işletme maliyeti yüksek olduğu için uzak bölgelere şube açmıyor. Ama evrensel posta yükümlüsü evrenselliğinin gereği olarak herkesin haberleşme hakkını sağlaması gerekiyor. Evrensel posta yükümlüsü yani PTT uzak bölgelere gönderdiği postaların maliyet farklarını evrensel posta fonundan karşılayacak. Yani o yaptığı hizmetten dolayı zarar olmuşsa, o açık evrensel posta fonundan kapanacak.

Bir de idari ücret konusu var. İdari ücrette bu hizmetlerin görülmesi için masraflara katkı payı gibi, az önce belirttiğim posta gönderisi ve posta kolisi tanımına giren taşımaları yapan firmalar toplam cirolarının binde 5'ini her yıl idari ücret olarak verecek.

İki kesinti olacak ve fiyat artacak kesinlikle. Yüzde 2 büyük rakamlar tutar. Zaten korkunç bir rekabet var piyasada. Hiçbir şirket şu andaki mevcut kar marjlarını üstlere taşıyamaz ve dolayısı ile büyüme ve gelişme konusunda sıkıntılar yaşar.

POSTA TEKELİ KALKMIYOR

Burada posta tekeli yine kalkmıyor

Posta tekeli kalkmıyor zaten.

Peki hep bahsedilen posta tekeli ne zaman kalkacak?

Süre yok, ne zaman olur bilmiyorum. Öyle görünüyor ki 5-10 yıl içerisinde kaldırılır. Biz bundan önce PTT yönetiminin ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın katıldığı bir toplantıdan sonra bir komite kurduk. Toplantıya özel ve kamu posta yetkilileri katıldı. Ben, özel sektörü temsil eden komitenin içerisindeydim. Biz hep beraber bir yasa taslağı hazırlamıştık. Orada posta tekelinin kalkması için yıl da koyduk. 3 yıl, 5 yıl... Gram konusunda ise 50 gramdan sonra kaldırılsın dedik ama göz ardı edildi. 9. Kalkınma Planı'nda da postanın özelleşmesi vardı. 9. Kalkınma Planı'nın posta sektörüyle ilgili alt komite başkanlığını ben yaptım. Uzun süre Ankara'ya gidip toplantılar yaptık. 10. Kalkınma Planı'nda konu yine gündeme geldi yayına çıktı ama orada posta serbestleşmesi ile ilgili sadece cümle var.

Bundan sonra kargo firmaları nasıl bir yöntem izlemek zorunda?

Kargo ve kurye firmalarının şu andaki çalışma şekillerine adapte olacak bir yönetmeliğin hazırlanmasına yoğun çaba sarf etmeleri ve yönetmeliğin hazırlanacağı komisyonlarda aktif şekilde yer almaları gerekiyor.

Ayrıca CHP tarafından 6475 sayılı Posta Hizmetleri Yasası'nın yürütülmesini durdurulması ve bazı maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvuruldu.

Kaynak:Transport
Puan ver
 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaHaberi Yazdır

Yorum Yazın

İsim:
E-Posta:
Mesaj: KalınİtalikAltçizgiliLink

Onay Kodu:

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

© 2005-2009